YEREL
Giriş Tarihi : 04-06-2022 16:49   Güncelleme : 04-06-2022 16:49

Bir başarı öyküsü: Engin Efe Poyraz

Bir başarı öyküsü: Engin Efe Poyraz

En Büyük Hayali Barcelona’da futbol oynamak

Tenis Kortlarından meşin yuvarlağa ve oradan milli takım serüvenine uzanan yolculuk. Artvin Borçkalı olan Engin Efe, Artvin amatör de başlayan futbol hayatı Trabzonspor altyapısına ve oradan da U-17 Milli takımına kadar yükselmeyi başardı.

Kariyer basamaklarını sağlam ve planlı şekilde tek tek çıkan Engin Efe, “bir kariyer planlaması yaptım öncelikle Trabzonspor'da a takımına yükselmek Trabzonspor'da oynayan bir oyuncu olmak istiyorum sonrasında a milli takımının vazgeçilmez oyuncularından bir tanesi olmak istiyorum. Avrupa'ya transfer olmak istiyorum Avrupa'da herkesin bir hayali vardır benim de hayalim barcelona'da oynamak” diyor.

Malta'da düzenlenen hazırlık maçımızda U-17 milli takımdaki ilk golünü atan Engin Efe, hayatının en özel anlarından birini yaşadığını söyledi.

Futbola başlama sürecini anlatan Efe, “Futbola başlamadan önce dört yaşında tenis hayatına atıldım. 4 yaşımdan 11 yaşıma kadar kort tenis oynadım Türkiye'de birçok yerde bu dalda birçok şampiyonluklarım bulunuyor ama hocam Artvin’den tayin olduğu için maalesef tenisi bırakmak zorunda kaldım. Küçüklükten beri fanatik bir Trabzonspor taraftarı olduğum için futbola yatkınlığım çok fazlaydı. Babam beni 11 yaşında Artvin'de amatör futbol idmanlarına katarak beni futbola başlattı.

11 yaşında Artvin ormanspor'da futbol hayatına başladım. Borçka ve Artvin arasında 40 dakikalık bir mesafe var her gün okul çıkışı oradan dolmuşa biniyordum idman'a gidiyordum gece geç saatlerde evde oluyordum. Bir sene geçtikten sonra Rize sporun idmanlarına katılmaya başladım babam beni bu konuda yönlendirdi. Rizespor'da beni beğendiler ve sonra 2 sene Rizespor’da oynamaya devam ettim.  Rizespor’da oynarken altyapı tesisleri daha yapılmamıştı ben de haftada 3 veya 4 gün okuldan çıkıp dolmuşla Rize’ye kadar gidiyordum. ortalama 3 saat zaman alıyordu eve de sürekli bu nedenle geç dönmek zorunda kalıyordum ve küçüktüm daha 12-13 yaşlarındaydım aslında bunlar yaşamam benim için daha iyi oldu daha güçlü bir kişiliğe sahip kıldı. Rizespor'da bir dönem oynadıktan sonra Rizespor’daki hocaların bana kaptanlık görevini verdiler. Sonrasında Trabzonspor’la da maç yapıyorduk ligimizde ben küçüklüğümden beri her zaman Trabzonspor'da oynamayı hayal ediyordum çünkü çocukluğumdan beri biz sülalecek Trabzonspor taraftarıyız Bu sene de şükürler olsun şampiyon olduk oradan Trabzonspor'a transferin gerçekleşti ve 3 senedir de Trabzonspor çatısı altında futbol oynuyorum bundan da son derece mutlu ve gururluyum.

Ailem de babam eskiden amatör olarak Artvin Borçka spor oyuncusuydu kaptanlığını yaptı. sonrasında başkanlığını da yaptı onun haricinde yok o da forvet oynadı bana da nasip oldu. Bana çok şey kattı onun da futbol oynaması. Bendeki futbol yeteneğini babam keşfetti bana her zaman yolu açan beni futbola başlatan kişi babamdır bunun için de ona teşekkür ediyorum her zaman bana sonuna kadar destek çıktı” diye konuştu.

“Benim İçin Unutulmaz Bir Andı”

Milli takımda attığı ilk gölü unutamadığını söyleyen Engin Efe, “Milli takımda geçen ay Malta'da düzenlenen hazırlık maçımızda milli takımdaki ilk golümü kaydettim o an gerçekten benim için unutulmaz bir andı. Trabzonspor'da ise ben 7 aylık sakatlık süreci yaşadım Bu süreçten sonra babam ve kulübüm bu süreçte beni desteklediler ve sonrasında döndüğüm ilk Trabzon maçında gol attıktan sonra babam tribündeydi ve golümü babamı armağan etmiştim o an benim için unutulmazdı.

İlk U-14'te buraya gelmeme seçilmeme hak kazandığımı söyleyen kişi Turgay Semercioğlu Karadeniz bölge sorumlusu. Beni aramıştı be buraya gelmeye hak kazandığımı söylemişti o an gerçekten beni destekleyen insanlardan biridir ona da çok teşekkür ediyorum.

