YEREL
Giriş Tarihi : 26-03-2021 13:44   Güncelleme : 26-03-2021 13:45

Artvin’den İzmir’e Moli

Karadeniz müziğinin benliğini yansıtmaya çalışan Moli grubu önce Türkiye’yi sonra dünyayı gezerek Karadeniz müziğinin tanıtımını yapmayı hedeflediklerini belirtti.

Artvin’den İzmir’e Moli

Öncelikle grubu tanıtarak sözlerine giriş yapan Tuncay Ergün şu ifadelere yer verdi;” Moli; müzisyen birkaç dostun yeşerttiği, yeşilin her tonunu barındıran bir çayır. Moli, memleket hasreti, özüne özlem, Kâzım'dan Nâzım'a Karadeniz!

Artvin'de doğup büyümüş farklı ilçelerinden kalkıp İzmir'e, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musîkisi Konservatuvarı’ na gelmişiz. Yaylalara olan özlemi, derelerden kalkan sisleri haykırıyoruz tüm benliğimizle; bin yıldır söyler dururuz, nefes gibi bu meşk bize. Doğanın güzel enerjisiyle birbirine doğru çekilen dostlar birleşip içimizdeki sesleri dile getirmeye başladık epeydir... Lazca, Gürcüce, Hemşince, Türkçe ve farklı yöresel ağızlarla halk şarkılarını; halka mal olmuş yeni eserleri ve kendi bestelerimizi seslendirirken hem etnik müzik ekseninde, hem de özgün düzenlemeler yaparak etnik caz kıyısında bir serüven sahneliyoruz” açıklamalarında bulundu.

Moli’nin kuruluşunu anlatan grubun üyelerinden Tuncay ERGÜN, "Ege Üniversitesi DTM Konservatuarı'nda okurken, dostlarla böyle bir grup kurma kararı aldık. Oğulcan ile sokakta müzik yaparken tanışmıştık zaten, sonrasında okulda yeniden kesişti yolumuz. Profesyonel ruhlu amatörümüz Giray, Emre ve Alperen ile grubu 2017 yılında yeşertmiş olduk. Birkaç yıl sonra da Irmak aramıza katıldı. Hem birlikte gerçekleştirdiğimiz sahneler, eser düzenlemeleri, kayıt çalışmaları hem de okulda sunduğumuz projeler varlığımızı perçinledi." diye özetledi.

Moli'nin anlamı ve niteliği konusunda da Ergün şunları söyledi;

"Moli, grubun herhangi bir üyesinden ibaret değil, kendi başına karakteri olan bir oluşumdur. Semantik açıdan bakacak olursak; çayır, çimen, yeşillik demek moli. Bize yağ, süt, peynir veren canların yemişi anlamında kullanılıyor. Gürcüce ve Hemşince olarak bu anlamda; ancak bizim için farklı bir anlama bürünmüş durumda.

Moli, birlikteliği, imeceyi (meci) simgeliyor. Çünkü hepimizin bildiği gibi Artvinde 10 gün 15 gün havalar güzel gitmez. 3 gün açan güneşte, imece usulüyle, hep birlikte biçip kurutulan çayırlar aynı zamanda sosyalleşmemizi de sağlıyor. O emekler kışlık azığa; onlar da süte, yağa, peynire (minci, yoğurt, haço)...

Küçük şeyler böylesi ehemmiyetli rolü üstleniyor, dönüp baktığımızda bize bir felsefeyi anlatıyor. Bizim bir parçamız olan moli ismimiz olmalı dedik ve Moli ismini kullanmaya karar verdik” açıklamasında bulundu.

Pandemi sürecinden önce sanatlarını icra ederek hayatını idame ettiren Moli grubu üyeleri, pandemi döneminde sanatlarını icra edemedikleri için her sanatçı gibi geçimlerini sağlamakta güçlük çektiklerini ilettiler. Ergün, "Neyse ki özel ders vererek, halk eğitimde usta öğreticilik yaparak, atölyesinde tulum üreterek geçimini sağlıyor bir kısmımız" diyor.

İzmirin ve Artvinin Moli grubuna olan yakınlığını anlatan Ergün, ilgi ve alakadan memnun olduğunu dile getirdi; "Grubun üyeleri İzmirde yaşıyor. Gerek İzmir Büyük Şehir Belediyesi olsun, gerekse yerel mekanlar olsun Karadeniz halklarının müziklerine fazlasıyla yer veriyorlar. Karadenizle bağlantısı olmayıp mekanlarında müziğimize yer veren işletmecilerin varlığı da bizi onure ediyor.

