YEREL
Giriş Tarihi : 27-04-2021 10:58   Güncelleme : 27-04-2021 10:58

“Cenabı Allah’ı zikretmek öğüdünü tutmak ile olur”

Artvinli TV’de yayınlanan “Ramazan Sohbetleri” adlı programa İl Müftü Yardımcısı Numan Öztürk konuk oldu.

“Cenabı Allah’ı zikretmek öğüdünü tutmak ile olur”

İl Müftü Yardımcısı Numan Öztürk, programda zikir kavramının türlerini ve ne anlama geldiği hakkında konuştu.

İşte programın detayları…

Zikir’in ne olduğunu ve zikir deyince akla neler gelmesi gerektiğini açıklayan Öztürk, “Zikir denildiği zaman insanlarımızın kafasında sadece Allahutaala’nın ismini çekmek olmasın, zikir in Kuranı Kerimde birçok anlamı vardır. Zikir telaffuz, hırs ve muhafaza etmek ve nasihat almaktır. Aslında zikir in herhangi bir konuyu muhafaza etme manasından ziyade üzerinde derince düşünmek tefekkür, tezekkür etmektir.” İfadelerine yer verdi.

Dil ile yapılan ikrar din için yeterli olmuyor

Zikir kavramının çeşitliliği hakkında konuşan Öztürk, zikiri, beden, kalp ve din olarak üçe ayırabileceğini söyleyerek, “Peygamber Efendimiz din ile zikir in ölçüsünü vermiştir. Kalp ile de zikir in yapılması lazım çünkü İslam alimleri insanları ruh bedenden mütekkil bir varlık olarak düşünüyorlar. İnsanlar diliyle ben Müslümanım diyorsa fakat kalbiyle bunu tasdik etmiyorsa İslam dini bunu kabul edemez. İslam terminolojisinde bunun ismi “Münafık” oluyor. Çünkü dil ile yapılan ikrar din için yeterli olmuyor. Din ile kalbin bir bütünlüğü olması gerekiyor. Zikir in bir diğer anlamlarından birisi de namazdır. Cenabı Allah, Kuranı Kerimde namazın önemini anlatır, namaz fuhşiyat ve kötülüğü engeller. Kılmış olduğumuz namaz eğer fuhşiyat hiçbir şekilde veya tam anlamıyla önleyemiyorsa biz onu dilimiz ile zikretmiş ama kalbimize, bedenimize ve ruhumuza indirememiş oluyoruz. Bu yönüyle dilin kalp ile uyuşması ve beraber gitmesi lazım ki hem istifade edilsin hem de yapılan ibadet tesirli olsun. Eğer biz bu zikirleri Allah yolunda yürütebilirsek, ellerimiz Allah yolunda çalışırsa, gözlerimiz Allah için hareket ederse, dilimiz Allah için doğruyu söylerse, kulağımız Allah için doğruyu işitip, işittiğini diliyle zikreder ise ibadetimizi tam anlamıyla tesir etmiş oluruz.” Dedi.

Yapmış olduğumuz ibadetlerden lezzet almaya başlayın

İnanan ve iman eden insanlara tavsiyem, yapmış olduğumuz ibadetlerden lezzet almaya başlayın. Lezzet aldığınız vakit ibadetin tadı, lezzeti olduğu zaman, yapacak olduğumuz ibadeti rahat bir şekilde yaparız. Hem de yapmış olduğumuz ibadetler dünya hayatında bize faydalı olur. Ayeti kelimede namaz kılmanın önemi anlatıldıktan sonra fuhşiyat yasaklayacağı ifade edilmiştir. Bir insan çekmiş olduğu tesbihatı kalbine indirmedikten sonra onun ehemmiyetini kavrayamadığını söyleyebiliriz.  Rutin bir harekete dönüşmüş azalar, rükûya gittiği zaman veya kıraat ettiği zaman alışmış bir şekilde gidiyor yani ruhuyla ve kalbiyle beraber ibadet yapma alışkanlığı yavaş yavaş kaybolmaya yüz tutmuş bir hal almıştır. Peygamberimiz diyor ki; “Bu dünyada nice namaz kılan ve tesbih yapanlara bir de ahirette bakarsınız ki ellerine hiçbir şey geçmez.”

Cenabı Allah’ı zikretmek öğüdünü tutmak ile olur

Cenabı Allah’ı zikretmek öğüdünü tutmak ile olur. Cenabı Allah, Kuranı Kerimin bir öğüt ve zikir olduğunu bu öğüdü alanların ahirette rahat edebileceğini ve mutlu olacağını bildirmektedir. Aksi takdirde Cenabı Allah’ın öğüdünü unutanlar Allah-ı Teala’nın öğüdünü unuttuklarından dolayı çok pişman ve mağdur olacaklardır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmaktadır; “İnsan Cenabı Allah’a ibadet veya itaat ediyorsa o bizatihi Cenabı Allah’ı zikrediyor demektir.”