YEREL
Giriş Tarihi : 21-05-2021 11:30   Güncelleme : 21-05-2021 11:30

Çocuklar el üstünde tutulmalıdır

Dilan Şahinbaş’ın sunumuyla Artvinli TV’de yayınlanan “Söz Sizde” programına Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Doktoru Ediz Edeer konuk oldu.

Çocuklar el üstünde tutulmalıdır

Edeer, programda Artvin’de doktorluk yapmanın avantaj ve dezavantajlarından, Biorezonans yönteminden ve doktorluk hayatından bahsetti.

İşte programın detayları…

Çocuklar el üstünde tutulmalıdır

Kendini tanıtan Ereer, “Çocuk sağlığı hastalıkları uzmanıyım, Artvin’le tanışmam zorunlu hizmetle oldu. Normal uzmanlığımı aldıktan sonra zorunlu hizmet kurasıyla buraya geldim. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı olarak Artvin Devlet Hastanesin de iki buçuk yıl zorunlu hizmet yaptım. Daha sonra Artvin’in hem ihtiyacını karşılayabilmek hem de kendi ideallerimi yerine getirebilmek için burada muayene açtım. Şu anda Artvin’de hizmet vermeye devam ediyorum. Önceden pratisyen doktorluk yaptım. Ve Aile Hekimliği Uzmanlığında iki yıl çalıştım. Her yaş grubundaki insanlarla ilgilenip hizmet verdim. Bana çocuklar bu konuda biraz daha masum geliyor. Çünkü verdiğimiz tedaviler bakımından aileleri onlara daha çok özen gösteriyorlar. Herkesin çocuğu kendine göre kıymetli, geleceğe tek yatırım yaptığımız şeyler çocuklarımız aslında. Kıymetli olan bir şeye bakmak bana göre daha değerli geliyor. Ben bile yaşımı, kendi sağlığımı göz ardı edebiliyorum ama söz konusu çocuklar olduğu zaman onları göz ardı etmiyorum, hep el üstünde tutuyorum.” İfadelerine yer verdi.

İnsanların kafasında soru işaretleri kalmıyor

Bir doktor için Artvin’de bulunmanın avantaj ve dezavantajlarından bahseden Edeer, “Artvin gibi güzel ve küçük bir toplumda yaşamayı zaten istiyordum. Böyle bir imkânda gelince isteklerimden birini gerçekleştirmiş oldum. Ayrıca muayene açmak istiyordum çünkü Devlet Hastanesinde çalışırken çok yoğun çalışıyordum. 2 dakika da bir hasta bakıyordum. Bir hengâme koşturma içerisindeydim. Ve hastalara yeterli ilgi göstermediğimi düşünüyordum. Çünkü hastalarla konuşuyorum fakat beni ne kadar anladıklarını bende anlayamıyordum. Hem idealimi gerçekleştirmek için muayenemi açmak hem de rahat ve güzel bir şekilde hastalarımla konuşabilmek için bir ortam yaratmak istedim. Bu da benim için bir avantaj oldu. İnsanlar kendisinin dişi ağrıdığında veya ateşi çıktığında sabaha kadar bekleyebiliyorlar fakat konu çocuk olduğu zaman telaşlanıyorlar. Ebeveynler de doğal olarak konuyu bilen bir uzmana danışmak ve ulaşmak istiyor. Bunu Devlet Hastanesinde yaşadım. Gündüz çalışıyordum fakat gece için hastalara numaralarımı veremiyordum. Fakat şu an muayene açtığımız ve özel bir hizmet sunduğumuz için insanlar istedikleri zaman bana ulaşabiliyorlar. Ulaştıkları zaman onlarda mutlu oluyorlar çünkü kafalarında ya ulaşamazsam ya gidemezsem, istediğim gibi tedavi olamazsam diye soru işaretleri kalmıyor. Ben Devlet Hastanesin de çalışırken tedavi sürecinde aksaklıklar olabiliyor, hasta yanlış anlayabiliyor, düzgün bir şekilde tedavi verilemeyebiliyor ya da tedavi süreci içerisinde değişiklikler yapmak gerekiyordu.” Dedi.

Önemli olan sayılar değil

Biorezonans yöntemi hakkında bilgilendirmelerde bulunan Edeer, “Artık muayenemi açtığım için tedaviyi daha düzgün bir şekilde uygulama fırsatı bulabiliyorum. Biorezonans denen bir yöntemle normal var olan hastalıklara destek tedavisi yapıyorum. Bu yöntemi Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgesinde kullanan benden başka kimse yok. Özellikle Almanya ve Rusya’da çok yaygın kullanılıyor. Yurt dışındaki ülkelerin bizdeki Devlet Hastaneleri gibi ödeme kapsamında olan tedavi ve tedaviye destek yöntemleri var. Bizde de Batıda, Ege ve Marmara bölgesinde çok kullanılıyor. Ama bahsettiğim bölgelerde ise bir tek ben varım. Bu yöntem dediğim gibi destek tedavisidir ve hangi konu ele alınırsa o konuda destek olmaya çalışılır. Kişiler aldıkları konuyla ister bağımlılık tedavisinde ister ağrılık tedavisinde ister alerjik tedavisinde bu yöntemi kullanabilir. Destek tedavisini getirme amacım ise bazı konularda yetersiz kalabiliyoruz. Bilgisel olarak değil, bir şey olduğunu biliyorum ama onu medikal olarak tedavi edemiyorum. Bilginin yanında bir şeyler daha gerekiyor. Bu tedavinin özellikle çocuklardaki alerji konusundaki başarısı çok yüksek. Zaten bu yüzden getirdim. Sadece buradaki verilerle değil yurt dışında Almanya’nın ve Rusya’nın yaptığı kendi yayınlarında yapılan medikal yayınlarda da bu veriyi gösteriyor. Onlar bu tedavi yöntemini 50 yıldır kullanıyor. Biz de yavaş yavaş kendi verilerimizi oluşturmaya başlıyoruz. Kendi yaptığım klinikteki verilerde %90’nın üzerinde bir başarı var. Bence bu sayı göz ardı edilemeyecek bir başarıdır. Fakat bizim için sayılar değil kişinin mutlu olması ve hastalığından kurtulması önemlidir. Bu yöntem bir kişiye bile dokunabiliyorsa bu beni çok mutlu eder.” Diye konuştu.