YEREL
Giriş Tarihi : 06-07-2021 11:51   Güncelleme : 06-07-2021 11:51

CHP Sinop Milletvekili Karadeniz’den Artvin’e ziyaret

CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz'in, Hopa'dan Samandağ'a kadar deniz kıyılarını gemiyle ziyaret ederek, balıkçıların sorunlarını dinliyor.

CHP Sinop Milletvekili Karadeniz’den Artvin’e ziyaret

Milletvekili Karadeniz’in 55 günlük sürecek programı Artvin Borçka baraj gölünde somon balığı üretimi tesisini ziyaret ederek balıkçıların sorunlarını dinlemesiyle başladı.

Programda CHP Artvin İl Başkanı Ahmet Biber, Hopa Belediye Başkanı Taner Ekmekçi, Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, Hopa İlçe Başkanı Şükrü Aydemir, Borçka İlçe Başkanı Vehbi Yılmaz, Şavşat İlçe Başkanı İmran Kayaoğlu yer aldı.

Barış Karadeniz, Kuzuoğlu Alabalık Tesisi müdürü Adalet Yeğen ve tesisin su ürünleri mühendisi Cavit Ergüven’den balıkçılık faaliyetlerini ve sorunlarını dinledi.

“Türkiye dışa bağımlılığı kaldırmak zorundadır”

Milletvekili Karadeniz, Artvin Hopa’dan İskenderun Samandağ’a kadar bir tur başlattıklarını ifade ederek bütün ılman şehirlere girip Türkiye’deki balıkçıları ve üreticileri ziyaret edecekleri 55 gün sürecek bir program düzenlediklerini programın sonucunda da bir rapor yazacaklarını söyledi. 

Karadeniz, “Türkiye’deki bütün dertleri ve çözüm önerilerini dinleyerek bir rapora dönüştüreceğiz. Denize az bir kıyısı olan birçok ülkede Denizcilik ve Balıkçılık Bakanlığı var. Bizim ülkede neden olmasın dedik. Bununla ilgili alt yapıları ve bilgileri toplayarak bir rapora dönüştüreceğiz. Avrupa’da somon balığı derken Türkiye’de de alabalığı somon balığı yaptık. Türkiye olarak bunu uzak doğuya ihracat ediyorduk. Uzak doğuya ihracat ettiğimiz somon kırmızıdır, bizlerde yemlere kırmızı pigment verecek bazı maddeler kullanarak alabalığı kırmızıya çevirdik. Lezzet bakımından daha lezzetli bir pozisyona geldi. Çünkü Türkiye balık unu, balık yağı hammaddelerinin bol bulunduğu bir ülkedir. Türkiye’de ihracat edebildiğimiz tek canlı ürün deniz ürünleridir. Bizden Balığı alıyorlar çünkü balıkta Avrupa Birliği kotaları yasalarına göre işleme fabrikası, yetiştiriciler gibi herkesle uyumluluk sağladığımız için direkt ihracat edilebiliyor. Elektrik maliyeti düşürülmediği için üreticiler tıkanıyor. Ayrıca yem maliyetleri de arttı çünkü devamlı balık unu, balık yağı tüketiliyor. Bu maliyetlerin hepsini biliyoruz ve hepsiyle ilgili çalışmalarımız var. Özellikle yem ve elektrik konusunda Türkiye dışa bağımlılığı kaldırmak zorundadır. Bunları çözebildiğimiz noktada üreticinin eli rahatlayacaktır. Özellikle enerji konusunda üreticiye destek, teşvik verilmesi gerekiyor. Üreticiler hep kendi çabalarıyla kendi buldukları yöntemlerle bir yerlere kadar gelebilmişlerdir” dedi. 

“En büyük sıkıntı elektrik”

Kuzuoğlu Alabalık Tesisi Müdürü Adalet Yeğen, en büyük sıkıntısının sık sık elektriklerin kesilmesi olduğunu söyleyerek “Bu kesintiler bizim çalışmamızı engelliyor. Hafta da 2 gün elektrik kesintisi oluyor. Sıkıntılarımızı dile getirdiğimizde bizim elimizden bir şey gelmiyor diyorlar alt yapıya önem vermedikten sonra tabi ki ellerinden bir şey gelmez. Geçenlerde hasat yapacaktım fakat zifiri karanlıkta kaldım. Jeneratör kifayet etmiyor. Buz makinamız çalışmıyor ki buz makinamız olmazsa olmazlarımızdandır. Elektrik olmayınca fabrikadan bize tırla buz getiriliyor. Bu sorunu defalarca dile getirdik” ifadelerine yer verdi.

