YEREL
Giriş Tarihi : 20-08-2021 12:17   Güncelleme : 20-08-2021 12:19

Artvin’in markası: kafkasör

“Artvin’e gerçekten sarılan, kendi öz çıkarları ve para için değil de Artvin sevdasıyla yola çıkan insanlara yardımcı olmamız gereklidir”

Artvin’in markası: kafkasör

Dilan Şahinbaş’ın sunumuyla Artvinli TV’de yayınlanan “Söz Sizde” adlı programa festival sunucusu Şakir Kara konuk oldu.

Şakir Kara, boğa güreşlerinin Artvin’e, sunuculuğun ise kendisine çok farklı bir değer kattığından bahsetti.

“Özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek zorundayız”

Seyirciyle ilk tanıştığı zamanlardan bahseden Şakir Kara, çocukken çok enerjik ve durdurulamaz birisi olduğunu diğer ailelerinde çocuklarını özgüvenli bir şekilde büyütmesi gerektiğini belirtti. Kara, “Ortaokuldayken ve lisedeyken durdurulamaz bir çocuktum. Ortaokulda ise okul birincisiydim. Lise müsamereleri vardı. Şinasi Hoca bana herkes oynayabilir ama sen yazarak oynuyorsun dedi. Kendi skeçlerimi kendim yazıyordum. Seyirciyle ilk tanıştığım zaman bir krem reklamı yapmıştım. Salonlar tıklım tıklımdı. Bir arkadaş repliğini unutmuştu ve donakalmıştı bende araya atlayarak onu kapatmıştım. Küçük illerde aileler genelde çocukları kafasına vurarak büyütür. “Sen sus, sen konuşma, sen bu kadar bilirsin, sen anlamazsın” derler. Bu yüzden çocuklarımız özgüvensiz büyürler. Özgüvensiz büyüyünce de bir yere gelmekte sıkıntı yaşarlar. Bu yüzden özgüveni yüksek çocuklar yetiştirmek zorundayız. Bu çok önemli bir noktadır. Türkiye’de öyle bir durum var ki hiç kimse bu adam yetenekli, becerikli diye alıp sizi bir yere getirmiyor. Dolayısıyla bir yere gelebilmek için mücadele vermek zorundayız. Bir yere geldiğin kadar o geldiğin yerde kalabilme mücadelesi daha önemlidir. Benim mücadelemi hala koruyup korumadığımı da Artvin halkı karar vermelidir” diye konuştu.

“Artvin’in marka değeri kafkasör”

Sunuculuk yaparken ki tutkusu hakkında açıklamalar yapan Kara, “Benim elbette bir siyasi duruşum ve görüşüm var ama sahaya inip mikrofonu elime aldığım zaman iş orada değişiyor. Artvin halkı, “Mikrofonun vekili sensin bu mikrofona konuşurken tarafsız olmak, düzgün konuşmak ve Artvin’i temsil etmek zorundasın” diyor. Üstüme o kadar onurlu ve şerefli bir sorumluluk yükleniyor ki bundan ötürü gurur duyuyorum. Bu yüzden festivallere bir hafta kala uyuyamıyorum. Benim işim sadece bir şeyler sunmak veya para değildir. Bizim davamız Artvin’dir bizim davamız halkla birlik ve beraberliği sağlamayı başarabilmektir. Sunmak sadece konuşmaktır ama önemli olan insanlara kalbinde yer açabilmektir. Kafkasör arenanın sahipleri olan Zeynep ve Serpil ablamız, Sabit Murat Gökçen abimiz çok kıymetli insanlardır. Arena 1969 yılında babalarından kaldı. Burası birçok insanın ortak yani tapuda hakları olan yerdir. Gökçen ailesi o dönem ki imkansızlıklarla parayı bir şekilde buluşturup arazinin tapusunu üstüne aldı. Burada bulunmadıkları içinde Artvin halkının kullanmasına herhangi gibi bir şey demiyorlar. Arena, Artvin halkı tarafından sadece boğa güreşlerinde kullanılmadı. Birçok etkinlikte yine bu arenada bir araya gelindi. Artvin ile kafkasörü birbirinden ayırmak mümkün değil. Bu değer Artvin için bir markadır” ifadelerine yer verdi.

