YEREL
Giriş Tarihi : 16-08-2021 11:16   Güncelleme : 16-08-2021 11:16

FINDIK FİYATLARI İTALYAN FİRMAYA YARADI

Fındık üreticilerinin merakla beklediği alım fiyatları açıklandı.

FINDIK FİYATLARI İTALYAN FİRMAYA YARADI

Levant kalite fındığın kilogram fiyatı 26,5 Türk lirası olarak belirlendi. Borçka Ziraat Odası Başkanı Tolga İskenderoğlu açıklanan rakamın tatmin edici olmadığını belirterek “Geçen yıl elde edilen fındık üretimi ile bu yıl elde edilen fındığın arasında çok bir fark yok. Geçen yılda tahminler bu rakamlar üzerindeydi bu yılda aynı şekilde” dedi.

Mevcut gıda akaryakıt döviz ekstrası ile kıyaslandığında levant kalite fındığın kilogram fiyatını en az 30 lira olarak beklediklerini açıklanan rakamın da memnun etmediğini vurgulayan Borçka Ziraat Odası Başkanı Tolga İskenderoğlu, “bu yıl için Borçka’da yıllık ürün tahmini 3 bin 492 ton, Artvin’de 5 bin 160 ton fındık beklentisi var. Komisyon çalışmasında ortaya çıkan maalesef piyasayı elinde tutan İtalyan firmasının beklentilerini karşılayan bir fındık fiyatıyla karşı karşıyayız. Bu firma fındık üretim piyasasını bir nevi ele geçirdi. Dolayısıyla ülkede üretilen fındığın büyük bir kısmını işleyen olarak hükmeder bir durumda. Bunun son mamulü olarak tüketiciye sunuyor. Dolayısıyla fındık piyasasında rakamı belirleyen ve üreticinin bu konuda mağdur olmasına sebep olan bir durum ortaya çıktı. Biz buna en başından beri karşı çıktık. Ülkemizde rekabet kurulunu çalıştırarak bizim için stratejik bir önemi olan ürünün tekelleşmesine engel olmalıydık. Bugün ortaya çıkan durum da yetkililer Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile piyasaya müdahale ediyorlar ama TMO’nun piyasaya müdahale ettiği taban fiyat şu an beklentilerin çok uzağında. Geçen yıl elde edilen fındık üretimi ile bu yıl elde edilen fındığın arasında çok bir fark yok. Geçen yılda tahminler bu rakamlar üzerindeydi bu yılda aynı şekilde” ifadelerini kullandı.

“Bu Fiyat Vatandaşı Fındık Üretiminden Vazgeçirecek”

Artvin’in arazi yapısı nedeniyle fındık üretiminin maliyetli bir iş olduğunu, bu fiyatların da üreticiyi tatmin etmediğini, beklentilerinin 30 lira olduğunu yineleyen Tolga İskenderoğlu, “Artvin’de en yüksek fındık olduğu dönem yedi bin beş yüz tonlara en düşük ise dört bin tonlara dayanıyor. Ortalama olarak Artvin’in üretimine baktığınızda beş bin altı bin ton arasında fındık üretimi oluyor. Fındık üretiminde tonaj önemli ama fındık randımanı ve fındığın kalitesi de çok önemli bir unsurdur. Bizler organik ve doğal bir şekilde gübre kullanmadan ürün üretiyoruz. Bulunduğumuz coğrafyanın sarp ve ilik olması daha zor ve daha maliyetli bir ürün üretmemize sebep oluyor. Örneğin Giresun’da düz bir tarladaki üreticinin maliyeti ile Artvin’de Karşıköy veya Düzköy de ki vatandaşın fındık üretimi maliyeti bir değil. Miras yoluyla bölünen araziler küçük parseller olarak kaldı. Küçük parseller ve arazinin de sarp olmasından kaynaklı hane başına üretim az ve maliyetli. Fiyatta bu şekilde açıklandığı zaman vatandaş neredeyse fındık üretiminden vazgeçecek noktaya geldi. Bütünüyle ele alınarak fındık politikasının şekillenmesine ihtiyaç var. Çünkü iş dönüyor dolaşıyor nakite dayanıyor. Bu yüzden ilk olarak fındık fiyatının güncel rakamı, üreticiyi tatmin eder bir halde açıklanması gerekiyor. Beklentimiz en az 30 liraydı. Bölgemizin randımanı genelde neme veya havaya göre değişiyor ama yüzde kırk ve kırk beş arasında bir randıman alıyoruz. Yüzde kırk beş, yüzde kırk dediğimiz zaman fındık piyasası Artvin’de özel serbest piyasa da yirmi liraları görecektir. Bu da geçen yılki fiyatla aynı fiyattadır” şeklinde konuştu.

“Fiskobirlikler Desteklenmeli”

İskenderoğlu, Fiskobirlik mücadele ediyor, günümüz koşullarında ayakta kalmaya çalışıyor. Bu tarz birliğin olmasına gerçekten ihtiyaç var. Çünkü bu tarz üretici birlikleri mamulü alıyor son mamule çevirerek tüketiciye raf ürünü olarak ortaya koyuyor. Ülke olarak bu tarz birliklerin desteklenmesine ihtiyaç var. Hammaddeyi alarak işleyecek olan diğer İtalyan firmasına vermektense kendi öz sermayemizle, insanlarımızla ve Fiskobirliklerle hammaddeyi alıp işleyerek raf ürünü olarak yapmamız lazım ki üretici de bundan kazançlı çıksın. Bunun dışındaki bütün alternatifler üreticiyi mağdur eden üreticinin üretimden uzaklaştığı bir pozisyona getirecektir” dedi.