YEREL
Giriş Tarihi : 12-06-2021 10:20   Güncelleme : 12-06-2021 10:20

Durum içler acısı

12 yıldır Arhavi’deki terminalde büfe işletmeciliği yapan Harika Gençyılmaz, pandemi sürecinde çektiği sıkıntılardan bahsetti.

Durum içler acısı

Pandemi sürecinin çok zor geçtiğini belirten Gençyılmaz, “Müşteri yok. Kira, elektrik, fatura ödemek artık çok daha zor bir hale geldi. Durumumuz içler acısı umarım bir an önce her şey eski haline döner. Arhavi ilk zamanlarda bizi hastalık konusunda çok etkilemedi ama sonradan dışarıdan gelen insanlar, hastalığı yayarak bulaştırdı. Ben bu süreçte tedbirlere uyarak çok dikkatli davrandım ve çok şükür hiç covide yakalanmadım. İki doz aşımı da oldum gayet sağlıklı bir durumdayım. Bizim bu dükkân dışında bir de tekel bayimiz vardı. İçkiden ötürü kapalı bir haldeydi bu yüzden maddi olarak çok zarar gördük ve ödemelerde zorlandık, eleman parası falan ödeyemeyecek bir hale geldik” diye konuştu.

Kamilet vadisinde bir yıldan fazla akan çamurdan bahseden Gençyılmaz, “Arhavi doğasıyla birlikte turizme açık bir yer. Bu yüzden HES projesi yapılmasaydı daha iyi olurdu. Doğayı katletmeyi kimse istemez. Ayrıca Marmara denizinde de bir salya söz konusu, Karadeniz’e de gelmiş durumda, salya ilerleyen günlerde bu bölgeye gelirse bununla ilgili bir projemiz bulunuyor. Cumhurbaşkanımız bu konu hakkında açıklama yaparak bir proje başlattı. Bütün bilim adamlarını bir araya getirerek büyük bir çalışma gerçekleştirecek. Belki de bu projeyle Karadeniz’i içine almadan kurtaracağız diye düşünüyorum. ÇAYKUR'un koymuş olduğu kota ve kontenjan kararının çay üreticileri tarafından protesto edilmesi hakkında konuşan Gençyılmaz, “Kota olmazsa tabi ki daha iyi olur. Çayı herkes üç, beş günde toplamak istiyor. Mesela eskiden 1 ay boyunca çay topladığımızı biliyoruz. Bu süreci bir aya yaysalar hiç kimse zorluk çekmeyecek” dedi.