YEREL
Giriş Tarihi : 05-06-2021 10:35   Güncelleme : 07-06-2021 10:52

Doğru beslenmek

Dilan Şahinbaş’ın sunduğu Artvinli TV’de yayınlanan ‘Söz Sizde’ programına Diyestisyen Çiğdem Küçük, konuk oldu.

Doğru beslenmek

Diyestisyen Çiğdem Küçük, doğru beslenme ve gençlerde ki beslenme bozukluğu hakkında açıklamalarda bulundu.

İşte programın detayları…

En sağlıklı ve en hızlı şekilde nasıl kilo verebiliriz diyerekten bir hedef koyuyoruz bu da insanlara haliyle cazip geliyor. Genelde müşteriler ben sağlıklı bir şekilde kilo vermek istiyorum ama hızlı olsun diyorlar. Kilolaları tek seferde almadığımız gibi tek seferde de verme gibi bir durumumuzda yok. Nasıl bir ayın içerisinde yirmi kilo aldım cümlesini kullanamıyorsak bir ayın içerisinde ütopik rakamlarda kilo vermeyi olayı da yok. En çok dikkat ettiğimiz şeylerden birisi yağ dan mı, sıvıdan mı yoksa kastan mı kaybettiğimize bakıyoruz. Benim danışanlarım da ki en büyük fark kişinin kilosunu da düşürüyoruz aynı zamanda yağdan da çok iyi bir şekilde verdiriyoruz. Bu da haliyle müşterilerimizin bedenen toparlanıp rakam olarak kafalarında kurdukları psikolojik sınırla beraber olmasa da bedenen incelmelerini ve tatmin olmalarını sağlıyor.

Beslenme düzeni oluşturulmalı

Doğru beslenmenin ne olduğunu ve nasıl doğru beslenebileceğini açıklayan Küçük, “İlk başta yapmamız gereken şey, beslenme düzeni oluşturmak. Bizim için en önemli olanı bu dur. Kendi standartlarımızda bizim en çok önerdiğimiz şey Akdeniz diyeti tarzında tüm besinlerden dengeli bir şekilde dağıtıp bu şekilde devam etmek. Mümkün olduğunca üç ana üç ara öğün ya da kısa aralıklarda sık sık beslenip az porsiyonlarda tüketmek. Bizim için yapmamız gereken en önemli şey yemek yiyorken tek bir besin üzerinden yememek. Herhangi bir besin komple çıkartarak bir beslenme düzeni oluşturulamaz. Her şeyden dengeli bir şekilde ve gerektiğince yiyerek diyet yapmamız önemli. Yediğimiz şeylerin porsiyonuna ve saatlerine dikkat etmeliyiz. Mesela akşam yemeği saat altıdan sonra kesinlikle kalmaması gereken bir öğündür. Akşam saat yedi ve sekizler vücudumuzun ve metabolizmamızın yavaşladığı zamanlardır. Bu yüzden ister istemez bizi kilo almaya sürekler. Erken bir kahvaltı ve akşam yemeği, gece sonrasında da basit bir öğünle günü bitirebilirler” dedi.

Temelimiz, mide hacmini küçültmektir

Yapılan tedavinin temelinde mide hacminin küçültülmesinin yattığını söyleyen Küçük, “Birçok kadın danışanımın bana “Diyet yapıyorum, kilo veriyorum ama hızlı bir şekilde yine alıyorum ve çatlaklarım oluşuyor” diyor. Bu durum diyet yaptım daha sonra her şeyi yiyebilirim görüşüyle alakalı bir şeydir. Kadınlarda daha çok basen ve bacak bölgesinde erkeklerde daha çok göbek bölgesinde en çok çatlakların, yırtıkların oluştuğu yerdir. Çünkü kişi diyetten sonra rehavete katılıyor ilk zamanlarda metabolizma da hızlandığı için yediklerinden kilo alma olayı da olmaz. Bizim temelimiz mide hacmini küçültmektir. Kişi sürekli yemek yiyerek mide hacmini büyütüyor. Bu süreçte tartı kontrolü de yapılmıyorsa tekrar hızlı bir kilo alır. Bu sefer derinin buna ne elastikiyet kalır ne de kendimizi toparlama fırsatı. Çatlaklar, selülitler yani istemediğimiz görüntüler tekrar başa dönmüş oluyor” ifadelerine yer verdi.

Gençlerde beslenme bozukluğu

Küçük, gençlerin erken yaşlarda başlayan beslenme bozukluğu hakkında açıklamalarda bulunarak, “Bunun başında hazıra alışkanlık ve hızlı tüketim yatıyor. İnsanlar kendilerine yemek yapma olayını tamamen kaldırmış gibiler. Dışarıdan yemek söylemek insanlara daha kolay geliyor. Bu tarz şeylerin sağlıklısını yapmak varken dışarıdan söylemek, gençlerimiz için pratik geliyor. Bu şekilde beslenme bozukluğuna doğru ilerliyor” dedi.