“İş kapıları açıldı”

Tesisin su ürünleri mühendisi Cavit Ergüven, su ürünleri sektöründen mezun olanlar iş bulamadığı için başka sektörlere yöneldiklerinden bahsederek, “Mühendis var ama bu sektörde çalışmayı istemiyorlar. Bu hayatta hiçbir şey kolay değil ama biraz sabredip dişlerini sıksalar bu sektörde çok güzel yerlere gelebilirler. Eğer sahada personel çalıştırılacaksa öncelikle o personele yaptırılacak işi öncelikle sizin iyi yapmanız lazım ki bir sıkıntı yaşanmasın. Bütün işi A’dan Z’ye bilmeniz gerekiyor bunun içinde en az iki sene fabrikada, çiftlikte çalışmak gerekiyor. Geçen sene her çiftliğin bir tesisi ve bir adet mühendise ihtiyacı vardır diye bir yasa getirdiler. Aynı zamanda işleme fabrikalarının gıda mühendisi, veteriner gibi mesleklerin fabrika müdürü olabilmeleri için su ürünleri mühendisi olmak zorundadır diye bir şart getirdiler. Bunlardan sonra mühendislik ihtiyacında patlama yaşandı ve iş kapıları açıldı. Bir diğer sorundan bahsetmem gerekirse Artvin’de dökülen çöplerle alakalı çok büyük problemler var. Barajda bulamayacağınız bir şey yok bütün çöpleri baraja atıyorlar. Ayda bir kafeslerin etrafını temizlemek zorunda kalıyoruz. Aldığımız bu çöpleri Artvin Valiliği bizden almıyor. Kendimiz bertaraf ediyoruz. Gelip bakıyorlar üstten çöp görmüyoruz diyorlar ama çöpler kafeslerin arasında birikiyor. Çöplerden ötürü çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz” diye konuştu.

Kemalpaşa programına Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan, CHP eski Milletvekili Metin Arif Ağaoğlu Kemalpaşa Belediye Başkanı Ergül Akçiçek ve CHP Kemalpaşa ilçe başkanı Taner Çakır ve Arhavi Belediye Başkanı Vasfi Kurdoğlu katıldı.

“Bu konunun mecliste gündeme getirilmesini istiyoruz”

Balıkçı İlhan Karayar, Karadeniz’in Sarp Köyünde iki tane vetet olduğunu bütün balıkçılar olarak vetetlere baktıklarını ve o sınıra yaklaşmadıklarını ifade ederek, “Tarım Müdürlüğüne bağlıyız. Üretim yaptığımız yerde bütün balıkçı arkadaşların avlanma ruhsatları olduğu halde Tarım Bakanlığına sorulmadan burası yasak bir hale geldi. İkinci bir yakalanmamda ruhsatım iptal olacaktır bu yüzden denize çıkmıyorum. Tarım Bakanlığına dilekçe verdim. Gelen dilekçe de bu sorun not alınmıştır diyor fakat bizi kaile aldıklarını düşünmüyorum. Mecliste bu konunun gündeme getirilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Balıkçı Ömer Karayar, sahil güvenlik komutanlığının istediğine ceza yazarım istediğime yazmam diye herkese ayrı ayrı bir muamele yaptığını söyleyerek, “Buradan gidiyorlar partiye telefon ediyorlar. Partiden de Kaymakamlığa ediyorlar. Burada ceza yedikten bir gün sonra Trabzon’dan iki helikopterle geldiler ceza kişi başına 2700 TL idi. Trabzon’dan buraya helikopter kaldırıyorlar bu devlete yazık değil mi, biz zaten yasaksa şamandıra ve ışıklandırma koyun biz ona göre kurmayalım diyoruz. Bot komutanına bu durumu ilettik onlarda bize hak vererek ışıkların konulması gerektiğini söyledi. Hak veriyorlarsa niye ceza kesiyorlar anlamış değilim” diye konuştu.

Balıkçı Metin Ersoy, ceza verildiğinden beri denize gidemediğini ve ruhsatına, malına, ağınael konulduğunu ifade ederek, “Bunların yanında can güvenliğimden de şüphe duyduğum için denize gitmiyorum.  Bize ceza kesildiği günün ikinci günü Artvin su ürünlerinden Cemil Bey geldi. Cemil beye durumu açıkladık, denizde şamandıramız yok diye ceza kestiler dedik. Bize kayadan öteye geçmeyin dediler ve geçmedik. Nisan ayından bu yana avlanamıyoruz ve denize çıkamıyoruz. Geçimimiz balıkçılıktır çok zorumdayız” dedi.

“Hep beraber bu sorumluluğu üstlenmeliyiz”     

Balıkçıların sorunlarını dinledikten sonra açıklamalar yapan Karadeniz, bazı keyfi uygulamalar yapıldığını söyleyerek “Bu sorunların hepsini not aldım. Hep beraber bu sorumluluğu üstlenmeliyiz. Burada 55 tane üye 40 tane balıkçı varsa ve evlerine ekmek görüyorlarsa bu sorunun bir an önce çözülmesi lazım. Sahil güvenlik ziyaretimizde de kısaca bu durumdan bahsedeceğim. Başka bir konudan bahsedecek olursam Marmara’da avcılığın yasaklanacağı söylendi. Hiç görünmemiş balıklar bizim orada da görülüyor. Sular ısınmaya başladı. Denizdeki balığın ihtiyacı oksijen, temizlik ve sıcaklıktır. Sıcaklık yükselmeye başladığı zaman Ege’nin balığı yakında Karadeniz’e gelecektir. Balığın geçtiği yer olan boğazı doğru düzgün kontrol edemezsek bizim buradaki balıkçılar sınıfta kalır” diye konuştu.