YEREL
Giriş Tarihi : 18-12-2021 15:53   Güncelleme : 18-12-2021 15:53

Bu ülke, bu halk bu işçi sınıfı satılık değildir

Bu ülke, bu halk bu işçi sınıfı satılık değildir

Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe Başkanı Olgun Gümrükçü Artvin emek ve Demokrasi Platformu’nun düzenlediği “Enflasyona, Pahalılığa, Zamlara ve Yoksulluğa Artık Yeter” eyleminde konuşma gerçekleştirdi.

Artvin Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından 18 Aralık Cumartesi günü gerçekleştirilen “Enflasyona, Pahalılığa, Zamlara ve Yoksulluğa Artık Yeter” eyleminde CHP Merkez İlçe Başkanı Olgun Gümrükçü de konuşma gerçekleştirdi. Gümrükçü yaptığı konuşmada “Bu ülke, bu halk, bu ülkenin işçi sınıfı satılık değildir. Uluslararası pazarlarda kelepire satılığa çıkarılacak şahsa ait bir mal değildir” dedi.

Başkan Gümrükçü’nün yaptığı konuşmada şu ifadeler yer aldı:

“Dertliyiz, evlerde, mutfaklarda yangın var, üreten biz çalışan biz yine de geçinemeyen bizler, emekçiler, çalışanlarız her gün zam haberleriyle uyanıyoruz. Bu gidişatı kabul etmiyoruz.

 İşsizlik, pahalılık, zamlar faturalar belimizi büküyor.

Ekonomik krizin ve pandeminin ağır yükünü taşıyoruz. Her sabah yeni zamlara uyanıyor, her gün yoksullaşıyoruz. Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz, bu ülkenin ekonomisini biz büyütüyoruz. Borçla yaşamaya çalışıyoruz.

Üstüne üstlük son günlerde Türk Lirası değer kaybettikçe, biz kaybediyoruz. Emeğimiz ucuzluyor, satın alma gücümüz azalıyor.

Ülkeyi yönetenler Türk Lirası'nın değer kaybetmesi ile övünüp buna "kurtuluş Savaşı” diyorlar. Oysa paramız değer kaybettikçe bu ülkede daha yoksul ve daha bağımlı hale geliyor.

Türkiye Avrupa'nın en düşük asgari ücretinde Arnavutluk ile yarışıyor. Türkiye'de asgari ücret artık ucuz emeğin sembolü olan Çin'den bile düşük.

Bunu bile isteyerek yapıyorlar. Amaçladıkları tam da bu. Türk Lirası'nın değer kaybettikçe ücretler azalacak, bu ülkenin işçileri en ucuz emek olarak dünyaya pazarlanacak.

Yok öyle yağma! Bu ülke, bu halk, bu ülkenin işçi sınıfı satılık değildir. Uluslararası pazarlarda kelepire satılığa çıkarılacak şahsa ait bir mal değildir.

Yabancı sermaye için, petrol prensleri ve kralları için, "kelepir emek kelepir memleket” diye tezgâh açanlara direneceğiz!

TL ucuzlasın, emek ucuzlasın, memleketin taşı toprağı ucuzlasın tezgâhını bozacağız.

İşte biz bu asgari ücret sürecindeki mücadelemizi sadece ekmeğimizi savunma mücadelesi olarak görmüyoruz. Bu sadece ekmeğimizi değil, aynı zamanda emeğimizi ve memleketimizi savunma mücadelesidir.

DİSK-AR dün 2022 asgari ücret raporunu yayımladı. Ülkemize asgari ücrete dair gerçekleri size kısaca bir kez daha özetlemek istiyorum.

Türkiye'de milyonlarca işçi asgari geçim için yetersiz olan asgari ücretle geçinmeye çalışırken, milyonlarca işçi asgari ücret dahi alamıyor. Kadınların dörtte biri asgari ücretin altında bir ücretle çalışıyor. Asgari ücretin %20 fazlası ve altında ücret alan işçilerin sayısı 10 milyona yaklaşıyor. Türkiye hızlı bir asgari ücretliler ülkesine dönüyor. Asgari ücret sembolik bir ücret değil ücret ortalama ücretini ifade ediyor.

Hani televizyonlara çıkıp ekonomi büyüyor, Türkiye büyüyor diyorlar ya. Ben size büyüyen şeyi söyleyeyim. Adaletsizlik büyüyor. Asgari ücret 1974'te kişi başına milli gelirin yüzde 81'i düzeyinde idi. 2021 yılında kişi başına milli gelirin yüzde 54'üne geriledi. Bu adaletsizliğe dur diyoruz: biz çalışıyoruz biz üretiyoruz, Türkiye büyüyorsa payımızı istiyoruz.

Toplumun en geniş kesimleri zamlar ve pahalılık altında ezilirken, kaynaklarımız iktidar eliyle zenginliğine zenginlik katanlar için harcanmaya devam ediyor.

Bu kaynaklar hayat pahalılığı karşısında giderek yoksullaşan halk için kullanılmalıdır. İktidar ve onun etrafında toplanan çıkar grupları için toplumun geleceği heba edilemez. Bir kişinin geleceğimizle ilgili aldığı kararlar ülkemizi yıkıma götürmektedir.

Türkiye'de asgari ücret tek bir işçi için hesaplanıyor. Oysa asgari ücret hesabında sadece isçinin kendisi değil, uluslararası standartlara uygun şekilde geçindirmekle yükümlü olduğu aile bireyleri de esas alınmalıdır.

Asgari ücret artışında yoksulluk sınırı da kriter olarak alınmalıdır. Bir hanede iki kişi çalıştığında en azından yoksulluk sınırı aşılmalıdır.

Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomi büyüme dikkate alındığında 2022 yılında asgari ücreti en az net 5.200 TL olmalıydı.

Tekrar ediyoruz. Bu sadece ekmek mücadelesi değildir emeğimizin ucuzlatılmasına yönelik bir mücadeledir. Bir memleket mücadelesidir.

Bu ülke, bu halk bu işçi sınıfı satılık değildir. Emeğimizi ve memleketimizi savunmak için omuz omuza! Demokrasinin, hukukun, adaletin egemen olduğu emeğin Türkiye'si için omuz omuza!

Yaşasın laik demokratik sosyal hukuk devleti. Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.”

Dilan Şahinbaş