YEREL
Giriş Tarihi : 23-12-2021 19:54   Güncelleme : 23-12-2021 19:54

Çoruh’un Doğa/Üstü Hikayeleri

Çoruh’un Doğa/Üstü Hikayeleri

Cerattepe kitabıyla Cerattepe direnişine katkı koyan Mekânda Adalet Derneği bu kez de Çoruh Havzasında yaşananları tüm kamuoyu ile http://deretepe.org üzerinden paylaşarak, yaşam alanlarına yapılan müdahaleleri gösteriyor.

Mekanda Adalet Derneği’nin Çoruh Havzasında yaşananları tüm kamuoyu ile paylaşarak yaşam alanlarına yapılan müdahaleleri gösterdiğihttp://deretepe.org için düzenlenen tanıtım gününe Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, Dernek Sekreteri Bedrettin Kalın ve Dernek üyesi Hasan Yüksel katılım gösterdi.

Mekânda Adalet Derneği Çoruh Sınır Aşan Tahribat başlığı ile Durağanlaşan Çoruh’un Doğa/Üstü Hikayelerini http://deretepe.org üzerinden paylaşarak Çoruh Havzasında yaşananları tüm kamuoyuna sunmayı amaçlıyor.

Tanıtım gününde verilen bilgilerde şu ifadeler yer aldı:

“Dünyanın en hızlı akarsularından biri olan Çoruh ve ona ev sahipliği yapan havza bir süredir ciddi bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşümün merkezinde Çoruh Enerji Planı adında devasa bir altyapı programı yer almakta. Çoruh Enerji Planı kapsamında Çoruh Nehri üzerine (ana havzaya on, kollarına beş olmak üzere) tam on beş büyük baraj planlanmış. Kimisi bitmiş kimisi inşa ve planlama aşamasında olan bu barajlar ülke için enerji üretirken yapıldıkları yerdeki yerleşimleri ve tarım alanlarını sular altında bırakıyor, yerel iklimi değiştiriyor, doğal hayatı tehdit ediyor, coşkun bir akarsuyu uzun, ince, durgun bir göl hâline getiriyor.

Çoruh’un bu durgunlaşan hâlinin izini Mekanda Adalet Derneği (MAD) olarak Eylül 2019’da, sekiz gün boyunca, farklı disiplinlerden 10 kişilik bir araştırmacı topluluğuyla sürdük. Çoruh’u membasından mansabına kadar katetiğimiz, havza boyunca insan ve doğa hikâyeleri topladığımız bu saha çalışmasını uzmanlarla gerçekleştirdiğimiz söyleşiler ile zenginleştirdik. DereTepe.org’un bu kapsamlı havza çalışmasının, çevre adaleti mücadelesine ve doğa-üstü hikâye anlatıcılığına katkı sunacağını umuyoruz.

Ancak, malum, doğa siyasi sınırları tanımıyor. Bu bağlamda Çoruh sınıraşan bir ırmak. Çoruh’un Mescit Dağları’nda başladığı yolculuk Gürcistan’da sona eriyor. 438 kilometre uzunluğunda olan Çoruh, Gürcistan’da sadece 25 kilometre ilerliyor, dar vadilerden geniş bir deltaya bu kısa mesafede kavuşuyor. Gürcistan’daki Çoruh, yani Ch’orokhi (ჭოროხი), Çoruh Havzası’ndaki bu devasa dönüşümün neden şimdi gerçekleştiğinin de cevabını veriyor bize. Bahsi geçen 25 kilometre, 1989’a kadar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) sınırları içinde kalıyor. Güçlü komşusu ile arasını bozmak istemeyen Türkiye, aslında planlaması 1950’lere dayanan Çoruh Enerji Planı’nı ancak SSCB çöktükten sonra yürürlüğe koyabiliyor. Çoruh üzerindeki ilk baraj olan ve Gürcistan sınırına yürüme mesafesinde konumlandırılmış Muratlı Barajı’nın yapımına 1999 yılında başlanıyor. İki ülke arasında bu doğal ve tarihi geçiş noktası çok uzun süredir kullanım dışı. Çoruh’u sınırın öte yakasında takip etmek isteyenler, Muratlı Köyü’nün 2 kilometre ötesindeki Maradid Köyü’ne, Sarp Sınır Kapısı üzerinden 98 kilometre yol yaparak ulaşmak zorundalar. MAD olarak kat ettiğimiz bu yol bize sadece Çoruh’un devamlılığını kanıtlamakla kalmadı, politik ekolojik süreçlerin ve çevre mücadelesinin de sınır tanımadığını gösterdi. Bu çalışmada Gürcistan’da Türk şirketleri tarafından inşa edilen barajları, bu barajların sınır köylerinde yarattığı rahatsızlığı, yerinden edilme süreçlerinin her iki ülkede de nasıl birbirine benzediğini konunun Gürcistan’daki muhataplarının ağzından duyacaksınız.”

Dilan Şahinbaş