YEREL
Giriş Tarihi : 15-06-2021 10:56   Güncelleme : 15-06-2021 10:56

“ BİZİM HERŞEYİMİZ ÇOCUKLARIMIZ “

Engelliler Meclis Başkanı Cemil Öngüner, bu haftaki özel yaşamlar programında yer aldı.

“ BİZİM HERŞEYİMİZ ÇOCUKLARIMIZ “

13 yıldır hayatını engelli bir birey olarak devam ettiren Öngüner, yanında en çok destekçisi eşi ile birlikte hayata nasıl tutunduklarına dair açıklamalarda bulundular. Hatice Nur Ersöz’ün ziyaret ettiği Öngüner, ailesi ziyaretten duydukları memnuniyeti de dile getirdi. Artvin Engelliler Meclis Başkanı Öngüner, “ 48 yaşında böyle bir duruma düştüm. Şu anda 61 yaşındayım öncelikle bu kazaya dair şunu diyebilirim bizim baba soyundan gelen bir damar problemi ve kalp problemi var. Bende doğal olarak bunlardan damar problemini ağır bir şekilde yaşadım. 2000 yılında baypas oldum ondan sonra bacaklarım ağrımaya başladı 2004 yılında ise emekli olmayı düşündüm fakat sürem dolmamıştı yani birkaç yıl daha çalışmam gerekiyordu. O dönemler Derinler barajında çalışıyordum tabii ağrılar artık dayanılmaz olunca emekli oldum 2 yıl sonrada bacaklarımı kaybettim. Ameliyatları ise baypası Ankara’da oldum bacaklarımın ameliyatını ise Bursa’da oldum “ dedi.

Neler değişti?

Öngüner, hayatına dair değişiklikleri şu şekilde anlattı “ herkes bir engelli adaylarından ziyade yaşamın içinde her şey var. Kanser olan 3 ayda ölüyor veya kanseri yeniyor yaşamına devam ediyor fakat bende böyle oldu ve 13 sene olacak hayatımı yine devam ettiriyorum.  Önemli olan ince nokta hayata pozitif bakmaktır. Çocuklarım var, torunlarım var bunlar beni yaşama bağlayan en önemli insanlardır mesela geçen yıl pandemi yasaklarında 2 ay dışarıya çıkarmayan torunum var ben çıkmıyorum sende çıkmayacaksın dedi. Ben onlar için yaşıyorum tabii ki hayata tutunacaksın ve ben yaşamayı seviyorum beni böyle düşünen ve yanımda olan bir ailem var hayata pozitif bakıyorum tabii ki engelimden dolayı bazı şeylerim kısıtlansa da ben bunları aşmasını bildim “ dedi.

Köye göre şehirde daha zor

Öngüner, şehirde yaşamanın köye göre zorluklarına şu ifadeler ile değindi “ şehre girdiğin zaman resmi kurumlara rahat giremiyorsun veya trafikten dolayı insan kalabalığından da kısıtlı alan kalıyor. Böyle durumda olanlar için ama köy gibi yerlerde zor olmuyor şehre oranla çünkü böyle yerlerde alan genişliğinden dolayı yolda ilerleyebiliyorum ve resmi kurumlara da daha kolay girebiliyorum. Emekli olduğumda ise durumumdan dolayı oturduğum için böyle durumda olanların kilo alması daha müsait oluyor tabii ben bunu ayarladım yani öğlene kadar uyuyorum sonra kahvaltı yapıyorum öğlen yemeği yemiyorum sadece akşam yemeği yiyorum ondan sonra ise hiçbir şey yemiyorum “ dedi.

