YEREL
Giriş Tarihi : 06-10-2021 11:03   Güncelleme : 06-10-2021 11:03

Haklarımıza ve Geleceğimize Sahip Çıkmaya Çağırıyoruz

Haklarımıza ve Geleceğimize Sahip Çıkmaya Çağırıyoruz

Eğitim-Sen Artvin Temsilciliği, 5 Ekim Dünya Öğretmenler günü nedeniyle basın açıklaması düzenledi.

Halit Paşa Meydanı’nda dün düzenlenen basın açıklamasına CHP İl Başkanı Ahmet Biber, SOL Parti İl Başkanı Sercan Dede, Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Sendikalı öğretmenler ve Artvin halkı katılım gösterdi.

Eğitim-Sen Şube Başkanı Köksal Gümüş’ün okuduğu basın açıklamasında Türkiye’de görev yapan eğitim ve bilim emekçileri, OECD ülkeleri arasında ekonomik, sosyal ve özlük haklar açısından son sıralarda olduğu vurgulandı.

5 Ekim’in, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edildiğini dile getiren Gümüş, “ 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye’den sadece sendikamız Eğitim Sen’in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali’ne (IE) üye yüzden fazla ülkede eş zamanlı olarak kutlanmaktadır. Bu yıl Eğitim Enternasyonali, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde salgında yaşamını yitiren öğretmenleri anmayı hedeflemiştir. Bizler de Eğitim-Sen Artvin Şubesi yürütme ve üyeleri olarak; Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü, salgında ve geçmişten bugüne emek, demokrasi ve eğitim mücadelemizde, 10 Ekim 2015’te Ankara Gar katliamında yitirdiğimiz eğitim emekçilerini saygı ve özlemle bir kez daha anıyoruz” dedi.

Dünya Öğretmenler Günü’nün geçmişinin, uluslararası öğretmen örgütlerinin katkılarıyla 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın alınmasına dayandığını aktaran Gümüş, “Tüm dünya öğretmenleri için önemli olan bu tarihi karar, öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olmuştur. Öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olan Tavsiye Kararı ile öğretmenlerin sadece okulda değil, toplum içinde de yerine getirdikleri görevin taşıdığı önem uluslararası düzeyde belgelenmiştir. ‘Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı’, öğretmenlerin konumlarını güçlendirmeyi, haklarını geliştirmeyi ve korumayı amaçlarken, aynı zamanda uluslararası düzeyde yapılmış bir toplu sözleşme niteliği taşımaktadır. ‘Tavsiye Kararı’, Türkiye tarafından da kabul edilen ve altına imza atılan bir belge olmasına rağmen, Türkiye yıllardır yükümlülüklerini yerine getirmemektedir” ifadelerini kullandı.

İnsanca yaşamak ve sağlıklı koşullarda çalışmak istiyoruz

Covid-19 salgınının dünya çapında büyük bir yıkıma neden olurken, eğitime de büyük zararlar verdiğine dikkat çeken Gümüş, “Dünyanın pek çok ülkesinde okulların kapanması ve öğrenme kayıplarının ötesinde çok sayıda eğitim emekçisi salgın nedeniyle hayatını kaybetmiştir.  Salgın sürecinde eğitim ve bilim emekçileri, evlerini fiilen okul haline getirmiş, bilgisayar, internet erişimi, öğretim materyalleri gibi araçlar bireysel çabalarla sağlanmış veya satın alınmıştır. Yasalarla tanımlanmış sekiz saatlik çalışma süresi öğrencileri ve velileri desteklemek üzere daha uzun saatlere, akşam saatlerine ve hafta sonlarına kadar uzamıştır. Okul çağında çocukları olan eğitim ve bilim emekçileri evde sessiz bir yer bulmak için büyük özverilerde bulunarak çalışmalarını sürdürmüşlerdir” diyerek bu çabalara karşın, özellikle kadın emekçilerin yoğun ev içi emeği, eğitim alanının genel görünmezliği durumunun uzantısı olarak daha da görünmez kılındığını vurguladı

Geçtiğimiz bir yıl içinde eğitim alanında hayata geçirilmeye çalışılan esnek çalışma ve angarya uygulamalarının salgın sürecinde sadece çalışma biçimlerinin değil, iş ve görev tanımlarının da ihtiyaca göre esnekleştirilmeye çalışıldığını gösterdiğini dile getiren Gümüş, “Okulların sınırlı sürelerle açıldığı dönemlerde eğitim emekçileri hem okula gelmiş hem de evden çalışmıştır. Vaka sayılarının hızla arttığı bir dönemde okullarda yeterli aşılamanın yapılmamış olması nedeniyle eğitim emekçileri ve öğrenciler arasında daha önce hiç olmadığı kadar yaygın şekilde vaka sayılarında artış yaşanmıştır” dedi.

