SPOR
Giriş Tarihi : 27-08-2022 13:41   Güncelleme : 30-08-2022 16:35

Fenomen Sunucu Kara Laz Ralli’de

Fenomen Sunucu Kara Laz Ralli’de

Artvin’in değeri Fenomen sunucu Şakir Kara ile gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Dilan Şahinbaş Röportaj gerçekleştirdi.

İlk sunuculuk kariyerine lise yıllarında 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramında eline mikrofonu alarak başlayan ve ardından Ulusal çaptaki Komedyenlik yarışmalarında şampiyon olan Şakir Kara Kafkasör Boğa Güreşlerini sunumuyla renklendirerek Artvin’in Fenomen sunucu oldu. Artvin’de ki festivallerdeki başarılı sunumlarının ardından Karadeniz Bölgesi’ndeki festivallere davet edilen Şakir Kara ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi şu şekilde:

Sunuculuğa nasıl başladınız?

Yusufeli başlangıca bakarsan o zaman daha Ortaokulu bitiriyorsun küçücük yaşta tek başına Yusufeli’nde kalmak zorundasın. Bir ev tutuyorsun o evde kalıyorsun sobamızı yakıyoruz, çamaşırımızı yıkıyoruz, yemeğimizi yapıyoruz neticede hareketli bir adamdım. Şinasi Erbaş diye bir hocamız vardı gerçekten mükemmel bir dostluğumuz oluştu tabi ki o zamanlar televizyonlar yok, ulusal kanallar yok, imkanlar, olanaklar yok o zaman müsamereler düzenlenirdi okullarda. Hevesleniyorum ama köy çocuğusun utanıyordum. İçimde bir isyan duygusu vardı ezildiğimi hissediyordum bir yerden tuttursam götürürdüm. Bir 19 Mayıs da şiir okuyordu bir arkadaşımız oda Yusufeli ileri gelenlerden görev yapan birisinin kızıydı gerçekten her bayramda özendiğimde ona okutulurdu ama beceremiyordu açıkçası. İçimden bir ses diyordu ki git al mikrofonu belki yanlış yaptım ama çocuktum, gençliğin verdiği bir şey ile gittim aldım mikrofonu bir okudum böyle ağaçtan bir stat yapmışlar stadın orada okudum şiiri, orası inledi tekrar tekrar okudum orada bir cesaret gelişti. Mikrofon ile ilk 14 yaşında orada tanışmış oldum.

Hayalin olan sunuculuğu mu gerçekleştiriyorsun yoksa hayallerin varmıydı?

Bizim gerçekten incelediğin zaman çocuklara, gençlere örnek olabilecek bir mücadele gücüm var. Buradan kalkacaksınız İstanbul’a gideceksiniz o zaman meşhur TGRT yeni kurulmuş bir program vardı hatta fiziki yapı olarak da bana benzettikleri hocamız sunuyordu ona katıldım. Show TV de “on parmak on marifet diye bir yarışma vardı hem yeteneğin olacak hem taklit yeteneğin olacak, sportif, hareketli biri olacak orda da birinci oldum. Ondan sonra bu işi biraz daha insanlar seviyordu böyle halimi, hareketimi seviyordu. Kanal D de bir yarışma vardı orda da birinci oldum. Türkiye Genç Komedyenler yarışması vardı bugün gıpta ile seyrettiğiniz Şafak Sezer, Hakan Yılmaz’ın da olduğu bir ortamdı. Hatta İbrahim diye bir arkadaşımız vardı hepimizden çok çok daha yetenekliydi ama şu an nerde olduğunu bile bilmiyoruz. Türkiye de ki piyasa apayrı bir piyasa, tiyatro ve sanat piyasası Yahudilere verildi sonradan olunmuyor kimse içine almıyor seni o piyasanın içinde kendilerinden oluşturdukları bir nokta olduğu için apayrı bir şey. Yarışmalarda birinci olunca işte cesaret geldi hemen buluyorlar zaten seni ajanslar vardı onlarla çalışmaya başladım. Diziler, ufak tefek fuarlardan para kazanınca fuarların peşine düştüm nerde ne bulursak sunmaya gidiyordum. Bir günde İnci diye bir hanımefendi vardı Artvinliymiş bana Artvin de Kafkasör Festivali var oraya sunucu istiyorlar, şov tarzı bir şeyler istiyorlar ben sana sormadan yazdım dedi. İhtiyaç olduğu için bende bu şehrin ihtiyacını giderdiğimi düşünüyorum. Bizim yaptığımız öyle basit bir şey değil bazıları küçük görür ama şehirde böyle bir şeye ihtiyaç vardı. Gençlik Sporda 6-7 yıl tiyatro hocalığı yaptım. Ama bu şehirde ne yaparsanız yapın her şey çok zor, herkes herkesi tanıdığı için çok zor. Kimsenin bir yere gelmesini istemiyorlar. Artvin’in küçücükte olsa sesi olmak dan gurur duyuyorum.

