YEREL
Giriş Tarihi : 12-05-2022 13:22   Güncelleme : 12-05-2022 13:26

Bayraktutan’dan çay ile ilgili tarihi konuşma

Bayraktutan’dan çay ile ilgili tarihi konuşma

Devlet çay üreticisine şunu diyor: "Kırk katır mı, kırk satır mı?"

CHP Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan TBMM Genel Kurulu’nda çay tarımında yaşanan sıkıntılar ve çay üreticilerinin sorunları hakkında konuşma gerçekleştirdi.

Parlamentoda daha önce de çaya ilişkin konuşma yaptığını ifade eden Bayraktutan, “Olmadı, sorunlar halledilmedi.Bu kürsüye çay döktüm, 1 çuval çay döktüm ama aradan yıllar geçti ne yazık ki çay sorunu henüz halledilmedi. Şimdi, sorun şu: Bakın, geçtiğimiz yıl çayın kilo başına fiyatı 4 liraydı. Ne yazık ki taban fiyatı uygulaması olmadığı için, çaya ilişkin yıllardır burada birçok kere söz edildiği için. Sayın Mehmet Bekaroğlu Hocamın da geçen günlerde vermiş olduğu kanun teklifinde de buna ilişkin hükümleri açık bir şekilde ortaya koymuş olmasına rağmen taban fiyatından uzaklaştık. Geçen sene 4 lira olmasına rağmen -kota ve kontenjana ilişkin sorunlarımız var- ne yazık ki çay üreticisi 2,4 lira üzerinden özel sektöre çayını verdi” dedi.

CHP’li Bayraktutan’ın TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın devamı şu şekilde;

Devlet çay üreticisine şunu diyor: Kırk katır mı, kırk satır mı?"

Çay üreticisinin geçen sene mayıs ayında çayını verdiğini, aradan bir yıl geçtiğini, özel sektöre vermiş olduğu çayın bedelini alamadığını belirten Bayraktutan, “Özel sektör diyor ki: ‘Ben sana nakit olarak da vermem. Aradan bir yıl geçtikten sonra sadece sana kuru çay olarak verebilirim’ Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Şimdi, çay üreticisi de şunu diyor: ‘Kotayı kaldırın, kontenjanı kaldırın’ Nedir bu sorunun temeli? Artvin'de, Rize'de, Trabzon'da 1 milyon kişi, 200 bin aile 781 bin hektar alanda çay üretimiyle geçiniyor. Hani diyoruz ya: ‘Çay millî üründür, çay stratejik üründür.’ Peki, çay üreticisi bu ürünün karşılığını alabiliyor mu?Kota ve kontenjanla alakalı problem şu: ÇAYKUR ne yapıyor? Üretim kapasitesini artmıyor. Üretim kapasitesiyle alakalı çay fabrikaları belki eski teknoloji... Buna ilişkin çay üreticilerinin yıllardır feryadına rağmen ne yazık ki yılda günlük 7 bin-8 bin ton civarında, 9 bin ton aslında ama bin tonu falan kayboluyor, fabrika onarımı oluyor, başka türlü mücbir sebepler oluyor. Ama ne yazık ki arz çay sezonunda 15 bin-20 bin ton oluyor. Bu durumda ne yapıyorlar? Geliyor, çay üreticisine diyor ki; ben senden ucuz fiyata madem ÇAYKUR almıyor. Çay eğer üç gün içerisinde toplanmazsa zayi oluyor, başka çaresi olmuyor. Yani daha doğrusu, devlet çay üreticisine şunu diyor: ‘Kırk katır mı, kırk satır mı?’

Çay üreticisi özel sektöre mahkum bırakılıyor

Bayraktutan konuşmasının devamında “Çay üreticisi ne yapıyor? Alıyor bu çayını, gidiyor özel sektöre değerli arkadaşlarım. Bakın, özel sektöre ilişkin olarak, geçen yıl çay üretimi yapılıyorken gübreye ilişkin olarak gübreyi 2.400-2.500 TL civarında alıyordu üretici. Şimdi, ne oldu gübre değerli arkadaşlarım? Şimdi, Tarım Kredi Kooperatiflerinde bile sadece 7.800 lira tonu. Bu ne oluyor? Serbest piyasada 9 bin liradan aşağı değil. Sadece bunu baz alarak, bunun üzerinden yeni çay fiyatıyla alakalı kendimize bir skala koyarsak, çayın geçen seneki fiyatı 4 liraysa bu sene 12 lira olması gerekiyor en aşağı, 12 lira olması gerekiyor değerli arkadaşlarım. Ama çay üreticisi, sizden şunu bekliyor, diyor ki: ‘9 liradan, 10 liradan aşağı olmasın.’

