YEREL
Giriş Tarihi : 12-05-2021 13:04   Güncelleme : 12-05-2021 13:04

“Artvin’de balık kültürü yerini bulsun istiyoruz”

Artvinli TV’de Hatice Nur Ersöz’ün sunumuyla gerçekleştirilen “Artvin’de Esnaf Olmak” programına “Çapari Balıkçılık” işletme sahibi Ömer Çokal konuk oldu.

“Artvin’de balık kültürü yerini bulsun istiyoruz”

Programda Artvin de ki balık kültürü değerlendirildi.

İşte programın detayları...

Kendini tanıtan Ömer Çokal, “Benim balıkçılık mesleğinde üçüncü senem. Arkadaşım Serkan Aksoy çapari balığın esas kuruluş sahibidir. İşletmemiz ortaktır. Kendisi denizden gelen bir balıkçıdır, amatör veya tezgâh balıkçısı değildir. Birilerinden alıp, al sat yapan birisi değil. Kendisi orada tedarik işini sağlıyor ve buraya balığı gönderiyor. Bizde burada hem işletmeyi yürütme hem de satış anlamında işi üstlenmiş durumdayız. İki işletmemiz var Vakıfbank’ın oradaki işletmemiz bir de burası. İlk açtığımız yer hastanenin yakınlarıydı. Bu yıl itibariyle Çarşı Merkeze taşındık. Bu şekilde işletmemizi devam ettirmekteyiz.” ifadelerine yer verdi.

Artvin olarak balık kültüründe gerideyiz

Yemek sektöründeki işletmeler motorlu kuryelerle paket servisini sürdürüyor. Hem çiğ hem sıcak paket servisimiz var. Tezgâh ta olan bütün balığı pişiriyoruz. Balık ekmek yapıyoruz. İşletmemizde küçükte olsa oturma yerimiz var. Ama kısıtlamalardan dolayı şu an oraya kimseyi alamıyoruz. Paket servisi olarak hem iş yerlerine hem evlere hizmet vermekteyiz.

Bende bu işe başlamadan önce balık kültürünü bilen veya tüketen bir kişi değildim. Ama bu işin içine girdiğim zaman balığı ve balık kültürünü tanımış oldum. Artvin de ki balık kültürü, bir et veya tavuk kültürüne oranla daha düşük bir seviyededir. Mesela biz hastanenin oradayken, müşteri potansiyelim sadece hastane, sağlık çalışanları, polis ve jandarmaydı. Ama şöyle bir durum var. Artvin Karadeniz’in bir ili. Dışarıda balığı seviyoruz ama ne yazık ki Artvin’e geldiğimiz zaman bunu göremedik. Biz satabileceğimiz balıkları getirebiliyoruz. Günlük gelen bir şey olduğu ve raftaki süresi bir bakliyat gibi olmadığı için günlerce saklayamıyoruz. Dışarıdan gelen insanlar balık kültürünü bizden daha iyi bilip tanıyorlar. Artvin olarak bu kültürde biraz gerideyiz. 

Balık yemek için Hopa’ya gidiyorlar

Bizde istiyoruz ki Artvin’de balık kültürü kendi yerini bulsun. Artvin bunu fazlasıyla hakediyor çünkü bizde Karadeniz’in bir iliyiz burada bu kültürün gelişmiş olması lazım. Hopa ilçesindeki deniz bize 40-45 dk. İnsanlar balık yemek için buradan kalkıp Hopa’ya gidiyor. Buradaki balık restoranlarını saysak kaç tane sayabiliriz ki, bugün pişirme yapan yer bile yok. İnsanlara bir şey sunmak lazım ki insanlar onu görüp talep etsin, olmayınca da diyoruz ki neden yok. Ama biz bu işleyişe bir son verip bu işin bir başlangıcını yaptık. İşimizi geliştirip daha iyi bir şekilde hizmet vermeyi istiyoruz. Bu konuda zamanla daha iyi şeyler yapmayı düşünüyoruz.

Önceliğimiz paradan önce iyi bir hizmettir

İşletmemizdeki çeşitlilerimiz çiğ balık, pişmiş balık, balık ekmektir. Müşterilerimize tavada, ızgarada ya da fırında yapacaksa ona göre balıkları temizleyip veriyoruz. Dört dörtlük hiçbir işletme olmaz ama biz dört dörtlük olmak için elimizden geldiği kadar kendimizi geliştirip müşterilerimizi memnun etmeye çalışıyoruz. Esas aldığım şeyler şu dur paradan önce iyi bir hizmet gelmelidir. İnsanların memnuniyeti, oraya güven içinde gelip sizi tercih etmesi ve bunları sağlayabilmek çok önemli bir unsurdur.

İnsanlar bu durumu gözlerinde büyütüyor

Paket servisimiz olduğu için bütün kısıtlamalarda işletmemiz açıktır. Şu an ki tam kapanma sürecinde de hizmet vermeye devam ediyoruz. Talep konusundan bahsedecek olursam herkesin kafasında şöyle bir soru var, “Balığın sezonu bitti mi?” balığın sezonu olmaz, her sezonun bir balığı vardır. Mezgit, somon, alabalık, çupra, levrek balıklarımız her gün tezgâhta bulunuyor. Kışın da aynı şekilde. Artvin hamsi, mezgit gibi küçük balıkları daha çok bildiği için genellikle tercihleri o yönden oluyor. Büyük balık alırken insanlar nasıl yapacağız diye tedirgin oluyor. Balık bir ettir. Tavuk eti, hayvan etini nasıl yapıyorsanız yine aynı şekilde tavada veya ızgarasını yapabilirsiniz.  Bunun diğer etlerden bir farkı yok. İnsanlar balık kültürünü bilmedikleri için bu durumu gözlerinde büyütüyor.