Yerel
Giriş Tarihi : 18-11-2022 12:09

“Bütçeden Emeğinin Karşılığını İstiyor!”

“Bütçeden Emeğinin Karşılığını İstiyor!”

TMMOB İl Temsilcisi Hakan Yavuz, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri devam eden 2023 Yılı Merkezi Bütçesi kapsamında, kamuda çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarının ücretlerine ilişkin talepleri içeren yazılı basın açıklaması yayınladı.

Yavuz’un açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi, 21 Ekim 2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmeye başlandı. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri devam eden Bütçe Teklifi, Aralık ayında TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek karara bağlanacak.

En geniş anlamıyla hükümetlerin sosyal sınıflara, toplumsal hak ve özgürlüklere ve demokrasiye ilişkin duruşlarının en çok somutlaştığı siyasal ve iktisadi bir belge niteliğinde olan Bütçe Kanunu, geçmiş yıllarda olduğu gibi toplumsal çıkarları gözetmeyen antidemokratik bir nitelikle hazırlanmıştır.

Bütçe hakkının eksiksiz kullanılabilmesi için, bütçe sürecinin her aşamasında (hazırlık, parlamentoya sunulması, parlamentonun izin ve onayından geçmesi ve parlamento tarafından denetlenmesi) halkın kendisinin ve örgütlü temsilcilerinin katılımının sağlanması, eleştiri ve görüşlerinin alınması gerekmektedir. Ne var ki bu yıl da, önceki bütçe dönemlerine benzer bir şekilde toplumsal katılım yok sayılmış ve bütçe hakkı ihlal edilmiştir.

2022-2024 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP) dolar kuru 2021’de 8,30 TL, 2022’de 9,27 TL, 2023’te 9,77 2024’te 10,27 olarak öngörülmüştü ancak büyük bir yanılma payı ile doların 19 TL’ye yaklaştığını görüyoruz. 2022 yılı dolar kuru öngörüsüne göre dolar %100 oranında ilave değer kazanmıştır. Son OVP’de ise 2022 beklentisi 9,27’den 16,62’ye yükseltildi. 2023 beklentisi 21,52, 2024 beklentisi ise 24,62’ye, 2025 yılı dolar kuru beklentisi ise 25,77 çıkarıldı.

10. Kalkınma Planı’nda 2023 için 25 bin dolar kişi başına milli gelir hedefi, 11. Kalkınma Planı’nda 12 bin 484 dolara; son OVP’de ise 10 bin 71 dolara indirildi. Yani 2013 yılında 12 bin 582 dolar olan kişi başına gelir düzeyine, 12 bin 91 dolar olarak tahmin edilen 2025’te bile ulaşılamayacak.

10. Kalkınma Planı’ndaki enflasyon hedefi tek haneli idi. 11. Kalkınma Planı’nda 2019-2023 yılları için öngörülen enflasyon hedefi de %5; 2022-2024 yıllarına ilişkin son OVP’de ise %7.6 olarak öngörülmekteydi. Bugün yayınladığı veriler tartışmalı olan TÜİK’e göre bile enflasyon %85,51 seviyesine gelmiştir.

İktidar ise bu acı tabloyu “orta vadeli programımızda önceki yıllarda olduğu gibi mali disiplinden asla taviz vermedik”, enflasyon için ise “faiz sebep enflasyon sonuç” diyerek açıkladı. İşte kamu çalışanları bu büyük yalanın altında kalarak ekonomik sorunlara ve enflasyona karşı yaşam mücadelesi veriyor.

Son 25 yılda kamuda çeşitli statülerde çalışan, emekliye ayrılan ve farklı ücretler alan mühendis, mimar ve şehir plancıları ekonomik ve sosyal hakları açısından oldukça ciddi bir satın alma gücü kaybına uğramışlardır. Söz konusu kamu görevlilerinin çalışırken aldıkları ücretlerin erimesinin yanı sıra emekliliklerine etki eden diğer hakları da diğer kamu görevlilerine göre oldukça düşük kalmıştır.

Diğer meslek sınıflarıyla aralarındaki eşitsizliklerin ve farklılıkların giderilmesi amacıyla kamuda çalışmış ve teknik hizmetler sınıfına dâhil mühendis, mimar ve şehir plancılarının çalışma hayatında ve emeklilik döneminde, haklarında iyileştirme yapılması için bütçe ayrılması bir zorunluluktur.

Bu kapsamda;

Ücretli kesimlerin omuzuna yıkılan vergi yükü hafifletilmeli, bütçe gelirleri büyük oranda kar, faiz ve servetin vergilendirilmesine dayanmalıdır. Kamu çalışanları ücretlerinde yapılan gelir vergisi dilimine bağlı mağduriyet giderilmelidir.

Her yıl, Mart ayından başlayarak tüm kamu görevlilerini kapsayan vergi dilimi zulmü yaşanmaktadır. Yıl sonuna kadar tüm kamu görevlileri, pozisyonlarına göre Mart ayından itibaren %15, % 20, %27’lik vergi dilimine girmektedir. %15’lik vergi diliminden %20’lik ya da %27’lik vergi dilimine giren memurlar vergi dilimi değişikliğinden dolayı yeni kayıplara uğramaktadır.

Son dönemlerde yaşanan ekonomik gelişmelere bağlı olarak çalışanlarımızın alım gücü düşmektedir. Çalışanlarımızın alım gücünü ancak ücret ve vergi politikaları yoluyla yükseltmek mümkündür. Ülkemizde vergi yükünün çalışanlarımızın omuzlarına yüklendiği de açık bir gerçektir.

Çalışma dönemlerinde ücreti oluşturan kalemlerden biri olan ek ödeme emekliliğe yansıtılmalıdır.

Aynı statüde yer aldıkları diğer meslek sınıfları ile aralarındaki eşitsizliklerin ve farklılıkların giderilmesi amacıyla kamuda çalışan ve teknik hizmetler sınıfına dahil mühendis, mimar ve şehir plancılarının 375 sayılı KHK’ye ekli (I) SAYILI CETVEL’de yer alan Uzman Tabip, Tabip ve Diş Hekimlerine sağlanan ek ödeme oranı baz alınarak, emeklilik haklarında da etkisi olan “ek ödemeler” oranlarında iyileştirme yapılması eşitsizliği ortadan kaldıracaktır.

Başmühendis, Başmimar, Mühendis, Mimar, Bölge Plancısı ve Şehir Plancılarının mali haklarında iyileştirme ancak %130 ile %150 olan Ek Ödeme oranlarının, %180 ile %200 seviyesine yükseltilmesi ve emekli keseneğine yansıtılması suretiyle mümkün olacaktır.

Her ne kadar çalışma dönemlerinde kamu çalışanı ücretini oluşturan kalemlerden biri olsa da asıl emeklilik dönemindeki emeklilik ücretinde etkisi olan ek gösterge yeniden düzenlenmelidir.

Kamuda çalışan mühendis, mimar, şehir plancıları ile ilgili olarak TBMM de kabul edilen ve Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanunun 2. Maddesine göre yapılan ek gösterge düzenlemesi çalışma hayatı ve emeklilik döneminde hiç bir katkı sağlamıyor.

Bu sebeplerle başta emekçiler olmak üzere halk için bütçe talebimizi yineliyoruz!

İnsan onuruna yakışır bir yaşam ve insanca yaşanacak bir ülke istiyoruz!”

Dilan Şahinbaş

Artvin'de HaberArtvin'de Haber