YEREL
Giriş Tarihi : 21-11-2021 11:32   Güncelleme : 21-11-2021 11:32

Cevap verir misiniz bakanım

Cevap verir misiniz bakanım

Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Disiplin Kurulu Başkanı Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kurumların 2022 yılı bütçeleri görüşmelerinde konuşma gerçekleştirdi.

Milletvekili Bayraktutan TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı kurumların 2022 yılı bütçeleri görüşmelerinde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

“Sayın Bakanım sunumuna bakınca on dokuzuncu sayfada aynen şöyle bir ibare var; diyor ki TSK'nın şanlı üniformasını hiçbir hainin taşımasına asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Bu temenniye katılmak isterim. Yani bu temenninin altına imza atmak isteriz. Değerli Bakan hemen altında da 15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren FETÖ paralel devlet yapılanması bağlantısı nedeniyle TSK'den bugüne kadar dokuz bin yüz seksen beşi bakan onaylı olmak üzere yirmi dört bin yüz yirmi altı kişi ihraç edilmiş ve bunların yüz ellisi general, on bin dört yüz seksen altısı subay, on bin on bir bin yedi yüz doksan beşi astsubay, bin iki yüz yetmiş iki uzman er baş sözleşmeli, dört yüz yirmi üçü devlet memuru ve işçi. Bana göre bu alttaki ibare üstteki açıklama ile çelişiyor Sayın Bakan. Niye çelişiyor? Bu kişiler uzun yıllar FETÖ kimliklerini gizleyerek Türk Silahlı Kuvvetlerinin üniformasını taşımışlar.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde general olabilmek için yirmi altı, yirmi yedi yıllık bir süre geçmesi gerekiyor, subay için de on beş, yirmi yıllık bir süre geçmesi gerekiyor. Bu konuda bir problem var. Bu konuda sorumlu olanlar var. Mustafa Kemal'in ordusunu bir avuç FETÖ'cüye nasıl teslim ettik? Niye teslim ettik? 30 Ekim 2014 tarihli Milli Güvenlik Kurulu'nda alınmış olan FETÖ'nün bir silahlı terör örgütü olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti için bir tehlike olduğu kararını görmeyenler, Türk Silahlı Kuvvetleri'ndeki bu yapılanmaya izin verenler bu konuda sorumlu değil midirler bunu size soruyorum.

Biz o akşam, 15 Temmuz akşamı bu parlamentoya gelen ilk milletvekillerindeniz. Yani o darbe girişimi olduğu zaman ilk üç milletvekilinden biriyim o parlamentoya gelen. Bu ordu Mustafa Kemal'in ordusudur. Bunu herkes böyle bilmelidir. Ama ne yazık ki bu ordunun içerisinde birtakım yapılar ve 150 general, 31 Ağustos tarihi itibariyle ordunun yapısına baktığımızda iki yüz altmış altı general ve amiral olduğu söyleniyor. Bu ne demektir? Demek ki neredeyse yüzde altmış yüzde yetmişle alakalı bir ordunun komuta kontrol merkezini ele geçiren bir yapı var. Bununla alakalı bir sorumluluk mevki yok mudur? Bu anlamda sizleri düşünmeye davet ediyorum ve sorumluluklarla olanlardan alakalı uyarılarımı yapmak istiyorum.

Bunun dışında bu açıdan halihazırda görevde olanlardan devam eden soruşturma, kovuşturması devam edenler kaç kişidir ihraçların dışında? Bunları öğrenmek istiyorum. Yani Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bu şekilde devam eden FETÖ'yle iltisaklı olan soruşturması, kovuşturması devam eden personel var mıdır, yok mudur? Şu anda yoksa bilmiyoruz veya siz açıklasın Sayın Bakanım.

Yaş kararıyla kadrosuz gelinerek emekli edilen ve adeta EYT'li duruma düşen emekli ikramiyesi ve maaş dahi alamayan en az iki üç sene albaylarının durumuyla alakalı bir çalışma var mıdır? Bu konuda gerçekten ciddi bir talep vardır. Bu konuda tatmin edici bir yanıt bekliyor Sayın Bakan.