Artvin de seni Kafkasör ile beraber tanımaya mı başladı?

Artvin de Artvinli gençlerin ve bizlerin apayrı bir ruhu var hiç de mütevazi olamayacağım. O konuda da Allah’ın verdiği bir yetenek vardı bu yeteneğimi de farklı kullanmayı beceriyordum. Çoruh TV vardı o günün şartları ile 2-3 tane program yapıyordum. Kendimle bu konuda gurur duyarım ki benim 20 sene önce çektiğim görüntüleri veya 20 sene önce düşündüğüm hikayeleri daha yeni yeni yakalıyorlar bazı yerde insanlar. Bizim haberlerimiz ful de izlenirdi karasal yayın yapıyorduk. Benim programım coşardı telefonlar susmazdı. Artvin sokaklarında bir şaka çektik 15 sene sonra bu şaka başka yerde çekilmiş. Bu tek benimle alakalı değil Artvin’in yapısı ile alakalı bir şeydi.

Bu enerjiyi nerden buluyorsun seyirciye kendi enerjini veriyorsun?

Zaten yaptığımız işi severek yapmak zorundasınız, eğer sevmezseniz bir yerde patlar. Seyircime o sevgimi geçiremediğim zaman, onlara o anlattığım enerjiyi geçiremediğim zaman zaten üretemem. Ben zaten kırılgan bir adamım, orada binlerce insan alkışlarken bir tanesi bir şey dediği zaman günlerce onu takan insanım. Bizim derdimiz bu Kafkasör’ü tanıtalım biraz daha turist gelsin. Bu şehrin iki şeye ihtiyacı var bir turizm diğeri eğitim bunları güçlendirmemiz gerekiyor benim çabam da bu. Enerjimi nerden alıyorum, halkın gözlerinden alıyorum.

Artvin’in değerinden yavaş yavaş Karadeniz’in bir değeri olmayı ilerliyorsun bu konu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Tabi ki Artvin, Karadeniz’in bir parçası ama ben gittiğim zaman Artvinli arkamda dimdik durmalı ki bende Artvin’i tanıtmaya devam edeyim. Nasip olursa 30 Ağustos da Rize de ki Laz Ralliyi sunmaya gideceğim, biliyorsunuz oranın da Anzer Balı çok meşhur ama oradaki insanlarda rica ettim buradaki kooperatifle de rica ettim onlarda ballarını hazırladılar her etap da birer tane Hatila Balı götüreceğim.

Sizin eklemek istediğiniz bir şey varmı?

Ben olayım Ahmet olsun Mehmet olsun lütfen ufak düşünmeyi bırakmamız gerekiyor. Herkes kendi adamını yaratmanın peşin de çok kötü bir ortama doğru gidiliyor.

Klipten bahsedebilirmiyiz?

Yine Artvin’in bütün ilçelerini, bir insanın Artvin’e geldiği zaman tabi ki atlayacağımız yerler olabilir onlardan özür dileriz. Ulaşabileceğimiz, her noktayı gösterebileceğimiz Şakir Kara’nın tarzı ile ve Artvin’in çok kıymetli sanatçıları ile işte İbrahim Özbayrak, Bayar Şahin, Samida yani Artvinli olan bütün değerli seslerin Artvin’in güzel kimliklerini, 7 tane farklı ırkın aynı kültürün içinde yoğrulduğu, hem komik hem tanıtıcı çok da özel bir çalışma içerisine gireceğiz. Bu konuda Süleyman İnal kardeşimiz Murat Yıldırım kardeşimiz her türlü desteği de veriyorlar. İnan ki yerel bazdan ulusala giden güzel bir şey olacak.

Dilan Şahinbaş

 

AdminAdmin