YEREL
Giriş Tarihi : 30-08-2021 10:49   Güncelleme : 30-08-2021 10:49

ÇUVALLADILAR

Kars’ta yüklediği atları Kırgızistan’a götürmek üzere yola çıkan ancak gümrükte yaşadığı sorun nedeniyle geri dönen tırın sürücüsü, dorsesindeki 38 at bulunan aracını Hopa’da bulunan tır parkına çekti.

ÇUVALLADILAR

Dorsede sıkışıklık ve açlık-susuzluktan birbirlerini ezen ve yaralayan hatta ölen atların vahim görüntüleri ile yurttaşların ihbarları üzerinde İlçe Tarım Müdürlüğü Birliği, İlçe Emniyet Müdürlüğü Hayvan Haklarından Sorumlu Birimi, Hayvan Koruma Dernek üyeleri ve yurttaşlarca bakım ve tedavi süreci başlandı.

Hopa’da yaşayan gönüllü yurttaş Alev Aktürk, ölüme terk edilen atların müdahale edilme sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

Başından beri bu sürecin içinde olan insanlardan biri olarak birkaç gözlemini paylaşmak istediğini dile getiren Aktürk, “Her şeyden önce bu vahim olay bir kez daha gösterdi ki 2021 Türkiye’sinde kurumlar; sosyal devlet nezdinde, görev, yetki, sorumluluk, hukuk, işleyiş olarak değil de kurumu oluşturan çalışanların çabası ile var olduğunu kanıtladı. Kurumlarında görevli genç memurlar, üstlerine doğru ve tam bilgileri aktararak, üstlerinin yanlış kararlara imza atmalarını engellediler. Yani herkes görevini hakkıyla yerine getirdi” dedi.

Bu can pazarında görebildiği bir diğer şeyin de veteriner hekimlerin, özelde çalışanlar olsun, kamuda çalışanlar olsun, birlikte canlar için ellerinden geleni yapmaları olduğunu ifade eden Aktürk, “Belki de ilk kez hepsi aynı ortamdaydılar ve hekimlikte rekabet değil dayanışmanın asıl olacağını bir kez daha gösterdiler. Bu mesele ‘hayvanseverlik’ gibi dar bir yerden tarif edilemez. Bu yaşadığımız kente sahip çıkmaktır. Aynı zamanda ülkeye, hukuka sahip çıkmaktır. Mazlumun yanında yer almaktır” diyerek maalesef örgütlü yapılan alana bir tas su bile taşımadıklarını ve gerçekliklerini gösterdiklerini vurguladı.

Örgütlü yapıların konu ile ilgilenmemeleri üzerine çuvalladıklarını aktaran Aktürk, “Umarım bundan sonraki sürecin takipçisi olmayı başarırlar. Evet bu mesele bir kentin yaşayışının parçasıdır. Hopa Sınır Kapısı olmakla gümrük işlerini takip eden firma sayısı azımsanmayacak bir rakamdır. Gümrüğe takılan bu can pazarı görüntüleri firmaların nasıl çalıştığı sorusunu da akla getiriyor. Bu işte para kazanılıyor, bu firmalarda Hopa’nın genç yaş grubu insanlar çalışıyor. Yanlışların altına sırf para kazanmak için imza vermek sadece ekonomik olarak güçlü ama yoz bir Hopa yaratıyor. Bu para kazanma hırsı, kentin değerlerini hızlı yok etme riski yaratır” dedi.

Aktürk açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi;

“Umutsuz ve karamsar değilim. Kaç gece o naif hayvanların gözlerinde ölüme dair vedayı okumuş olsam da bu canların hayatını kurtarmak için çabalayan kadınlar tanıdım. Karadeniz’in kadınlar… Bedenleri ve ruhlarıyla verdikleri emek, acıyı bal eyliyordu. Ve ben bir kez daha, bir kez daha inanarak söylüyorum Karadeniz kadın emeğiyle can buluyor. Öyleyse Karadeniz’i kadınları yönetsin.”