Genellikle hocalarımız bizi beğendikleri yönlerimizi değil de eksik yönlerimizi vurgulamayı daha çok seviyorlar. Bence de önemli olan nokta bu çünkü iyi şeylerimiz zaten vardır önemli olan eksik yönlerimizi geliştirmemizdir ben bu konuda hocalarımla herhangi bir şey konuşmadım kendi açımdan bakarsam eksik yönlerim olarak ters ayağımı geliştirebilirim. Sol ayak olma sebebim de 4 yaşında çay demliğinden ayağıma çay döküldü yoksa genetik olarak sağ ayakta çay döküldüğü için sağ ayağıma biraz kaybetmiştim ama yaş ilerledikçe çok daha fazla gelişti, geliştirmeye de devam ediyorum. İyi yönlerim olarak çok iyi top saklarım topu aldığımda çok zor veririm ve gol vuruşlarım iyidir güçlü bir yapıya sahibim Bu nedenle sağ içinde daha fazla hakimiyet kurabiliyorum, saha içinde liderlik özelliğimin de çok fazla olduğunu düşünüyorum, arkadaşlarıma motive ederim, çok koşarım, mücadeleci bir yapım var ve gayet hızlı bir sporcu olduğumu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“Her Zaman Daha Fazla Üstüne Koyup Devam Etmeliyiz”

Futbol için her şeyiyle kendine çok iyi baktığını belirten Engin Efe, “Dünya açısından bakarsak Zlatanİbrahimoviçidolüm güçlü yapısı ve sağda duruşu çok hoşuma gidiyor o yüzden idolüm. Türkiye'de ise idolüm Burak Yılmaz onun da sağdaki duruşu çok hoşuma gittiği için ve stillerini kendime benzettiğim için onu idolüm olarak görüyorum. Arkadaş ortamı çok önemli bu yaşlarda futbol adına, arkadaşlarıma sonuna kadar dikkat ediyorum futboldan beni uzaklaştırabilecek her şeyden kaçınıyorum yeme içme arkadaşlar ve idmanda beni rahatsız edebilecek herhangi bir şey çünkü geçmişte de çok Küçük yaşlarda öne çıkıp ama ileride kaybolan çok sporcu oldu böyle olmaması için her zaman kendimizdeki eksik yönleri bulup onların üstüne daha fazla çalışmalıyız ben çok üst seviye olduğum futbolcu olacağım deyip kendimizi bitirmemeliyiz her zaman daha fazla üstüne koyup devam etmeliyiz” diyor.

Milli oyuncu olmanın değeri paha biçilemez olduğuna dikkat çeken Efe, “O sahaya çıktığımızda ay yıldız da forma göğsünüzdeki bayrak durduğunda çok gururlanıyorsunuz ve emin olun o sahaya o formayla çıktığınız zaman yapamayacağınız hiçbir şey yok. Çünkü belirli bir emek var Herkes bu formayı taşımak istiyor biz burada ülkemizi temsil ediyoruz ve ülkemizi temsil etmek adına son derece çaba sarf ediyoruz bunun için birçok emek veriyoruz gerçekten çok güzel duygular bunlar. Hocalarımız çok olumlu yaklaşıyorlar bize sağ içinde ve saat dışındaki davranışları çok iyi şekilde Soykan hocamız bizim eksik yönlerimizi iyi yönlerimizi ve antrenmanlardan önce analizlerimizi de yapıyoruz. İletişim şekli gerçekten çok iyi hocamız hem saha içinde de bize maçlarda bazı konuşmalarda bulunuyor bu bizi daha da hırslandırıyor hocamıza da bu zamana kadar elde ettiğimiz başarılardan dolayı çok teşekkür ediyorum benim de üstünde emeği çok fazladır.

Ligin kalitesi Avrupa liglerine göre biraz düşük seviyede ama yıllar geçtikçe bunun da gelişeceğini düşünüyorum birazcık daha genç oyunculara önem verildiği takdirde ligin her zaman seviye atlayacağını düşünüyorum.

Boş zamanlarımda yüzmeyi severim fitness yapmayı çok severim sinemaya gitmeyi müzik dinlemeyi çok severim her yatmadan önce müzik dinlerim, Tenis oynamayı unuttum Çok zaman geçti üstünden.

Buradan genç oyunculara şunu söyleyebilirim asla birilerinin olumsuz düşüncelerini kafalarına takıp kendilerini üzüp bundan etkilenip de performanslarını düşürmesinler futbola küsmesinler illaki insanları eleştirenler olacak siz dört dörtlük bir olsanız bile sizi eleştiren biri elbet olacak. O yüzden siz hayata küsüp kendinizi bırakmayın daha fazla çalışarak hayatınıza devam edin” şeklinde konuştu.