YEREL
Giriş Tarihi : 30-06-2021 11:12   Güncelleme : 30-06-2021 11:20

“Artvin Çok Zengin“

Bu haftaki Artvinli TV’nin Meslek Örgütleri programında Tolga İskenderoğlu konuk oldu.

“Artvin Çok Zengin“

TZOB Artvin İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Tolga İskenderoğlu, konuk olduğu Artvinli TV programında mesleki yönden göstermiş oldukları faaliyetlere yönelik açıklamalarda bulundu.

İskenderoğlu, “bizim Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşuyuz Türkiye Ziraat Odalar Birliği olarak. Genel Merkezimiz Ankara’da Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar’dır ve Türkiye’nin 768 ilçesinde aynı zamanda İlde odalarımız mevcut. Bizde Artvin’de 6 oda olarak hizmet vermekteyiz. Ziraat odalarını bir üretici sendikası olarak görebilirsiniz, bilindiği üzere toplumun en çok çalışanı, en çok emek vereni, en çok üreteni ve alın teri dökerken en az kazananlarıdır en mağdur kesimin haklarını, hukuklarını ilgili kurumlarla istişare yaparak korumaya çalışan bir kuruluştur. Belirtilen kanun ve kurallara göre görev yapmaya çalışan odalarız, Artvin İlimizde 6 Ziraat odamız var aynı zamanda 6 Ziraat odasının da ilgili yerlerle iletişimini sağlamak maksadı ile İl koordinasyon kurumu oluşturulmuştur “ diye konuştu.

Ülkemiz bir cennet

İskenderoğlu, ülkemizdeki tarıma yönelik şu ifadeleri kullandı “ ülkemiz bu konuda bir cennet gerçekten cennet bir coğrafyada yaşıyoruz. Artvin İlimiz bu cennet coğrafyanın köşesindeki bir cennetin bahçesi olarak adlandırılır. Artvin İlimiz bitki çeşitliliği bakımından ülkemizin 1’cisi o yüzden bizim coğrafyamızda endemik ve biyolojik bitki çeşitliliği açısından çok zengin, eşi benzeri olmayan bir güzelliğe sahip aynı zamanda tabii kırık bir arazide çalışıyoruz. Üreticilerimiz özellikle arazinin kıtlığı, arazinin olmayışı, tarım arazilerinin olmayışı ve küçük parsellere sıkıştırılmasından dolayı buna rağmen Karadeniz’in kaderi coğrafi olarak etkenlerin sağladığı zorluklardır. Tarım makinalarının kullanımı çok zor tarımımızın %80’lik bir kısmındaki oran insan gücüne bağlı olarak tarımı gerçekleştiriyoruz. Hem de maliyetli üretiyoruz o yüzden bizim üreticimizin ürettiği her ürün hem coğrafyanın bize verdiği nimetler hem de üreticinin emeği ile son derece ekonomik olarak da güzel gelirler sağlayan ürünlerimiz var. Bizim Artvin İlimizin aslında yer altı zenginlikleri olarak hem de yer üstü zenginlikleri olarak eşsiz bir coğrafyadır. Fakat ben inanıyorum ki turizmle birlikte ekolojik tarımı desteklersek ve bunları eş güdümlü olarak götürürsek çok daha sağlıklı, çok daha katma değerli aynı zamanda gelecek nesillere de hem coğrafyayı hem de tarımı bırakabileceğimiz bir tarımı gerçekleştirmiş oluruz. Artvin İlimizde ayrıca işin lokomotifi olarak çay, bal ve fındık üretimlerimiz var “ dedi.

