YEREL
Giriş Tarihi : 22-01-2022 11:42   Güncelleme : 22-01-2022 11:42

Çabam müşterimi olabildiğince memnun etmek

Çabam müşterimi olabildiğince memnun etmek

Dövme Sanatçısı Turgay Önçeken, “Önemli olan müşteriyi memnun edebilmek bunu da iyi bir şekilde yaptığımı düşünüyorum.”

Resmi Kayıtlarda Artvin de tek dövmeci olduğunu belirten Dövme Sanatçısı Turgay Önçeken, “Ben İnanıyordum gayet de güzel oldu en azından Artvin’de de yok denilmeyecek sadece dövmecilik yapmıyorum duvar resimleri de var, kara kalem var bunların hepsini kendim yapıyorum ayrı ayrı yapan arkadaşlarımız tabii ki var diğer sanatçı arkadaşlarımız var ama hepsini toplu bir şekilde yapıyorum ben gayet de güzel oluyor dolu dolu geçiyor” diye konuştu.

Dövme yaptıracak olanlara karar verme noktasında uyarılarda bulunan Dövme Sanatçısı Turgay Önçeken, “İyi düşüp karar vermeliler. Müşteriye ben de söylüyorum Bir dövmeciye gittiğin zaman illa yaptıracağım psikolojisine girersin bu senin için daha büyük sorunlar teşkil eder çünkü ömür boyu taşıyacağın bir şey” dedi.

Bir hırs uğruna dövmecilik sanatına başladığını ifade eden Önçeken, “2017 senesi lisenin sonlarına doğru bu işe başladım.Normalde dövme sevmiyorum ama bir hırs uğruna, yapamazsın denilmesi üzerine bu sanata başladım. Öncesinde suni deriler üzerine denemeler yaptım ama eğitimsiz olmuyordu. Bayağı bir dövmeci gezdim, İstanbul'dan İzmir'den bizzat gitmek yerine buraya getirdim, ücretlerini verip yüz yüze bir eğitim aldık. Öncesinde tabii ki alışma evresi var, insan derisi hatayı kabul eden bir şey değil sonrasında değiştiremiyorsunuz.İlk başlarda zorlandım ama güzeldi, devamını da getiriyorum, 3 boyutlu çalışmalarvs de yapmaya başladım. 2 yıldır profesyonel olarak diğer dönemlerime göre daha gerçekçi, daha iyi sonuçlar aldığımı söyleyebilirim. İnsanlarda bu kanaatte.Değişik makineler getiriyoruz, bu etkiliyor, her makine ile aynı sonucu alamıyorsun. Biraz kaliteli ürünler kullanmak zorundasınız ki iyi sonuç alabilirsiniz” şeklinde konuştu.

Önemli olan müşteriyi memnun edebilmek, bunu da iyi bir şekilde yaptığını söyleyen Önçeken, “Dövmenin klasik bir makinesi var dövme iğnesi, iğne uçları bunların hepsi kişiye özel. Kişiye özel en az 6-7 tane dövme aparatını değiştirmek zorundayız ki hijyenik bir çalışma olsun. Dövme yapılan yer çok kolay enfeksiyonkapma sorunu var.Aynı iğneyi kesinlikle kullanmıyoruz, bu çok önemli. Sağlık çıkışlıyım biraz hâkimin konulara. İnsan derisi bu, hata kabul etmiyor. Burada bakım aşamalarını anlatıyorum, temizliğini anlatıyorum zaten yazılı sözleşme imzalatıyorum, başta bir defa sözlü, iki defa da yazılı olarak imza attırıyorum,okudum anladım olarak kendi rızamla kabul ediyorum diye imza attırıyorum. Sonrasında tabii sıkıntılar oluyor ya enfeksiyon kaptırıyor, dövmeciden kaynaklı diyor.Ben burada aşamalarını söylüyorum bunu çok yaşadım hastaneye, polise şikâyet eden oldu.Dövmenin bakımını düzgün yapmıyor, sürekli kaşıyor. Dövmenin yapıldığı yer ne de olsa bir yara olduğu için iyileşme sürecindekaşınıyor, bunu yapmaması gerekiyor.

Daha önce burada dövmeciler vardı ama seyyar şekilde çalışıyorlardı.Ben de seyyar dövmecilik yaptım 1 sene o kadar. Ama dövmeci dükkânı açtıktan sonra, şu anda belgesi var, ruhsatı vesaire var, iş resmi oluyor. Örnek veriyorum üniversite öğrencileri inanmıyor Artvin'de dövmeci olduğuna çünkü küçük bir şehir beklenti fazla değil.Burada bir şey beklemiyorlar.İlk dövmeci dükkân açtığımda insanlar çok değişik bakış açıları ile baktılar;ne iş yapıyorsun da dövmeci dükkân açıyorsun gibisinden ki ailem başta olmak üzere. Ben inanıyordum ve yaptım. Gayet de güzel oldu, en azından Artvin’de de yok denilmeyecek.Sadece dövmecilik yapmıyorum, duvar resimleri de var, kara kalem var bunların hepsinikendim yapıyorum. Hepsini toplu bir şekilde yapıyorum ben gayet de güzel oluyor dolu dolu geçiyor” ifadelerini kullandı.

