YEREL
Giriş Tarihi : 01-04-2021 13:59   Güncelleme : 01-04-2021 14:02

“Esnaflar bitik durumda”

Anka İşletmesinin sahibi Temel Okur, “Artvin esnafının gerçekten dayanacak gücü kalmadı, nereye kadar dayanabiliriz bilmiyorum.” diyen Okur, hem kendi adına, hem de tüm esnaflar adına, devletin bu dönemde gerçek anlamda destek sağlamasını istediğini söyledi.

“Esnaflar bitik durumda”

Sağlık Bakanlığı yeni risk haritasını açıkladı. Haritaya göre 1 Marttan bu yana 42 il daha çok yüksek riskli bölge içerisine girdi. Bu kapsamda Artvin de dahil olmak üzere İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında bulunduğu 58 il de daha cumartesi kısıtlaması geri geldi.

Artvinli TV’de Sokağın Nabzı programının sunuculuğunu yapan Dilan Şahinbaş, esnaflarla kısıtlamanın geri getirilmesi hakkında röportaj gerçekleştirdi.

Hakan Şerment: Sokak Lezzetleri Artvin İşletme sahibiyim. Yapılan kongrelerdeki kalabalıklardan ötürü bu halde olduğumuzu düşünüyorum artı olarak insanlarımızda bu konuda pek duyarlı değil. İnsanlarımız kendine düşen görevi çok yapmadı. Bu durumda olan esnafa oluyor, halimiz belli müşteri yok. Esnaf bitik bir halde kimse kira ödeyemiyor, vergi veremiyor. Yardım talebinde değiliz yeter ki önümüz açılsın. İnsanlarımız kendilerine düşen görevleri yapsınlar. Mesafeye dikkat etsinler, maske taksınlar, hijyen konusunda dikkatli olsunlar. Düğün derneklere, asker uğurlamalarına hep beraber gidilmese vaka durumu konusunda bu şekilde olmayacağız.

1 aylığa sebep aç kapama olduğu zaman bu seferde müşterilerimiz oturmaya, yemeye içmeye çekiniyor. 1 ay önceden işletmeler %50 kapasiteli olarak açıldığı zaman biraz da olsa nefes almıştık. Şu an yine Cumartesi kısıtlaması geldi. Yarın öbür gün masa, sandalye yine kalkacak adım gibi eminim. Bunun çözümü bence şudur; Devlet, esnaflara 15-20 bin lira krediyi faizsiz verecek. 3 ay sonra bunu belli bir zamana yayacak. Bunu zenginlere değil de alt tabakaya yani küçük çaptaki esnaflara vermesi gerekiyor ki ayakta durabilsinler yoksa şu an esnaf ailesini geçindiremeyecek bir durumda. Şu an burada en acınacak kesim, esnaf kesimidir. Çünkü memurlar sokağa çıkma yasaklarında daireye gitmiyorlar ama yine de maaşlarını alıyorlar. Ama esnaf öyle değil, esnaf iş yerine gelmese bitik bir hale gelir.