Araziler

İskenderoğlu, Artvin’de bulunan tarımsal arazilere yönelik şu ifadeleri kullandı “ bir üreticinin bir ürün ürettiğinde ekonomik anlamda tatmin edebilmesi için üreticinin de sürdürülebilir tarımı gerçekleştirebilmesi için arazinin belli bir metrekareye ihtiyacı var. Neticede ürettiğimiz ürünlerin katma değeri yüksek, bugün bal üretiyoruz ve ben iddia ediyorum ki ülkenin hata dünyanın en kaliteli ballarından birini üretiyoruz. Sadece eksiğimiz markalaşmadır, bunu daha organize üreticinin ürettiği ürünü daha denetli ürettirilerek paketlenmesi ve pazara sunum şeklini henüz hayata geçiremedik. Gerek devletin belirli makamları olarak gerek STK’lar ve vatandaşlar olarak. Biz bunları da hayata geçirdiğimiz zaman Artvin balı dünyada eşi benzeri olmayan bir niteliğe, içeriğe sahip bir üründür “ dedi.

Çiftçinin pandemisi

İskenderoğlu, çiftçilerin pandemi ile yaşanan zorluklarına şu ifadeleri kullandı “ birçok uygulama yapıldığı zaman ilk etkilenen üretenlerdir pandemi fazlasıyla üreticileri etkiledi. Özellikle aracı kurumların halden sonra ilgili yerlere gidene kadar aracı kurumlar üretenin kat ve kat üstünde kazanıyor bir kere bu düzeneğin şekillendirilmesi gerekiyor. Öncelikle üretenin kazanması lazım, alın teri dökenin kazanması lazım. Kalemi kullanmayabiliriz, betonu kullanmayabiliriz bunların bir çözümü var bir alternatifi mutlaka var ama gıda olmadan, gıdanın olmadığı bir dünya yaşayamaz mümkün değildir. İlk önce ne yaparsak yapalım devlet olarak, millet olarak ilk önce üretenlerin korunduğu gözlemleri başlatmamız gerekir. Genel Başkanımız bu konuda bakanlıklarla görüşerek ilk etapta çıkan eksiklikleri, aksaklıkları giderdi, üreticilerimiz bahçelerine girebildi. Uygulamada aksaklıklar oldu biz üreticilere çiftçi, üretici belgesini vererek bahçelerine gönderdik ve toprakla buluşmalarını sağladık. Fakat bunda da uygulama içerisinde problemler yaşadık ama aksakta olsa, eksikte olsa üretenler ve üreticiler arazilerine gittiler ve de üretmeye devam ettiler. Pandeminin birçok problemi oldu mesela üretilen ürünler pazara ulaştırılamadı veya pazara ulaştırılan yeteri kadar tüketilemedi bunlardan dolayı ziyan olan ürünlerde oldu. Bizim bölgemizde zaten yeşil sebze olarak hallere gönderilen dediğimiz gibi coğrafyamız, arazilerimiz yok. Daha çok bizim sebze üretimlerimiz genel anlamda kendi öz tüketimine göre üretilen ürünlerdir “ dedi.

Köy okulları

İskenderoğlu, köy okulların pandemide kapanması ile başa gelen süreç ile ilgili şu açıklamaları yaptı “ köy okullarının kapanması ile beraber özellikle genç nüfus büyük şehirlere akın etti. En kötü ilçelere eğitim için göç ettiler o yüzden arkadan gelen nesiller köyü, toprağı, tarımı tanımadan büyümeye başladı. Apartmanın içerisinde teknolojik aletler ile büyüyorlar ve bu bizim üretim için tarım için son derece tehlikeli konudur. Bu pandemi biraz daha toprağın kıymetini köyün ve doğanın kıymetini hatırlattı insanlarımıza ve köylerdeki yapılaşma, köylerdeki geri dönüşler gözle görülür belirgin bir şekilde arttı. Bizim minik eller üretiyor projemizde var bunu ayrıca belirtmek isterim ilgili kişilerce projemizi sürdürmek adına çalışmalarımız devam ediyor. Çocuklarımız öncelikle kendileri artık materyallerden saksılar yaptılar ve orada çocuklarımıza fideler dağıttık. Bahçesi uygun olan okullarda da küçük, küçük hobi bahçeleri oluşturduk. Çocuklarımıza tarımın ne olduğunu sebzenin hangi emekle sofraya geldiğini öğretmek adına yapılan çalışmalarımızdı “ dedi.