YEREL
Giriş Tarihi : 27-07-2021 10:21   Güncelleme : 27-07-2021 10:21

Bir cümle ALIN yazılarını değiştirdi

Uzun yıllar yurt dışında yaşadıktan sonra memleketine döndükten sonra tekrar yurtdışına çıkacakken küçük kızının “baba seni yıllardır özlüyorum, şimdi yine mi gidiyorsun” demesi Murat Alın’ın geleceğini şekillendirdi.

Bir cümle ALIN yazılarını değiştirdi

Hopa’da Açık hava reklamcılığı yapan 3 kardeş (Murat, Pınar, Nahice Alın) hedeflerinin Karadeniz bölgesinde lokomotif bir firma olmak olduğunu belirtti.

“Krizden sonra yurtdışına çalışmaya gittim”

Cam-alüminyum doğrama ve PVC işi yaparken 2008-2009 yıllarındaki krizden olumsuz etkilenen Alın, kendini yurt dışında buldu.

“Murat Alın 1983 Trabzon doğumluyum. Teknik lise elektrik teknikeri bölümü mezunuyum. Lise bittikten sonra üniversiteye gitmeden askere gittim. Askerden sonra üniversiteyi yarım bıraktığımız için tekrardan esnaflığa döndük. 2002 yılında Arhavi’de dükkan açtım. Malum 2008-2009 krizinde iflas ettik. Cam-alüminyum doğrama ve pvc üzerine dükkanımız vardı. İflas ettikten sonra 2008 yılbaşı akşamı bu işleri bırakıp 10 yıllık süreyle yurtdışına gittim. Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan bölgelerinde elektrik mühendisi olarak çalışmaya devam ettim. Büyük şirketlerde mng, ang gibi büyük şirketlerde çalışmaya başladım. Tekrar öğrenim kısmını da Gürcistan da tamamladım. Tamamladıktan sonra tekrar ülkeme geri döndüm. Türkiye’ye dönüş yapalı 4 yıl oldu. Dönüş yaptıktan sonra tekrar yurtdışına Kuveyt’e gidiyordum. Benim 5 yaşında bir kızım var. Ramazan’da yemek yiyoruz, babama yurtdışına gideceğimi söyledim. Babam yine mi falan en sonunda hayırlı olsun dedi. İşte her şeyim hazırdı, gidecektim ama o 5 yaşındaki kızım döndü dedi ki kaç senedir ben seni özlüyorum şimdi nereye gidiyorsun deyince benim yurtdışı hayatım orada bitti.”

“Karadeniz bölgesinde sayılı firmayız”

Hopa’da reklamcılık üzerine a’dan z’ye her şeyin bulunduğunu söyleyen Alın; “Kız kardeşim Pınar hanım o zaman başka bir şirkette çalışıyordu. Diğer kız kardeşim Nahice hanım okul okuyordu. Ben reklamcılık üzerine böyle bir şey yapmaya karar verdim. İlerleyen dönemlerde tabi iş işi kovalıyor. Öncelikle küçük bir dükkan açma kararı vermiştik böyle bir dükkan açtık. Büyüte büyüte 4 yılda iyi bir seviyeye geldi. Şuanda makine grubu olarak baktığımız zaman Karadeniz bölgesinde Trabzon’dan Artvin’e doğru sayılı reklamcıların içerisindeyim. Öncelikli olarak işimizi kaliteli yapmalıyız. İşyerimizde reklam adına her şey var. Bir küçük kartvizitten en büyük totem yol kenarı tabelasına kadar hepsi bizim elimizde mevcut” açıklamasında bulundu.

Bölgesel lokomotif bir olmak için uğraşıyoruz

Karadeniz bölgesinde lokomotif firma olmak için çabaladıklarını dile getiren Alın; “Bunun akabinde 4 çalışanımız 3 de biz kardeşler 7 çalışanla beraber çalışıyoruz. Elimizden geldiği kadar kurumlara ve piyasaya hizmet veriyoruz. Bölgesel olarak lokomotif bir firma olmak için uğraşıyoruz. Şuanda ileri ki yatırımımızda da bir dönüm üstüne kapalı bir alanda bir reklam fabrikası ve reklam ürünleri fabrikası açma hedefimiz var. Şuan da altyapı çalışmalarımızı yaptık, temellerini attık. Şuan da arda ile küçük bir sorunumuz var onu çözmeye uğraşıyoruz. İnşallah onu da yakın zaman içinde çözeceğiz. Çözüldükten sonra da 20 kişiye iş verecek bir fabrika düşünüyoruz. Reklam, reklam ürünlerinin yanına da peçete fabrikasını eklemek istiyorum. Kısmet olur Allah’ta ömür verirse bize bu işi 15-20 yıl daha bu işi devam ettireceğiz” dedi.

Eksiden başlayıp 4 Milyonluk mal varlığına

Kardeşler olarak sermayelerini birleştirip ve dostlarında destek olmasıyla beraber çalışmaya başlayıp yaklaşık 4 Milyonluk makinelerinin olduğunu ifade eden Alın; “Şuan da bugün itibariyle sigorta bedeli olarak 3.5 Milyon TL yani eski parayla 3.5 Trilyon sigorta bedeli var. Dolar yükselmeden önce biz burayı 100 bin doların üzerinde açmıştık. Ama dolar 3 liradan 6 liraya çıkınca biz orada biraz tökezledik. Yani 100 bin dolar 300 bin lirayken bir anda 600 bin lira oldu. Ama şuan da bizi etkilemedi. Çünkü o zaman aldığımız makine yine 50 bin dolar şimdi yine 50 bin dolar. Kredi hiç kullanmadık ve hiç destek almadık. Sıfırdan değil eksiden başladık. Benim biraz param vardı. Kardeşim Pınar hanımın 70 bin lira parası vardı. Bunları ekledik üstüne borçlandık. Sağ olsunlar destekçi arkadaşlarımız oldu. Kardeş olarak sermayelerimizi birleştirip cüzi bir sermayeyle çalışarak para kazandık. 3.5 Milyonluk makinelerimizin dışında 2 tane de aracımız var” açıklamalarında bulundu.

Aile her şeydir

Ailesi için yaşadığını ifade eden Alın, 13 yaşındaki yeğeni ve 9 yaşındaki kızının geleceği için çalıştıklarını ifade etti.

“Aile bizim için çok önemli. Benim kız kardeşim, eşim, çocuğum, annem, babam, akrabalarıma kimse kılına dokunamaz. Bende ailem için yaşıyorum, ailem için buradayım. Benim iki tane ömrüm var. Bizim görevimiz Pınar’ın bir kızı var 13 yaşındadır, benim bir kızım var 9 yaşındadır. Biz bunların hayatını devam ettirmek için çalışıyoruz Yoksa bizim bu saatten sonra çok müthiş zengin olmak gibi, çok lüks yaşamak gibi gayemiz yok. Biz çalışıyoruz elimiz ayağımız tutuyor. Pınar’ın kızı makine mühendisliği, gemi mühendisliği okumak istiyor. Elimizden geleni sonuna kadar yapacağız. Gerekirse Amerika’ya göndereceğiz. Benim kızım polis olmak istiyor. Elimizden geleni yapacağız.”