YEREL
Giriş Tarihi : 30-04-2021 15:32   Güncelleme : 30-04-2021 15:34

Eroğlu AÇÜ söyleşisine katıldı

Artvin Çoruh Üniversitesi’nin başlattığı Çoruh Medeniyet Akademisi Söyleşilerinin ikinci programının konuğu Prof. Dr. Veysel Eroğlu oldu.

Eroğlu AÇÜ söyleşisine katıldı

Söyleşi pandemi süreci sebebiyle çevrim içi olarak gerçekleştirildi.

Eski Orman ve Su İşleri Bakanı olan Prof. Dr. Veysel Eroğlu katıldığı söyleşide Artvin’in gelişmesi için yaptıklarını ve neler yapılabileceğini anlatırken Artvin için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirtti.

Eroğlu katıldığı söyleşide yaptığı açıklamalarda; “ Çoruh nehri Türkiye’nin en hızlı akan nehridir. Ve aynı zamanda sınır aşan bir nehirdir. Artvin’i geçtikten sonra Gürcistan sınırlarını giriyor ve Batum’dan denize dökülüyor. Dolayısıyla buradaki barajların çok hızlı yapılması gerekiyordu. Çünkü sınır aşan sularla ilgili değişik konjektörler var. O sebeple Muratlı Barajını hızla bitirdik. Borçka’da Çoruh nehrinin ıslahını yaptık. Deriner Barajına gelebilmek için yolları, tünelleri inşa ettik. Deriner Barajı ilgilide bir hatırlatma yapmak istiyorum. Ben 2003 yılında DSİ genel müdürü olduğumda Deriner barajı daha temel seviyesindeydi. Bitirmek için teknik problemler vardı. Bunları Allah’a şükür hızla çözdük. Deriner Barajı çok zor bir barajdı. Türkiye-Rusya arası bir ikili antlaşma yapılmış bizim dönemimizden önce ancak proje teknik problemler sebebiyle yürümüyordu. Bu barajı sadece Türk müteahhitler tarafından yapıldı. Büyük ölçüde yolunu, barajını müteahhitlerimiz yaptı. Ancak ben şuna üzülüyorum yabacılar gelmiş burası çok önemli bir sanat eseri, büyük bir mühendislik eseri diye burada belgesel çekmişler. İnanın biz bu barajı yapmak için verdiğimiz çabadan belgesel çekmek bile aklımıza bile gelmedi. Şimdi de Yusufeli Barajı yapılırken bunun belgeselini kesinlikle çekin diye de arkadaşlarıma söyledim. Yusufeli barajının yüksekliği 275 metre ile dünyada sınıfında üçüncü sırada olacak.

Geçmişte içme su arıtma tesislerini, atık su arıtma tesislerini, barajları yabancılar yapmış. Ben İSKİ’deyken buna son verdim. Artı yerli mühendis, yerli müteahhit ve yerli öz kaynaklarımla çalışacağım dedim. Bunu İSKİ’de 1994 de başarmıştım. 600 tane tesis yaptık. İSKİ dönemimde devlet olarak yapılmayan 7 barajı İSKİ olarak biz yaptık. Bunu şunun için söylüyorum. Biz kendimize güvenmeliyiz. Geçmişte özellikle kurumlar yerli mühendislere güvenmiyordu. Yabancı olsun, yabancılarla çok büyük masraflarla tesisler kuruluyordu. Dolayısıyla biz buna son verdik.

Yusufeli yerleşim yeriyle ilgili Cumhurbaşkanımız ben Yusufeli’yi muhteşem bir ilçe olarak görmek istiyorum dedi. Ben o zaman bakandım. Ve projeleri hatırlattım. Fakat proje firması kibrit kutusu gibi binalar koymuş Cumhurbaşkanımıza bunu gösterdiğimizde kızdı. Ben Yusufeli’nin yöre mimarisine uygun bir proje istiyorum dedi. Bende çalışmaya başladım yöre mimarisini ele aldım. Gerçekten Yusufeli şuan muhteşem bir şekilde yükseliyor. Vatandaş çok memnun. Yeni yerleşkenin yeriyle ilgili husus belirteyim. Yusufeli tarih boyunca 3   4 defa yer değiştirmiş. Ben vatandaşlarla içli dışlı olan biriyim. Biz 3 tane yer gösterdik. Fakat Yusufeliler çok kibar insanlar Yusufeli’nin yanında bir yer var ancak çok yüksek biz burayı istiyoruz dediler. Bende düşündüm çok zor ve maliyetli olacak. Ancak Yusufelilere ne yapsak azdır bu yerleşkenin yapılması için ne gerekiyorsa yapacağım dedim. Yusufeli yeni yerleşke yerinde Yusufeli Barajı bir haliç oluşturmuş. Ben bunu görünce buraya bir liman yapalım, burayı da dolduralım Yusufeli ye muazzam bir yeşil alan kazandıralım. Bu benim Yusufeli insanları için tesadüfen oluşan bir projem. Bu projeden dolayı da çok mutlu olduğumu belirtmek isterim.

Benim Artvin için düşündüğüm en önemli projelerden birisi biz Artvin Milli park, tabiat parkı oluşturduk. Bunun dışında bir de arıcılık Artvin için bal üretimi Artvin için çok önemli bunun için bal ormanı kurduk ve çok sayıda vatandaşımıza kovan hediye ettik. Faizsiz krediler verdik. Ben kendim Artvin’de üretilen balları tüketiyorum. Ülkemizin en şifalı ballarından birisi Artvin Balıdır. Ben Artvin’de arıcılığın gelişmesini çok istiyorum. Valimizle görüşeceğim, Artvin’de bir marka arıcılık kurulmasını sağlamak istiyorum. Bu konuda her türlü desteği veririz. Kovanı, yol gerekiyorsa yolu ne gerekiyorsa tedarik ediyoruz ve böylece Artvin’in balını marka haline getireceğiz. Benim dönemimde 11 tane bal ormanı kurmuşuz. Bunlara 1800 tane arılı kovan vermişiz.

Zeytinle ilgili de Artvin’de bir çalışmamız oldu. Artvin yöresine özgü butko zeytininin fidesi üretilip vatandaşa dağıtıldı. Zeytin alanı içinde uğraşlarımız oldu. O dönem Orman Bölge Müdürlüğü yoktu. Artvinliler o kadar çok talepte bulundular ki Orman Bölge Müdürlüğü kuruldu. İlk bölge müdürüne dedim ki bakın burada köylere bal ormanı kurulması gelir getirici bir takım ormanlar mesela Artvin’e has Zeytin ormanı oluşturulması bunların 3 yıl bakımı bütün masrafları Orman Bölge’ye ait. Geliri ise 49 yıl vatandaşa ait şeklinde bir uygulama başlattık.

Butik oteller, gezinti alanları koyarak tabiat turizmi için gerekli unsurları sağlayarak bazı bölgeleri tabiat içinde planlamak lazım. Burada sıkıntı şu; kalacak yer sıkıntısı var. Biz Artvin’e ilk geldiğimizde misafirhane bile yoktu. DSİ’nin misafirhanesinde kalmak durumunda kalmıştık. Bu konuda Artvinli iş adamları var bizde destek verelim tabiatı bozmadan turizm olanağı sağlayalım. Yurt dışından da çok fazla turist gelir. Hava alanı da biterse ulaşım problemi kalmıyor. Dolayısıyla bizim Artvin olarak doğa turizmine, tabiat turizmine hazırlık yapmamız lazım.