YEREL
Giriş Tarihi : 28-05-2022 12:45   Güncelleme : 28-05-2022 12:45

EŞEKLE GELEN DOSTOYEVSKİ BORÇKA’DA!

EŞEKLE GELEN DOSTOYEVSKİ BORÇKA’DA!

Türkiye’de ve Avrupa’da “Eşekle Gelen Dostoyevski” olarak tanınan ve bugüne kadar 6 bin çocuğa ulaşan hayırsever Ersin Bilge ve Bu anlamlı projenin paydaşları Ayfer Özel, İnci Kara Borçka’da  çocuklarla buluştu. 

Borçka Yeniyol Mahallesi ortaokulu, Cumhuriyet Orta ve İlkokulu, Atatürk İlk ve ortaokulu öğrencilerine kitap kırtasiye yardımı yapıldı.

Projenin çıkış öyküsünü anlatan Ersin Bilge çocuklara okumanın, eğitimin ne denli önemli olduğuna vurgu yaptı.  Bilge; “Ben 1963 yılında Erzincan’da  doğdum. Köyümüz vadi içinde bir yerdeydi.  Köy okulunda okudum. Birgün öğretmenim bana neden dersini yapmadın diye sordu. Bende defter ve kalemim yoktu, yapamadım, dedim. Bana seni eşek sudan gelene kadar döverim dedi. Ben de anneme bunu söyledim. Annem Anadolu kadınının zekası ile şunu söyledi; Eşek sudan gelmese ne olacak? Öğretmenine bunu sor dedi.  Annemin bu sözü bir kültür, bir espri oldu. Bu hayalimin temeli oldu.

Ben maliyeciyim.  Bir süre maliyede çalıştıktan sonra memuriyetten istifa edip evlilik nedeniyle Almanya’ya gittim. Orada ki çocukları görünce içim acıdı. Ama o günleri hiç unutmadım. Eşekle gelen Dostoveyski romanının doğuş hikayesi budur.

2019 yılında Anadolu’da okullara kırtasiye ve kitap yardımlarına başladım. Bu yolda ilk önce yalnız başladım. Haber Almanya ve Türkiye’de gazetelerde yer alınca hayırsever insanlar, bu çorbada bizim de tuzumuz olsun. Biz de katkı sunmak istiyoruz diyen güzel dostlar güzel insanlar oldu.

Bugün aramızda olan hayırsever  Ayfer Özel, ve İnci Kara ile birlikte Borçka’da kırtasiye ve kitap dağıtımını bizzat  yaptık.  Yarın Macahel’de, ardından Şavşat’ta olacağız.  Bize destek veren Borçka kaymakamı Sayın Ali Osman Bulat’a , Borçka Belediye Başkanı Sayın Ercan Orhan’a, ilçe Milli Eğitim müdürüne teşekkür ediyorum.  Gerçekten çok güzel duygular yaşadık. 2 bin öğrenciye kırtasiye ve kitaplarımız ulaştırıldı.” dedi.

Ayfer Özer’de “Ersin beyle sosyal medya üzerinden tanıştık.  İnci ve ben Bremen’de ikamet etmekteyiz. Bu gerçekten çok güzel ve anlamlı bir proje. Böylesine güzel bir projede tuzumuz olsun istedim.  Borçka’da ocuklarla buluşmak, onlarla birlikte olmak çok güzel bir duygu.  Çocuklarla sıralarda oturdum. Bugün çocukluk yıllarıma döndüm. Hem çok duygulandım,  hem de çok mutlu oldum. Ersin beye böyle güzel bir fikri hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum. Borçka çok güzel. Karadeniz’e ilk kez gelmiş olduk” diye konuştu.

Duygu ve düşüncelerini dile getiren  İnci Kara ise şunları söyledi;

“Böylesine güzel bir projede yer aldığım için mutluyum. Bugün ben de çocukluğumu yaşadım. Çocuklarla birlikte oturmak onlarla aynı sınıfta olmak gerçekten çok güzeldi. Ben de Borçka’da bize destek veren herkese çok teşekkür ediyorum.”

Almanya’da yaşayan 3 hayırsever,  Ersin Bilge, İnci Kara ve Ayfer Özel Borçka kaymakamı Ali Osman Bulat, Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan’ı da makamında ziyaret ederek teşekkürlerini iletti. Türkiye’de Eşekle gelen Dostoyevski ile ilgili ilk haberi gazeteci İsmail Saymaz yapmış ve şu ifadeleri kullanmıştı;

“Ersin Bilge, doğup büyüdüğü Erzincan'da, hep eşek sırtında dağıtılan kitapların, defterlerin ve kalemlerin yolunu gözledi. Aradan yarım yüzyıl geçti. Fakat kendisi gibi yalınayak ve pantolonu yamalı köy çocuklarının özlemini, yaşamı boyunca asla hatırından çıkarmadı. Bir gözü Almanya'da ise diğeri şu garip Anadolu'daydı. Bir kulağı Oberhausen'de ise diğeri Erzincan'da. İnsanlarına sonsuz bir sevgi ve yurduna tarifsiz bir sorumlulukla bağlandığı için kendi olanaklarıyla kitaplar ve kırtasiye malzemesi toplayıp bir eşek sırtında doğu-batı, Alevi-Sünni ve Türk-Kürt demeden çocuklara dağıtıyor.

Karşılıksız, çıkar beklemeden, yurtseverlik hissiyle

Zaten bir insanın soyadı ancak bu kadar yazısına dönüşebilirdi. Bilge'lik tam olarak budur. Kim bilir, belki bugün Ersin Bilge'nin Dostoyesvski romanları verdiği çocuk, yarın Türkiye'nin kıvanç duyacağı bir bilim insanı, doktor, mühendis ya da bir edebiyatçı olacak. Onlar da Ersin Bilge gibi ırak dağ köylerinde veya şehirlerin yoksul semtlerinde bilime ve bilgiye aç çocukların imdadına koşacaklar belki de. Bu ışık elden ele büyüyecek.”