YEREL
Giriş Tarihi : 27-04-2022 11:14   Güncelleme : 27-04-2022 11:14

Artvin’in En Güzel Çocukları Anıldı

Artvin’in En Güzel Çocukları Anıldı

Ankara’da yaşayan Artvinliler, “Artvin’in En Güzel Çocuklarını Anıyoruz” programı gerçekleştirdi.

Ankara’da 23 Nisan Cumartesi günü Tüm Bel-Sen’de gerçekleştirilen programda İbrahim Aydın konuşmacı olarak katılım gösterdi.

Artvin’in En Güzel Çocuklarını Anıyoruz programında konuşma yapan Şavşatlı İbrahim Aydın şu ifadeleri kullandı:

“Artvin ekonomik olarak ne kadar geri kalmış ise, eğitim ve kültür seviyesi o kadar gelişmiştir.

Artvin 1980 öncesi kendi kendini yöneten bir şehir haline gelmişti. Kurulan komiteler aracılığı ile şehir yönetiliyordu. Ofisler aracılığıyla buğday hanede oturan kişi sayısına göre dağıtılıyor, şehirde halk mahkemeleri kuruluyor, hayvan otlaklarında kavga eden ailelerin sorunları komiteler marifetiyle çözülüyordu.

80’li yıllarda Artvin’e gelen bir subay Artvin’i yeniden ele geçirmek istiyoruz der. Bu söz birçok şeyi anlatıyor.80 sonrası Artvin’de dayak yemeyen, işkence görmeyen hemen hemen hiçbir kimse yoktu, buna akli dengesi yerinde olmayan insanlar da dâhildir.

Artvinli devrimciler sadece Artvin’de değil tüm Türkiye’de etkili olmuştur.Artvin devrimci üretiyordu diyebiliriz. 3 bine yakın kişi hakkında dava açıldı, 800 kişi tutuklandı.Artvin’in güzel çocuklarını konuşmak ve yazmak gerekiyor.

Kışın ot yetmeyince meşe pelit yaprakları imece usulüyle kesilir, hanelerdeki hayvan sayısına göre dağıtılırdı. Birçok kişi sorunlarını mahkemeye gitmeden devrimcilere sorup çözerlerdi.”

Aydın’ın konuşmasının ardından etkinliğe katılanlar da duygularını dile getirdi. Ankara-Artvin Eğitim ve Kalkınma Vakfı eski BaşkanıDemir Akın, gerçekleştirdiği konuşmada, “Bugün ülkemizde siyasal alanda, ekonomi de kısaca her alanda çok büyük sorunlar yaşanmaktadır. Halkın sorunlarına sahip çıkmak zorundayız.HES’lerde, Cerattepe’de de böyle oldu. Bizler güzel çocukların yaşamlarını aktarmak zorundayız.

Hopa’da kooperatifleşme ile kurulan çay fabrikası, geçmiş imecelerine bir örnektir. Üreticiler ve kooperatif birlikte karar veriyor. Karşılıklı, güven duygusuna dayalı çaylar veriliyor, üretiliyor ve satışı yapılıyor. Kooperatif üretim maliyetlerindeki anormal artışlar nedeniyle üretimde zorluklar yaşıyor, katkı koymamız, dayanışma içinde olmamız gerekiyor.Güzel çocukların yaşam biçiminden git gide uzaklaşıyoruz, fiili mücadele yapmak gerekiyor”dedi.

 Ankara Artvinliler Kültür ve Dayanışma Derneği eski Başkanı emekli öğretmen Sabriye Tuncay ise;

“Erdinç Coşkun’un annesi ve babası çocuklarının ölüp ölmediğini bilemeden, mezarını göremeden hasret içinde öldüler.Lütfen kendini yalnız hisseden aileleri arayın, sahip çıkın, yardımcı olun. Mezarları yapılmaya başlandı büyük bir kısmı tamamlandı, ziyaret ediliyorlar. Mutlaka iletişim ve dayanışma içinde olmalıyız”dedi. İfadelerini kullandı.

Artvin Kültür Dayanışma Derneği eski Başkanı ve gazeteci yazar, Rasim Yılmaz da yaptığı konuşmasında;

“Değerli Dostlar. Burada Artvin’in güzel çocuklarını anmak için bir aradayız. İsimler anıldığında duygusallaşmamak mümkün değil. 12 Eylül sonrası dağlarda operasyonlar yapılıyor, köylülere işkence yapılıp ailelerden çocuklarının yerlerini söylemeleri isteniyordu.Hanım adlı kadına çocuğunun yerini söylemesini isterler, Hanım ana söylemeyince de; komutan askerine soy bu kadını der. Askerin anası yaşındaki kadının karşısında yüzü kızarır herhangi bir teşebbüste bulunamazken elleri titremeye başlar. Komutan askere tokat atar, soymaya zorlar. Babam komutana bunu yapamazsın diye çıkışır. Komutan kadını soyunmasını zorlamaya devam eder.

Hanım ana askere “soy oğlum burada olanların hepsi benim kardeşimdir, sizler çocuklarımsınız bana bakmazlar, bakmazsınız, komutan baksın ve karısını her gördüğünde anasını hatırlasın! der ve komutan ne yapacağını şaşırarak o günlük operasyonu sonlandırır.  Bundan daha büyük devrimci eylem olur mu? Şimdi biz babam kadar devrimci olamayacaksak, hanım ana kadar yürekli olamayacaksak, bizim devrimciliğimizden sözedilebilir mi” dedi.

Programa katılan Cengiz Tekin son olarak duygularını dile getirerek “O yıllar, o yaşananlar unutulur mu? Her bir yaşanmışlık hepimizin içini sızlatır, gözyaşlarımız sel olur” dedi. Konuşmaların ardından katledilen yüzlerce devrimci yurtseveri özlemle anan devrimciler, ‘Kızıldere’ ve Zülfü Livaneli’nin ‘Güneş Topla Benim İçin’ türkülerini hep bir ağızdan seslendirdiler.

Dilan Şahinbaş