Kendi yaptıklarını ve fikirlerini karşı tarafa anlatmanın önemeli olduğunu söyleyen Önçeken, “Kendimi olabildiğince geliştirmeye çalıştım, öyle de oldu.Birini yaparken gördüm ben neden yapamıyorum, benim ne eksiğim var diye üzerine çok durdumama sadece dövme eğitimi aldım, diğer çalışmalarımla ilgile hiçbir eğitim almadım.Yapmaya başladım, fotoğrafı görüyorum deniyorum ve yapıyorum.Olabildiğince de değiştirmeye çalışıyorum.Çok doğaçlama çalışıyorum. Örnek veriyorum çizgi çizebilir bir insan ama farklı açılardan çizmek kişiye kalmış bir şey, ben olabildiğince kendi yorumumu katarak kendime özgü yapmaya çalışıyorum. Beni klasiklik sarmıyor. Olağan dışı, farklı şeyler yapmak istiyorum.

Eleştiriye bir kere açık olmak zorundasınız, bir yerlere gelebilmek için. Her eleştiride içinize kapanırsanız bunun bir anlamı yok. Bunu dışarı açmak zorundayız, kendimizi göstermek istiyorsak, bir şeyler başarmak istiyorsak bunu herkese göstermeliyiz. Ben resim evde de çizerim kim görecek, hiç kimse, anlamı var mı, yok.

Özellikle İnstagram kullanıyorum, kendi reklamlarını yapıyorum orada.Olabildiğince fazla insan görsün diye, takip istekleri atıyoruz, müşteriler bizi paylaşıyor, onlardan görenler geliyor. Bunun etkisi daha fazla, böyle olması bizim için de iyi oluyor. Yaş konusunda asla bir sınırlamamız yok. Çoğunluk genç kesim alıyor ama benim burada 70 yaşında müşterim de vardı. Bence bunun yaşla bir alakası yok, 18 yaş altındaki çocuklara kesinlikle yapmıyoruz. 18 yaşından gün alıyorsa, ailesinden izin alıp yapabiliyoruz. Çünkü prosedürde yok. 18 yaşından büyükler kendi rızası ile yaptırıyor,bir sorunda oluşturmuyor.Sonrasında karşılıklı da bir sorun olmuyor böylelikle. Ama genellikle genç kesim oluyor bize gelenler.” sözlerini kullandı.

Kendilerine gelen her kişinin dövme yaptırmak zorunda olmadığını fikir alışverişinde bulunup sohbet bile edebildiklerini söyleyen Önçeken, “Müşterimi olabildiğince memnun etmek çabasındayım.Kişinin kendi fikri oluyor geldiğinde. Burada harmanlıyoruz, onu değiştiriyoruz, üstüne bir şeyler ekliyoruz.Genelde benim tasarımlarım üzerine çıkıyor buradan müşteri ama memnun çıkması benim için önemli.Burada en başta konuşuyoruz olabilir ya da olamaz durumunu.Bu çok önemli bir şey; açık açık konuşuyorum, yapamayacağım bir dövmeyi söylüyorum,olması gereken de bu diye düşünüyorum.

Her gelen dövme yaptırmak zorunda değil.Gelirsin, mekâna bakarsın, yaptığım çalışmalara bakarsın, beğenirsen ya da yapacağım çalışmayı beğeneceğini düşünüyorsan yaptırırsın. Şöyle bir algı var dövmeciye girdim illa bir dövme yaptırmak zorundayım.Böyle bir şey yok, buraya oturmaya da gelebilir müşteri.Gelsin sohbet edelim, fikrini danışsın, uyarsa uyar; uymazsa sorun değil. Zaten müşteriye ben de söylüyorum bir dövmeciye gittiğin zaman illa yaptıracağım psikolojisine girersen bu senin için daha büyük sorunlar teşkil eder çünkü ömür boyu taşıyacağın bir şey.

Öncelikle belli bir yaşa gelsinler, fikirler daha da önemli, sıkılmayacağı bir şey olmalı. Örnek veriyorum mesela benim vücudumda hiç dövme yok, dövmeciyim ama neden dövmem yok; çünkü ben çok kolay sıkılan biriyim.Müşterime söylüyorum bunu, sıkılmayacağın bir şey olsun ve anlamlı bir şey olsun ki bunu niye yaptırdım demesin sonrasında.

Bakımlarını anlatıyoruz, güzel bir şekilde hatta birkaç defa anlatıyorum, iyileşene kadar benimle iletişime geçmesi için de gerekli şeyleri yapıyorum, çünkü sürekli benden bir parça taşıyacak, benim bir imzamı taşıyacak. Olabildiğince iyi olmasını istiyorum. Kişinin herhangi bir sıkıntısı yoksa,alerjik durumu veya herhangi bir sağlık sıkıntısı yoksa dövme yapıyoruz. Öyle direkt her gelene dövme yapmıyorum. Bunu başta söyleyeyim.”

 

Dilan Şahinbaş