YEREL
Giriş Tarihi : 11-01-2022 10:57   Güncelleme : 11-01-2022 10:57

Gazetecilik Suç Değildir

Gazetecilik Suç Değildir

Artvin Faal Gazeteciler Derneği 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeni ile Halk Kürsüsü oluşturdu.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü nedeni ile ArtriumAVM’de Halk Kürsüsü oluşturan AFGAD halk ile bir araya gelerek, vatandaşın, esnafın, öğrencinin sorunlarını dinledi.

Etkinlikte konuşma yapan Dernek Başkanı Yaşar Kars şu ifadeleri kullandı:

“Çalışan gazetecilerin aslında en önemli günü10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü.  Bunun haricinde de gazetecilikle ilgili günler var ama biz bugünü önemsiyoruz çünkü emeği önemsiyoruz, emekçi gazetecileri önemsiyoruz. O yüzden bugün bizim için daha önemli bir gün.

Dernek olarak planladığımız etkinliğimizi gerçekleştiriyoruz. İnsanlarla buluşup duygularını, temennilerini, isteklerini, sorunlarını dinleyip bunları haberleştirmek ve aynı zamanda kamuoyu ile paylaşmak, gerekirse yetkililerle paylaşmak üzere böyle bir etkinlik düzenledik.

Adaletle sosyal hukuk devletinin tam olarak sağlandığı bir yaşam diliyorum. Buradan emekçi bütün basın mensuplarının bu özel gününü kutlayıp geçmişte basın şehidi olan, görevi başında katledilen, dövülerek öldürülen bütün basın emekçilerini de saygı ve sevgi ile yad ediyoruz, ruhları şad olsun.”

Dernek Başkanı Kars’ın konuşmasının ardından dernek üyeleri konulma gerçekleştirdi.

Hatice Nur Ersöz:Bugün çok mutlu ve gururluyum. Alanda çalışan gazetecilerle birlikte olmaktan büyük bir zevk alıyorum. Atatürk'ün dediği gibi “Gazeteciler bu toplumun müşterek sesidir.” Artvin adına her yerde, yurt dışında bile Artvin adına bir ses olmaya devam ediyoruz.

Bu etkinlik farkındalık yaratmak, gazetecilik alanında görünür kılınmak adına çok önemli etkinlik. Biz bu serbest kürsüde halkın konuşmasını istiyoruz, toplumda konuşan insanlar azaldı. Haberlerimizde genellikle belli bir kesim konuşuyor, bu çok üzücü. Her kesimin toplumda söz hakkı olduğunu düşünüyorum.Dünya hepimizin, sorun varsa çözüm vardır.

Hakan Aydın: Bizim görev yaptığımız zamanlarda gazeteciliği icra etmek biraz daha kolaydı.Medya biraz daha özgürdü.İnsanlar düşüncelerini rahatlıkla söyleyebiliyordu, gazeteciler istediklerini rahatlıkla kaleme dökebiliyorlardı ama şimdi tamamen zıt kutuplar var.Hatta tekelleşmiş durumda. Birkaç tane muhalif ses var sadece Türkiye medyasında.Bu durum gazetecilik mesleği açısından gerçekten üzücü bir durum.

Sami Özçelik: Gerçek gazetecilik yapan gazetecilerin gününü kutluyorum. Gazeteci arkadaşlarımızın ne kadar zor şartlarda bu mesleği götürdüklerini bildiğimiz için bugün daha da irdelenmesi gerekiyor. Bu etkinlik bizim geleneksel etkinliğimiz. Artvin Faal Gazeteciler Derneği 2012 yılının 19 Mayıs'ında kurulmuş bir dernektir ve kuruluş felsefesi bellidir, kuruluş tarihinden anlayacağınız gibi. Halk kürsüsünde halkın ne düşündüğünü ne söylemek istediğini alıyoruz ve bu sorunları yetkililere iletiyoruz.Herkes düşüncelerini söyleyebilir Yeter ki konuşan bir toplum olsun.