2016 yılından beri Türkiye'de pahalılık yok mu, enflasyon yok mu, hiçbir şey artmadı mı? Çay destekleme fiyatını 2016 yılından beri neden artırmıyorsunuz, neden artırmıyorsunuz? Her şeyin fiyatı arttı. Bir de Rize, Sayın Cumhurbaşkanının memleketi. ‘Çay üreticisini mağdur etmeyeceğiz’ diyorsunuz, niye artırmıyorsunuz değerli arkadaşlarım çay destekleme fiyatını” ifadelerini kullandı.

Çayın bütün bileşenlerine ilişkin problem var

Çaya ilişkin belirsizliğin devam ettiğine dikkat çeken Bayraktutan, “Organik çayla alakalı problem var, konvansiyonel çaya ilişkin problemler var. Organik çay fiyatı konvansiyonel çay fiyatından 2 kat daha fazla olmalı, onunla alakalı belirsizlik de devam ediyor. Çay fabrikalarında çalışan mevsimlik işçiler kadro istiyorlar, ona ilişkin sorunlar da var. Bugün Parlamentoya 30 milletvekilinin imzasıyla çay eksperlerine ilişkin bir araştırma önergesi verdim. Yani çayın bütün bileşenlerine ilişkin problem var” dedi.

Buradan uyarıyorum. Sakın böyle birşey yapmayın!

Milletvekili BayraktutanTBMM Genel Kurulu’nda çay tarımında yaşanan sıkıntılar ve çay üreticilerinin sorunları hakkında gerçekleştirdiği konuşmayı şu ifadelerle sonlandırdı:

“Mehmet Bekaroğlu Hocam, sağ olsunlar, geçtiğimiz günlerde Çay Kanunu'na ilişkin bir düzenlemeyi Parlamento Başkanlığına verdi. Şimdi, görüyoruz ki kapalı kapılar ardında çay fabrikalarını ihya edecek olan bir çay kanunu teklifi hazırlanmasına ilişkin karanlık dehlizlerde bir hazırlık yapılıyor, buna ilişkin kulağımıza duyumlar geliyor; sakın böyle bir şey yapmayın, sakın böyle bir şey yapmayın, bakın, buradan uyarıyorum. Yapmanız gereken şu: Çay üreticilerini, çayın bileşenlerini bir masanın ortasına alın, önümüzdeki günlerde açıklayacağınız çay fiyatını adam gibi açıklayın, deyin ki: "9 liradan aşağı olmasın."

Bir kere daha tarihe not düşüyorum! Önümüzde yapılacak ilk seçimde sandık kurulduğunda Karadeniz’deki çay üreticileri sizleri cezalandırılacak.

Çay destekleme fiyatını da açıklayın, ÇAYKUR'un üretim faaliyetini, üretim kapasitesini de artırın değerli arkadaşlarım, çay üreticileri bunu bekliyor sizden. Bakın, bu yüce Parlamentodan Karadeniz'e sesleniyorum: Eğer bunu yapmazsanız, buna ilişkin eğer olumlu gelişmeler yapmazsanız önümüzde yapılacak ilk seçimde sandık kurulduğunda Karadeniz'deki çay üreticileri sizleri cezalandırılacak, demedi demeyin arkadaşlar. Buradan açık açık ifade ediyorum, bunu bir kere daha tarihe not düşüyorum.

Çayı bir avuç kartele teslim etmeyin, çay kanununu bir an önce çıkartın; Karadeniz’in, çay üreticisinin hakkını ve emeğini verin!

Kota ve kontenjanı atın. Önümüzdeki günlerde ÇAYKUR'un önüne yürüyecek çay üreticileri, diyecekler ki: "Sizin inisiyatifinize bırakmıyoruz, 'Emek en yüce değerdir.' diyoruz, 'Emeğin karşılığını verin.' diyoruz." Ne diyorduk? Çay millî üründür, stratejik üründür, fındık da aynıdır değerli arkadaşlarım. Çayı bir avuç kartele teslim etmeyin, çay kanununu bir an önce çıkartın; Karadeniz'in, çay üreticisinin hakkını ve emeğini verin diyorum.”