Sorunlarımız çözülmeli, taleplerimiz kabul edilmelidir

2021/’22 eğitim öğretim yılı başından itibaren yüz yüze eğitime geçilmiş olmasına rağmen, yeterli tedbirlerin alınmaması nedeniyle eğitim emekçileri ve öğrenciler arasında vakaların arttığı ve sınıf kapanmalarının yaşandığının gözlemlendiğini açıklayan Gümüş, “Eğitim ve bilim emekçileri insanca yaşamayı ve sağlıklı koşullarda çalışmayı talep etmektedir. Türkiye ekonomisinde son yıllarda, özellikle geçtiğimiz birkaç ay içinde yaşananlar, döviz kurları ve altın fiyatlarındaki ani yükselişler ve TL’deki aşırı değer kaybı, enflasyonun çift hanelerin üzerinde seyretmesi vb. gibi nedenler, sayıları bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarını ciddi anlamda olumsuz etkilemeyi sürdürmektedir. Öğretmenlerin, hizmetli ve memurların aldıkları maaşlar, yapılan işin önemi ve niteliği açısından bakıldığında, insanca yaşam seviyesinin yanına bile yaklaşamamaktadır” ifadelerini kullandı.

Eğitim- Sen Şube Başkanı Köksal Gümüş basın açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

“Eğitim, öğretim ve bilim hizmet alanında yıllardır büyük bir özveriyle görev yapan idari ve teknik personel, memur ve yardımcı hizmetler sınıfında çalışan arkadaşlarımızın sorunları genellikle geri planda kalmaktadır. Oysa onların emeği ve alın teri olmaksızın okullarımızın, üniversitelerimizin, diğer eğitim kurumlarının nitelikli kamu hizmeti üretmesi mümkün değildir.

Eğitim hizmetlerinin yürütülmesinde büyük emekleri olan, ancak diğer eğitim emekçileri ile eşit haklara sahip olmayan bu arkadaşlarımız, kendilerine yüklenen her türlü angaryayı, tartışmasız yerine getirmek zorunda bırakılmaktadır. Eğitim ve bilim emekçileri, öğretmenler, akademisyenler, yardımcı hizmetliler, memurlar, idari ve teknik personel ile büyük bir bütündür ve ayrım gözetmeksizin bütün eğitim ve bilim emekçilerinin sorunları çözülmeli, talepleri kabul edilmelidir.

5 Ekim haklarımız için mücadele günüdür!

Eğitim ve bilim emekçileri açısından 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, klasik anlamda sadece ‘kutlanan’ bir gün değil, eğitim emekçilerinin uluslararası alanda birlik, dayanışma ve örgütlü mücadelenin simgesi olan evrensel anlamda bir mücadele gündür.

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nde Millî Eğitim Bakanlığı’na çağrımız; ILO ve UNESCO tarafından 5 Ekim 1966’da kabul edilen ve Türkiye tarafından da imzalanan ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın eksiksiz hayata geçirilmesidir. Başta 3600 ek gösterge olmak üzere, ekonomik, sosyal, mesleki, özlük haklarımızla ilgili taleplerimiz kabul edilmelidir.

Türkiye’nin dört bir yanında fedakârca görev yapan öğretmenleri, eğitim ve bilim emekçilerini mesleğine ve haklarına yönelik saldırılara, krizin faturasının sırtımıza yıkılmasına karşı birlikte mücadele etmeye, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Eğitim-Sen olarak, bizlere dayatılan her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın eğitim ve bilim emekçilerinin birleşik, örgütlü mücadelesiyle kırılabileceğine inanıyor, yaşadığımız tüm baskılara ve olumsuzluklara rağmen öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.” 

Dilan ŞAHİNBAŞ