SAĞLIK
Giriş Tarihi : 29-08-2022 15:26   Güncelleme : 30-08-2022 15:29

"Ek Ödeme Ayrımcılığı Kabul Edilemez"

SES’ten aile hekimliği yönetmeliğine tepki: “Hastaya ayrılan zaman kısalıyor, ayrımcılık sürüyor”

Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe dair açıklamada bulunan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Artvin Şube Başkanı Doktor Serhan Safatlı, "Bu durum sağlık hizmetlerinin niteliğini düşüreceği gibi kölelik koşullarında çalışmayı arttıracaktır. Temel taleplerimizi hayata geçirinceye kadar hukuk ve sendikal mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi

Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği’nde yapılan değişikliğe dair karar 25 Ağustos’ta Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmelik değişikliği ile teşvik ödemesi adı altında daha fazla çalışma karşılığında ilave ücret getirildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Artvin Temsilcisi Dr. Serhan Safatlı, ücret anlayışının muayene edilecek hasta sayısına göre artış gösterecek olmasının kölelik koşullarında çalışmanın artmasına neden olacağını belirtti.

Döner sermaye, ek ödeme ve teşvik anlayışına dayalı ödeme sistemi yerine insanca yaşamalarına yetecek, yoksulluk sınırı düzeyinde ücret istediklerini belirten Safatlı, bu doğrultuda mücadelelerinden hiçbir şekilde vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

Sağlık hizmetine zaman sınırlaması

Açıklamasında döner sermaye yönetmeliğindeki gibi yeni bir ücret rejiminin getirildiğini belirten Safatlı şunları söyledi:

Hali hazırda aile hekimlerine ödenen ücretin yanı sıra “destek ödemesi” adı altında yeni bir ödeme kalemi getirilmiştir. Buna göre; halk sağlığının geliştirilmesi amaçlanarak tavan ücretinin yüzde 42 si oranında ödeme yapılacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla kısmi bir iyileştirme yapılmıştır. Ancak ihtar puanında belirtilen hususlar ile ilgili yönetmelikle düzenleme yapılamayacağına dair AYM kararına rağmen, bu ödeme yapılırken ihtar puan cetvelinde belirtilen ihtar puanı alanlara bir aydan üç aya kadar destek ödemesi yapılmayacağı hükmü getirilerek adeta bir fiile iki ceza mantığı işletilmiştir. Bu durum yargıya taşınacaktır.

Yönetmelik değişikliği ile tıpkı ek ödemede olduğu gibi teşvik ödemesi adı altında daha fazla çalışma karşılığında ilave ücret getirilmiştir. Günlük muayene sayısının 40’ın üzerine çıkması halinde tavan ücretin yüzde 10’u ile yüzde 42’si arasında teşvik ödemesi getirilmektedir. Böylece ne kadar çok hasta muayene edilirse o kadar çok ücret anlayışı getirilerek koruyucu sağlık hizmetlerinin yerine getirilmesinde zaman sorunu yaratmış olacaktır. Bu durum halk sağlığının geliştirilmesi anlayışına ve yönetmeliğin amacıyla da tezat oluşturduğu gibi birincil görevi koruyucu sağlık hizmeti olan ASM’lere de daha fazla muayene yapma baskısı getirecektir.

ASM işçileri faydalanamayacak

Aile hekimliklerinde gelirler biraz artsın diye muayene edilecek kişi sayısının 76 hasta üstüne çıkarılmak istendiğini ve mesai saatlerinin uzayacağını söyleyen Doktor Serhan Safatlı devamında şunlara değindi:

 Bu durum sağlık hizmetlerinin niteliğini düşüreceği gibi kölelik koşullarında çalışmayı arttıracaktır. Halkın ve sağlık emekçilerinin sağlığını hiçe sayan bu uygulamanın kabul edilebilir yanı yoktur. Yönetmelik değişikliği ile aile hekimlerine getirilen destek ödemesi oranı yüzde 42 iken aile sağlığı çalışanlarına bu oranın yüzde 3 olarak belirlenmesi yani ekip çalışanlarının ek ödemeleri arasında yüzde 39 oranında anormal bir fark olması ücrette adalet ilkesine aykırıdır. Dolayısıyla bu oranın mutlaka yükseltilmesi gerekmektedir. Kaldı ki yine ekibin bir parçası olan ASM’ de çalışan işçileri ise bu ek ödemeden hiçbir şekilde yararlanamayacaktır. Bu ayrımcılığı kabullenmek mümkün değildir. Halihazırdaki uygulamada kayıtlı nüfus sayısına göre ödeme alan aile hekimlerinde, düşük nüfuslu yeni açılmış birim ile tam dolulukta olan birimlerdeki ele geçecek ücret farkı bu düzenleme ile iyice açılacağı aşikardır. Böylece eşitler arasındaki dengede bozularak, aile hekimliği sisteminde olumsuz tartışmalar artacaktır.

SES olarak döner sermaye ve ek ödemeye, teşvik anlayışına dayalı ödeme sistemi yerine tek kalemde, emekliliğe yansıyacak, insanca yaşamamıza yetecek, yoksulluk sınırı ve OECD ortalamaları düzeyinde bir ücret istemekteyiz. Ücret rejiminin gelir getirip getirmemeye, performansa, teşvike, katsayılara bağlanması, meslek gruplarının kendileri arasında ve diğer meslekler arasında gelir farkı yaratılması sağlık sisteminin sorunlarını çözmek yerine daha ciddi sorunlara yol açmaktadır ki son zamanda yapılan düzenlemeler kısa sürede sahada yarattığı sorunlar nedeniyle yeniden revize edilmektedir. Oysa biz sağlık emekçilerinin revizyona değil sağlığın finansman, organizasyon ve yönetim açısından koruyucu sağlık hizmetlerine odaklanarak yeniden inşa edilmesine ihtiyacımız olduğunu düşünmekteyiz. Sağlık emekçilerinin de diğer devlet memurları gibi uluslararası sözleşmelerden, insan hak ve hürriyetlerinden, çalışma haklarından, anayasal haklarından kaynaklı olarak gelir getirme koşuluna bağlanmadan gelirleri artırılmalıdır.

Emeklilikte insanca yaşamaya yetecek ücret mücadelelerinden hiçbir koşulda vazgeçmeyeceklerini bildiren Safatlı, “Temel taleplerimizi hayata geçirinceye kadar hukuk mücadelesi ve sendikal mücadeleyi sağlık emek ve meslek örgütleriyle birlikte ayrışmadan, dayanışmayla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Dilan Şahinbaş

 

AdminAdmin