Temel Okur: Anka Kafenin işletmecilerinden birisiyim. Ayrıca gazeteciyim. Yaklaşık 4 yıldır esnaflık yapıyorum, bir taraftan da gazetecilik mesleğime devam ediyorum. Pandemi herkesi etkilediği gibi esnafları da fazlasıyla etkiledi. Sürekli mecburiyetten kaynaklanan yasaklar var. İşletmemizi bundan kaynaklı açıp kapatıyoruz. İnsanlar bu konuda tedirgin oluyor çünkü belirli saatlerde açığız belli günlerde kapalıyız. Esnaf olarak şunu söyleyebilirim ki hiçbir şeyimiz kalmadı artık. Nefes alacak durumumuz yok, ramazanda kapalıyız, paket servisi onayı var ama Artvin küçük bir yer olduğu için paket servisine pek fazla girmedik. Zaten hafta içi sabah yedi, akşam yedi açık oluyoruz ama şöyle bir şey de var şehrimizin bir kısmı memur ve işçi kesim. İnsanlar 5- 5 buçuğa kadar dairede çalışıyor. 7 de işletmelerin kapanış saati. İnsanlar bir saat için mekana bile gitmiyor. Hafta içi zaten bizim için sıkıntıydı. Hafta sonu da hiç değilse biraz da olsa iş olanaklarımız oluyordu. İnsanlar dışarı çıkıyordu, bir günde olsa bizim işimize yarıyordu. Şimdi cumarteside kapatacağız, bu işin içinden ekonomik olarak nasıl kalkacağız diye kara kara düşünüyoruz. Sonuçta kiramız, sigortamız, giderlerimiz var. Kapalı olsak ta giderlerimiz var, belki bu süreçte devlet en azından sigorta, vergi, stopaj gibi konularda daha aktif ve biraz daha mantık çerçevesinde destek sağlaması gerekiyor. Yoksa Artvin esnafının gerçekten dayanacak gücü kalmadı. Nereye kadar dayanabiliriz bilmiyorum ama gerçekten zor durumdayız. İnşallah yetkililer sözde destek değil de gerçekten ele avuca gelecek destek ve imkanlar sağlanır. Sadece esnafta değil biz burada elemanda çalıştırıyoruz, işletmeler kapandığı zaman elemanda işsiz, parasız kalıyor ve evine ekmek götüremiyor. İşletmeler kapalı da açıkta olsa elektrik faturası geliyor. Hem kendim adıma, hem de tüm esnaflar adına devletin bu dönemde gerçek anlamda destek sağlamasını istiyorum. Ramazan konusuna gelirsek pandemi den önceki dönem her şey çok güzeldi. İftar yemeklerimiz oluyordu. İnsanlar ailecek gelip iftarını burada açabiliyordu. Bu dönem kapalıyız, paket servisi diyorlar. İnsanlar yasaklar olduğu için zaten evinde, evdeki insanlar dışarıdan neden paket servisi söylesin. Bu durumda paket servisinden bir şey kazanamayacağımız için  komple kapatmayı düşünüyoruz. Benim cirom sıfıra inecek ama dediğim gibi ben yine kiramı, stopajımı, vergimi ödeyeceğim. Ben bunları nasıl ödeyeceğim diye düşünüyorum.

Bir yıldır pandemi yasaklar var. Her yer %50 kapasite ile müşteri alacak, iki masa arasında mesafe olacak, bir masaya üç kişi oturamayacak vs. diyorlar ama kongrelere sıra gelince salonlar tıklım tıklım. Özel kutlamalar oluyor, Artvin caddeleri yine tıklım tıklım bir şekilde oluyor. İdarecilere sıra geldiği zaman pandemi olmuyor, bunun içerisinde muhalefetten iktidarına herkes için geçerli. Artvin de kongreler oldu, salonlar aşırı kalabalıktı. 7 Mart Artvin’in kuruluşuydu belediye, valilik bir organizasyon yaptı. Sokaklarda 300-400 kişi kol kola yürüdü. Özel kutlamalarda veya kongreler olduğu zaman yasaklar veya cezalar olmuyor da ben burada bir masaya iki tane fazla müşteri oturttuğum zaman ekipler geliyor. Beni engelliyor. Tabi ki tedbirler alınmak zorunda ama biraz daha mantık çerçevesinde, ele avuca gelen ve herkes için geçerli olması gereken kurallar olması gerekiyor. Yasaklar varsa, bu yasaklar herkes için geçerli olması gerekiyor. Bu yasaklar uygulanırken, başımızdaki yöneticilerimiz bir yandan bu insanları nasıl ayakta tutup rahat ettirebiliriz, nasıl sıkboğaz etmeyiz diye düşünmeliler. İnsanlar zaten mekanlara ya öğlen arasında ya da akşam iş çıkışında yemeğimi yiyeyim, çayımı içeyim diye gider. Ama zaten yedi de kapattığımız için müşterinin gelme şansı zaten yok. Sırf açmış olalım diye açılmış hissediyoruz. İnsanlar 5- 5 buçukta işten çıkıyor, kafeye gitsem otursam yarım saat sonra kalkmak zorunda kalacağım en iyisi hiç gitmeyeyim diyor. En azından kapanış saatleri akşam saat yediye kadar çekilmeliydi. dokuz da zaten sokağa çıkma yasağı başlıyor, insanlar evlerinde oturuyor. Salgın sadece lokantalardan, kafelerden yayılıyor gibi davranılıyor ama AVM ler açık. Benim mekanıma gün boyunca gelen müşteri sayısı bir AVM ye bir saatte gelen müşteri sayısı kadar bile değildir. Bana yasak var, ama AVM ye ya marketlere neden yasak yok. AVM ye bana gelen müşterinin üç dört katı müşteriler gidip geliyor. Bakıyorum biz kapalıyız ama bir turizm işletmesinin ya da bir AVM’nin için de ki kafeler açık. Bu nedenle salgının sadece benim kafemden yayılmadığını belirtmek isterim. Yasak koymak için koyulması değil de artık ne yapılması gerekiyorsa o yapılsın istiyoruz.