En büyük tutku

Öngüner, en büyük tutkusunun fotoğraf çekmek olduğuna dair açıklamalarda bulundu “ köyün merkezi gibi bir yer var oraya gidiyorum ve insanlar gelince fotoğraf çekiliyoruz ayrıca fotoğraf çekmeyi çok seviyorum bu benim tutkum aynı zamanda bol bol kitap okuyorum. Ev müsait değil tabii çok kitap vermek zorunda kaldım bu yüzden çünkü kitapları düzenli koyabileceğim geniş bir alan yok ev müsait olsa bir kütüphanemin olmasını isterim onun dışında günlük yaşantımda resim, insan ilişkileri takıldığım konularda ise bazen üniversiteye gidip öğretmenlerden bilgi almak böyle geçiriyorum zamanımı

Çalışmalara yönelik

Öngüner, engelli çalışmalarına yönelik yapılan faaliyetler hakkında bilgi verdi “ şu anda Ankara’nın da konfederasyonunda gündeminde en önemli şey mecliste bulunan 2022 engelli aylıkları ile ilgili maaşlar var. Bununla ilgili ciddi çalışmalar yapılıyor toplantılar yapılıyor tabii pandemiden dolayı çok fazla bir şey yapılamıyor. Fakat bu durum meclise taşındı o konularda yoğunluklu çalışmalar var. Bunun yanı sıra biz bir oluşumu tamamlayamadık yani şu anda haziranda meclisi oluşturacaktık inşallah 20’sinde netleşecek çünkü pandemiden dolayı toplantı için gün verilmediğinden dolayı böyle sıkıntılarımız var. Aktif yurttaşlık hakkımız güzel bir proje son aşamasına gelmiştir Türkiye meclisini oluşturuyoruz daha aktif engellilerin alanlarda, sosyal hayatın çevresine taşımak için oluşturulan büyük bir proje umarım çok güzel şeyler olacak. Birde geçenlerde Artvin’de konusu geçen bir anne vardı onun kızı için verilen engelli maaşının kesilmesini anlayamıyorum 1500 lira bizim için çok büyük böyle aileler için özellikle gerçekten önemli bir miktar çünkü o kızın tüm masrafları bunun sayesinde karşılanıyordu. Babası her gün o kızı gezdirecek fakat adam ormanda çalışıyor çok zor durumda ve şartta mücadelesini veriyor ben bu duruma çok üzülüyorum o insandan aylığın kesilmesi kadar yanlış bir şey yok. Birde o çocuğun sosyalleşmesi için bir engelli merkezinin olması ne kadar önemli gidip gördüğün zaman bunu diyebiliyorsun “ ifadelerinden sonra Öngüner’in eşi Şengül Öngüner, yaşadıkları hayata dair açıklamalarda bulundu.

Şengül, “biz 34 yıldır evliyiz ve 3 tane çocuğumuz var bizleri seven yanımızda olan evlatlarımız var bu bizim için çok güzel motive eden bir durum. Mutlu bir evliliğin sırrı birbirimizi anlamak ve sevgiden geçiyordu böylece hayatımıza devam ediyoruz. Benim hayatımda hiçbir şey değişmedi hep aynı devam ediyor 34 yıllık nasıl bir yaşantım varsa yine aynı devam ediyor eşimin engelli olması hiçbir engel değil bizim için değişen hiçbir şey olmadı yine günlük aynı işlerimiz. Kışın mesela bekâr bir oğlum var Bursa’da onun yanına gidiyoruz misafirliğe kendine ait evi var burada da evimiz sobalı olduğu için orası biraz daha rahat oluyor o yüzden oraya gidiyoruz. Bizim her şeyimiz çocuklarımız ve torunlarımız eşim hayata tutunmuştur ve eskiden ne ise şimdi de evi geçindiriyor sözümüz zaten birdir beraber karar alıyoruz beraber gidiyoruz. Bir yere gideceksek ben mesela bir yere gittiğim yok çok önemli bir ihtiyaç olursa alışverişe gidiyorum onun dışında gitmeme gerek olacak bir durum yok. Eşimin yanında olup destek olan herkese teşekkür ederiz köyümüz, başka şehirler ve diğer hatırlayamadığım tüm insanlar yardımcı oldu bize Allah razı olsun hepsinden “ de