YEREL
Giriş Tarihi : 26-04-2021 11:55   Güncelleme : 26-04-2021 11:57

“En büyük vazifemiz iyi bir terbiye vermektir.”

Artvinli TV’de yayınlanan “Ramazan Sohbetleri” adlı programa Hopa ilçe Vaizi Osman Çavuşoğlu konuk oldu.

“En büyük vazifemiz iyi bir terbiye vermektir.”

Vaiz Osman Çavuşoğlu, programda anne ve babaların çocuklarına karşı sorumluluklarını, Hz. Muhammed’in ve Müslümanlığın çocuk kavramına bakış açısı hakkında konuştu.

İşte programın detayları…

Çocuk kavramının tanımı ve Müslümanlığın çocuk kavramına bakış açısı hakkında konuşan Vaiz Çavuşoğlu, çocukların istenen, arzulanan, beklenen, dua edilip özlenen bir nimet olduğunu söyleyerek, “Allah-u Teala’nın insana lütfettiğinin en başında gelen ve soyumuzun devam etmesini sağlayan neşemizdir. Kuranı Kerim bu kavramı göz aydınlığı olarak ifade ediyor. Dolayısıyla çocuk cennet kokusu, reyhan diye ifade edebileceğimiz dünyada sahip olabileceğimiz en büyük nimetlerden birisidir. Çocuklar bizim için ayrıca bir imtihan meselesidir. Çünkü her nimet imtihana tabidir o yüzden her açıdan Kuranı Kerime göre rabbimiz bize mallarımızın ve çocuklarımızın bizim için bir imtihan olduğunu ifade ediyor. Bu açıdan çocuklar dünyaya tertemiz gelirler ve ergenlik çağına gelene kadar hiçbir hesaba tabi tutulmazlar, tamamen masumdurlar. Her doğan çocuk doğduğunda fıtrat üzerine doğar. Onun kişiliğini, kimliğini, inancını tamamen ailesi şekillendirir.” İfadelerine yer verdi.

Anne, babaların çocuklarına karşı belli başlı sorumlulukları olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, “Çocuklarımıza karşı en büyük vazifemiz, iyi bir terbiye vermektir.” ifadelerine yer vererek, maddi ve manevi olarak konuyu ele aldı. Çavuşoğlu, “Çocuğumuz dünyaya geldiği zaman en baştaki görevlerimizin arasında sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet getirmektir. Bunu yaparken de çocuğumuza güzel bir isim vererek vazifemizi yerine getiririz. Efendimiz diyor ki; “Kıyamet gününde babalarınızın isimleriyle çağırılacaksınız.” dolayısıyla evlatlarımıza güzel isimler koyulması gerekiyor. Allah’ın bize verdiği şükür ibadeti olarak kurban da keseriz. Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den önce de buna benzer adetler vardı, efendimiz geldikten sonra bu adeti devam ettirmiştir. Fakirleri sevindirmek suretiyle sadaka veririz ve kurbanımızı keseriz. İslam fıtrat dini olduğu için çocuğumuz erkek ise iler ki yaşlarda sünnet ettiririz.  Bir diğer vazifemiz ise çocuklarımıza güzel bir terbiye ve eğitim vermektir. Çocuklarımıza karşı en büyük vazifemiz, iyi bir terbiye vermektir bunu maddi ve manevi olarak ele alabiliriz. Manevi eğitim, çocuğumuzun kabiliyetine göre hayatını şekillendirebileceğimiz eğitim, bilgi ve becerilerdir. Manevi eğitim konusunda üç ana sorumluluğumuz var. Birincisi iman sorumluluğu, ikincisi ibadet sorumluluğu, üçüncüsü ahlak ve vicdan sorumluluğudur. Manevi ve maddi kavramlar dengede gitmesi gereken hususlardır. Gördüğümüz en büyük eksiklik çocuklarımıza karşı bünyeni gelecek kaygısıyla yetiştiriyoruz. Ahireti ve ebedi saadetlerini kazanmaya yönelik eğitimlerini askıya alıyoruz. Çocuklarımıza karşı adaletli, merhametli olmak, kız veya erkek çocuk diye ayırmamak, onları rencide edecek, özgüvenini yıkacak, aşağılayacak, karakterini zedeleyecek her türlü ifadeden uzak durmamız gerekiyor. Bu noktada Sallallahu Aleyhi ve Sellem aile noktasında anne babaya karşı sorumluluğumuzu şu şekilde ifade etmiştir; “Hepiniz çobansınız.” Burada denilmek istenen biz bir anne, babaysak anne ve bir baba olara çocuklarımıza karşı sorumluyuz. Onların çobanıyız. Çocuklarımız bize Allahın bir emanetidir fakat çocuklarımızın sahibi biz değiliz. Hepimizin sahibi Allahtır. Cenab-ı Hakkın bize buyurduğu üzere onları hem madden manevi hayata hazırlamak, hayata hazırlarken de ahiret çizgisinden de, kulluktan da, manevi terbiyeden de uzak bırakmamak şeklinde bu hayatı, kişiliği ve karakteri onlara sunmamız ve örnek olmamız gerekiyor. Kısacası anne, baba olarak evladımıza karşı rol model olmamız gerekiyor.” dedi.

Hz. Muhammed’in çocuklara karşı yaklaşımları ve örnek alınacağı davranışları konusunda bilgiler veren Çavuşoğlu, “Sallallahu Aleyhi ve Sellem, aile, iş, toplumsal hayatımızda, komşuluk ilişkilerimizde kısacası hayatımızın her safasın da bizim için bir örnektir. En yüce ahlak sahibi de o dur. Efendimiz bir yetimdir. Yetim olması nedeniyle de çocuklara karşı da şefkat ve merhamet noktasında doruk noktada yaşayan bir insandır. Peygamberlik verildiği zaman Hz. Hatice den çocukları vardır ve onları büyütmüştür. Peygamberlikten sonraki hayatına da baktığımız zaman efendimiz Sallallahu Aleyhi Ve Sellem, etrafında ki sahebelerin çocuklarıyla, kendi torunlarıyla, yetimler ve öksüzlerle ilgilenmiştir. Bu yüzden efendimiz bizim için son derece örnek bir insandır.” ifadelerinde bulundu.