Turgut Topal: 10 Ocak Çalışan Gazeteciler günü dolayısıyla tüm çalışan gazetecilerin gününü kutluyorum. Gazeteciliği tam anlamıyla yapabiliyor muyuz, bence yapamıyoruz, özgür değiliz. Bunu yapabileceğimiz günü bekliyoruz.Haberciler neden dövülüyor, neden vuruluyoranlamış değilim. Biz doğruları yazmaktan yanayız. Haksızlıklara karşı çıkmaktan yanayız.Doğruyazanı dövülüyor. Ne yapalım yalan mı söyleyelim, beyazsa beyazdır, beyaza siyah mı diyelim. Bu sebepten dolayı doğrudan yanayız.Gazetecilik suç değildir, gazetecilik onurdur, haysiyettir.Bu iş onurlu insanların işidir.

İsmet Başar: 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vasıtası ile alanında çalışan, emekçi, birebir enerjisini harcayan kişilerin sözleşme ile yasal haklarını kayıt altına alınmasının bir seneyi devriyesidir. Çalışanlar olarak 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü benimsiyoruz. Burada söylemek istediğim bir mesele var Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atılmasında bir yerel gazetecinin Yunan askerine silah atması ile başlayan yerel medyanın önemini yerel yöneticiler bilmek zorundadır, kamu yöneticileri bilmek zorundadır. Herkes yerel medyanın sorumluluğunu, yerel medyanın görevine saygı duymak zorundadır. Eğer yerel medyanın randevu taleplerine cevap vermeyen yöneticiler, yerel medyanın haber yapma özelliğine engel koymaya çalışan idareciler, yerel medyayı ciddiye almayan yöneticiler, siyasiler bir gün gelir yerel medyaya ihtiyaç duyduklarında, kayıp ilanlarını, ölüm ilanlarını veya herhangi bir açıklamalarında basının güzide temsilcileri derler, ardından bedavaya bu işi yapıyorlar derler.

Hiç kimse bu işi bedava yapmıyor.Emeği ile yapıyor, yüreği ile yapıyor. Bunu bilmek zorundadırlar. Bugün Artvin'de sabah bir kahvaltı organizasyonu oldu, biz oraya katılmadık ve birçok arkadaşımız da katılmadı. Organizasyonu organize eden kişi, önce yerel medya randevu talep edince randevu verecek. Önce yerel medyanın sorularına cevap verecek, sorunlarına belki çözüm bulamayabilir ama sorularına cevap vermediği yerel medyayı kahvaltıya davet etmeyecek. Yerel medyanın önemini bilmeyen insanlar bunun hesabını bir gün sandık da verirler, bir gün bürokratik olarak verirler, bir gün gelir ihtiyaç duyarlar mahcup kalırlar.

Benim derdim halkla ilgilidir, halkın haber alma hakkını ortaya koymaya çalışan ve mesai mefhumu olmayan insanların kıymetini bilecekler. Biz bunu bildirmek zorundayız. Onlarda sorumluluklarını bilecekler.Sadece kendi tanıtımları için haber bülteni gönderip şunu yaptık demekle olmuyor. Öğrencilere “Burada ne işiniz var, niye geldiniz” diyen insanlar haddini bilecek. Bizler de bileceğiz. onlar da bilecek. Basın kamu adına 4’ncü güçtür.Bu güç asla kişisel silah olarak kullanılmaz ama yeri geldiğinde de insanlar söylediklerinin hesabını vermek zorundadırlar. Basın işini yapar, haberini yapar, gerekirse yargıya intikal eder, yargıda görevini yapar.Basının görevine saygı duymak zorundalar. Siyasetçisi de yerel yöneticisi de belediye başkanı da il başkanı da üniversitenin rektörü de kaymakamlığı da valisi de.

Turan Şentürk: 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutluyoruz. Türkiye'deki durum şu anda apaçık ortada. Anadolu basını gerçekten çok zor durumda.Yerel basın çok zor durumda. İki grup olarak ele aldığımız zaman bir gazete grubu var, bir de gazetede basım bölümü matbaa bölümü var. Şu andaki hayat pahalılığı, kâğıda gelen zamlar yüzünden gazeteler gerçekten çok zor duruma düştüler. A4 kâğıdının bir topu 76 lira. Bu şartlar da gazeteyi nasıl basacağız?

Kâğıt ücretinin az olduğu dönemlerde biz gazete dağıtımını ücretsiz yapardık. Ama maliyetin bu kadar arttığı dönemde halkın yerel basına, yerellerde çıkan gazetelere sahip çıkması gerekiyor. Bunun da tek yolu ne yazık ki abonelik sistemi. Ben buradan esnaflarımıza, vatandaşlarımıza sesleniyorum; gazetelerimize abone olarak yerel basını ayakta tutabilirsiniz.