Artvin’de ise Borçka Belediye Başkanlığını yürüten, çok değerli Ercan hocamız, bizi konsere davet etti. Her şeyimiz hazırdı sahne gereçlerinden gidiş dönüş tarihlerine kadar; ancak (malum) pandemi bize engel oldu. Ama yapacağız çünkü hem Ercan Başkan’ın bize hem de bizim Ercan Başkana sözümüz var. Bu sadece Borçkayla kalmayacaktır diye umuyoruz. Nasip olursa Kafkasörde, diğer festivallerde de sahne almak istiyoruz. Yeter ki Artvin halkı Artvin’den bir şeyler sahnelediğimizi bilsin, biz Artvinde sahneye çıkmaktan onur, gurur ve kıvanç duyarız. Çünkü benliğimizi sahneye koyuyoruz. Özün öz olduğu yerde yeşermesi daha muazzam bir durum olur dedi.

Sosyal medyayı oldukça aktif kullanan ve kendilerine has düzenlemeleri kaydedip paylaşan Moli gurubu, dijital müzik platformlarında (an itibariyle) 2 tekli yayınlamış durumda. Ergün, "Şimdiye kadar iki tekli çıkardık. Malum tüketici toplumundayız ve tekliler halinde ilerlemeyi düşünüyoruz. Özellikle bu devirde bir albüm yapıp, aylarımızı ona ayırıp, albümün içindeki şarkıların keşfedilmesini beklemektense tek tek sunmak en iyisi. 'Acaba Moli bu sefer ne yaptı?' düşünü uyandırarak takipçilerimizin heyecanını canlı tutmak ve daha özenli bir iş çıkartmak gayemiz. Zaten eserlerde ince eleyip sık dokuyoruz, böyle tek tek olunca esere daha çok yoğunlaşabiliyoruz. Yoğunlaşabildiğimizde de kaliteli eserler koyduğumuzu düşünüyoruz.

İlerleyen zamanlarda, yöreden, hiç duyulmamış eserler seslendireceğiz. Ne mutlu ki söz yazıp beste yapabiliyoruz, zaman geçtikçe heybemizdekileri sergileyeceğiz  Artvinde müzik çok geniş bir yelpazeye sahip. Bizde bunu göz önünde bulundurarak farklı birçok türde eser vermeyi planlıyoruz dedi.

Son olarak müziğe dair hayallerini aktaran Ergün şu ifadelere yer verdi; "Türkiyede ayak basmadık il kalmasın istiyoruz, uğramadığımız kıta kalmasın. Müziğin birleştirici yanını, sanatın aydınlık yönünü kullanıp, toplumla birlikte aydınlanmak istiyoruz. Sanat toplum içindir. Ben Gürcüyüm, aynı zamanda da Türküm ikisini bir arada benimseyebilen birisiyim. Yani grubumuzda farklı ırka, mezhebe ait insanlar var. Sanatın birleştirici yanını özellikle burada kullanmak istiyoruz. Sanat sadece eğlence için var olan bir şey değil. Aynı zamanda övgüyü, yergiyi, hicvi, doğruyu, yanlışı, hatta abartıyı da  barındırır bazen. Medeniyetlerin ulaşmak istediği seviyeye önce biz sanatçılar olarak çıkmalı, aydın kişilikler olmalıyız. Bu uğurda bir mum alevi kadar olabilmişsek ne ala... Sesimizin ulaştığı, sazımızın çınladığı her yerde insanlık barışı adına, muasır medeniyet adına bir şeyler yapma gayesindeyiz. Elbette karıncadan farksız varlığımız; ancak bir damla su da olsak kâfi. Herkesin üzerine düşeni yaptığı bir dünya düşleriz. Son olarak, yazdığımız-seslendirdiğimiz eserler ekofelsefe-T'yi de barındırır, politik görünen insani gereklilikleri de. Tabi ekseriyetle horon oynar hayatın kasvetinden soyutlanırız, azıcık durup soluklanırız. Dediğimiz gibi Moli, yeşilin her tonunu barındıran bir çayır, memleket hasreti, özüne özlem. Kâzım'dan Nâzım'a Karadeniz!” açıklamalarıyla sözlerine son verdi.

Kendilerine Molebi diyen Moli grubunda farklı birçok enstrüman kullanabilen sanatçılar bulunuyor; Emre SOLMAZ  Akordeon, Klavye, Oğulcan ÖZCAN Tulum, Alperen BAYRAKTAR Davul & Perküsyon, Tuncay ERGÜN Gitar, Panduri, Vokal, Giray ERGÜN Vokal, Irmak KAYA Vokal, Serkan YEŞİLYURT Klavye kullanabiliy