“Bu kültür, gelenek, görenek ve Artvin meselesidir”

Artvin’deki meselenin sadece boğa güreşlerinin olmadığını kültür, gelenek, görenek ve Artvin meselesi olduğunu belirten Kara, “Bu atalarımızdan aldığımız değerleri bizden sonraki nesillere taşıyabilme çabasıdır. Bu çaba içerisinde Gökçen ailesi bizlere destek olmuşlardır. Değerlere sahip çıkabilmemiz gereklidir. Buradan İsrafil Kışla ve Erkan Balta’ya, Kültür Bakanlığına, Gençlik ve Spor Bakanlığına seslenmek istiyorum. Bu şehre değer ve anlam katan kafkasöre öyle bir şey yapsınlar ki Artvin halkı sonuna kadar mutlu olsun. Artvin’de yaşayan bir sürü AK Partili, İyi Partili, Milliyetçi Hareket Partisi, Sol Partili, Memleket Partisi arkadaşlarımız var. Eğer bir kişi bile bu dediklerimi benimsiyorsa bu çok önemli bir şeydir. Yurtdışından bizleri takip eden ve izleyen değerli halkımız var. Almanya’da bana bir arkadaşım izlerken fotoğraf atmıştı. Bundan 3 sene önceki kafkasördü. Kafkasör festivali Almanya’da da yayınlanıyor. Yurt dışından iki yüz elliye yakın Türk, festivalleri seyrediyor. Ayrıca izleyenlerin hepsi Artvinli değildi. Altı yüz, yedi yüz civarlarında ise Alman izliyor. Yaz dönemlerinde Artvin’de turist çok az görülüyor. Çünkü biz bazı şeyleri maalesef yok ettik. Artvin Merkez bu konuda kısır döngü içerisine girmiştir. Valiler görev için gelirler ve iki, üç sene kalırlar. Bizlerde basın mensubu olarak çağırılırız. Artvin’in eğitim ve turizm kenti olacağını konuşuruz. Valilerin görevi kısa sürer ve biz yine aynı yerde sayarız” diye konuştu.

“Artvin halkına müteşekkirim”

Boğa güreşlerinin Artvin’e, sunuculuğun ise kendisine çok farklı bir değer kattığını ifade eden Kara, “Bu kültürel Artvin’in değerleriyle sahip çıkılsın ve bu mantıkla hareket edilsin. Egeliler benim kültürüm benim kuralım ve benim kaidemle gelip güreşleri seyretsinler başımın üstünde yerleri var. Fakat bu gelenek ve göreneklerin üstüne bir şey koymaya kalkılırsa bu kültürümüzü kaybettiğimiz anlamına gelir. Artvin ve daha birçok yerde sunuculuk yaptım. En çok sevdiğim tarafı da her yerden arkadaşımın olmasıdır. Muğla’da, Diyarbakır’da Türkiye’nin her rengiyle tanışmak bana keyif verdi. Başka yerlere gidince Artvin’i anlattım. İl dışından bana bazı yorumlar gelmişti. Benim için “çok farklı” diyorlardı. Bende sadece beni bu şekilde görmeyin Artvin’deki bütün herkes böyledir dedim. Güzel bakan güzel görür. Bu da benim hayat felsefemdir. Okuduğum bir kitapta şu şekilde geçmişti; bir insan sürekli karşısındakine yalancı diyorsa kendi yalan söylüyordur. Birisine hırsız diyorsa kendi bir şey çalıyordur. Bu yüzden insanlara güzel gözlerle bakmak lazım. Benim bir mücadelem var. Yıllarca Türkiye’nin her tarafına koşarak programlar sundum. Daha Türkiye’nin hiçbir yerinde yerel kanal yokken İsmet Başar ve diğer arkadaşlarla Beyazıt Öztürk’ün programıyla yarışacak programlar yaptık. Beni bu duruma getiren ve beni diğer programlarla yarıştıran şey Artvin halkıdır. Bu yüzden Artvin halkına müteşekkirim” dedi.

“Destek olunursa daha güzel şeyler yapabiliriz”

Gittiği yerlerde valilerden ve belediyelerden birtakım destekler istediğini belirten Kara, bazılarının olaya siyasi baktığını bazılarının ise destek verdiğini ifade etti. Kara, Valilerden, Belediyelerden destek almaya çalışırdım. Balıkesir’de fuar sunarken Vali’den destek istedim. Çünkü yeterince gücüm yoktu. Dansıydı, şarkısıydı derken seyirciye yarışma yaptırırdım ve sonrasında Artvin’in balıyla, kestanesiyle, zeytiniyle bir hediye verirdim. Bu yüzden Artvin’i tanıtabilme açısından gurur duyuyorum. Bazıları destek oldu bazıları siyasal baktı. Buna çok üzülüyorum asla yaptığım işe siyaset bulaştırmam. Bu konuda destek olunursa daha da güzel şeyler yapabiliriz. Hayallerim var. Bir Artvin otobüsü olsun içinde halk oyunlarından çocuklarımız olsun istiyorum. Şavşat’ta Artvin’in ketesini yapan teyzem olsun. Yozgat’ta, Malatya’da ve daha birçok yerde Artvin ürünlerini sunmak ve insanlara tanıtmak istiyorum. Artvin’e gerçekten sarılan, kendi öz çıkarları ve para için değil de Artvin sevdasıyla yola çıkan insanlara yardımcı olmamız gereklidir” ifadelerine yer verdi.