Kadrosuzluktan emekli ettiğiniz esnada TSK'de kaç albay kadrosu vardı? Mevcut albay sayısı neydi? Albayların mevcudu fazla olduğu için mi yoksa başka saiklerle mi bu albayları emekli ettiniz? Bu konuda Sayın Bakan sizin zaten bir somut bir yanıt bekliyoruz.

Şimdi biz geçen hafta içerisinde Milli Savunma Komisyonu olarak Eskişehir'de TEİ'nin tesislerini gezdik ve çok memnun olduk onu da ifade edeyim. Yani onları bu ülkenin milletvekili olarak gerçekten takdirle izledik. Şimdi orada şunu şöyle bir kaygı var. F35 programından çıkma nedeniyle dedik ki F35'le alakalı bir hazırlık yaptınız mı? F16’nın bakım ve onarımıyla alakalı ayrı bir birimleri var ve hazırız dediler F16 modeli konusunda. Eğer F35 programına girersek buna ilişkin bir hazırlığınız var mı dedik. Dediler ki bunu yapacak olan program ne yazık ki Amerika'da sadece. Bunun başka bir yerde yapılması mümkün değil. Bunu Sayın Bakan direkt size soruyorum. Yani bu doğru mudur, değil midir? Yani bu konudaki modernizasyonla alakalı F35 programına girersek bu ne olabilecektir diye.

Bir de görüyoruz ki bir tarafta çöpe attığımız depoda bekleyen 2 buçuk milyar dolarla alakalı paranın dışında hava savunma sistemiyle alakalı S400’lerle alakalı görülüyor ki bir bekleme süresi olan 2 buçuk milyar dolarlarla depolarda bekleyen bir durum var. Ama Amerika’da F35’lerle alakalı bize bir direnç gösteriyor. Bu konuda bir alternatifiniz var mıdır? Örneğin Ruslarla S57’ler konusunda görüşmeleriniz var mıdır? Türkiye 5’inci nesil savaş uçağı konusunda bu konudaki bir rekabette ve bir sıkıntı içerisinde midir?

Ayrıca Sayın Bakan geçenlerde Sayın Cumhurbaşkanı, Macaristan Başbakanı ile yaptığı görüşmede Yunanistan ile alakalı kaygılarını belirtti. Aynen şöyle dedi: ‘ABD üstlerini saya saya bitiremiyoruz Yunanistan’da. Adeta Yunanistan bir ABD üssü haline geldi.’ Bu konuşmanın ilk bağlamına baktığımız zaman evet bir antiemperyalist duruştur, ne güzel böyle bir tavır koydu dedirtiyor ama hemen arkasından da ‘Bizde yanlış bir ülke seçtiniz. Yanlış bir komşu seçtiniz.’ Sayın Erdoğan şunu ifade etti: Amerikan üstlerini orada kurmayın gelin Türkiye’de kurun. Bu konudaki düşünceniz nedir merak ediyorum, bu konuda bir kaygı var mıdır?

Makine kimyayla alakalı görüşmelerde de kaygılarımızı ileri sürmüştük. Sizin vermiş olduğunuz raporun içerisinde bu sunum da var. Diyorsunuz ki diğer kurumlara makine kimyadan geçenler olmuştur. Bu konudaki rakamsal tablo nedir? Makine kimyadan diğer kurumlara veya bakanlığın diğer bölümlerine kaç kişi geçmiştir veya siz bu konudaki anonim şirketlerle yasal düzenlemeden sonra bizim makine kimya olarak bu şekilde dışardan almış olduğumuz eleman sayısı kaçtır?

Özellikle hastaneler konusunda merak ettiğim bir konu var. Hastanesi olmayan ordu olur mu? Terörle mücadele eden bir ülkenin askerlerinin hastanesi yoksa bunu nasıl açıklayabiliriz? Bu konuda kamuoyunda yükselen tepkilerle alakalı tavrınız nedir?”

DİLAN ŞAHİNBAŞ