YEREL
Giriş Tarihi : 25-08-2021 23:43   Güncelleme : 25-08-2021 23:43

Artvin Coğrafya Kültür Tarih Dergisi "KARÇAL”

Artvin Coğrafya Kültür Tarih Dergisi "KARÇAL", çok yakında Borçka Belediyesi tarafından yayınlanarak okurlarla buluşacak.

Artvin Coğrafya Kültür Tarih Dergisi

KARÇAL dergisinin ortaya çıkış sürecine dair bilgilendirmede bulunan Dergi’nin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Taner Gökdemir, KARÇAL dergisi hakkında ilettiğimiz soruları yanıtladı.

KARÇAL dergisi düşüncesi nasıl ortaya çıktı?

Bir şekilde bölgemiz ile ilgili çalışmalarım oluyordu. Bunlar bir dergide, makale veya herhangi bir sempozyumda bildiri şeklindeydi. Artvin ile ilgili derli toplu ve konu odaklı bir kitap yayınlama hayalim hep vardı ve bunun için önceki dönemlerde birkaç kez Valilik, Artvin Belediyesi ve yine Artvin ile ilgili birkaç dernek nezdinde girişimlerim oldu. Ancak ne yazık ki karşılık bulmadı. Hatta inanın kitap projem ile ilgilenmediklerini ya da yerel bir kitap çıkarmanın değersizliğini hissettirdiler. Bu durum beni inanılmaz derecede üzdü ve hayal kırıklığına uğrattı. Bu nedenle Artvin ile ilgili kitap projesini kendi adıma rafa kaldırdım ve yine akademik çalışmalarıma yoğunlaşma kararı aldım. Ancak her zaman için aklımın bir kenarında böyle bir çalışma duruyordu sadece uygun zamanın gelmesini bekliyordum.

Aradan uzun bir müddet geçmişti. Ben İstanbul’daydım ve gecenin baya bir geç saatinde telefonum çaldı, arayan Borçka Belediye Başkanı Sayın Ercan Orhan’dı. Kendisi ile uzun yıllardır tanışıyor ve birbirimizi biliyoruz zaten. Hem aile dostluğumuz hem de kısa süreliğine de olsa bir meslektaşlık geçmişimiz olmuştu. Birbirimize hal hatır sorduktan sonra bana şu soruyu yöneltti; “Taner Borçka için kültürel manada neler yapabiliriz?” O anda ilk aklıma gelen süreli bir dergi çıkarmak yada küçük bir sempozyum yapmaktı. Sonra bunun üzerine bayağı kafa yorduk ve sempozyum sürekli tekrarlanacak bir şey olamayacaktı bu yüzden yerel bir dergi çıkarma fikri daha yakın geldi.

Bu gelişmeler yaşandığı sıralar pandeminin de hızla geliştiği zamanlara denk gelmişti. Çoğu memuriyette olduğu gibi bizde de uzaktan çalışmaya geçildi. Bende bu süreci İstanbul’da değil Borçka’da yaşayan ailem ile birlikte geçirme kararı aldım. İşte bundan sonra dergi meselesi hızla gelişti. Belediyede sürekli olarak toplantılar yaptık. Kazanımlar, çekinceler, doğabilecek sorunlar üzerinde tartışmalar sürüyordu. Bu sırada bir taraftan da derginin içeriği ve kimliği de ortaya çıkıyordu aslında. Benim ortaya çıkarmaya çalıştığım derginin yapısı ve içeriği belediyenin beklediği tarzda olmadı. Belediye haklı olarak biraz daha reklam içerikli, bir manada bülten şeklinde düşünüyordu. Nihayetinde taleplerim kabul gördü ve bilimsel ilkelere dayalı popüler bir yerel dergi çıkarmaya yönünde karar alındı. Sayın Başkanımız; “Taner ne yapıyorsan arkandayım ve altına imzamı şimdiden atıyorum” diyerek beni onurlandırdı fakat aynı zamanda omuzlarıma kocaman bir sorumluluk yükledi.

Borçka’yı tanıtan bir dergi olacak sanırım buna dair neler söyleyeceksiniz?

Böyle bir soru yöneleceğini tahmin ediyordum. Çünkü dergi nihayetinde Borçka Belediyesi tarafından basılacak ve yayınlanacak. Bu durum derginin Borçka içeriğinin etrafında döneceği fikrini yaymaya neden oluyor. Ancak durum hiç de böyle değil. Dergi tamamen Artvin ile ilgili. Artvin’in ilçeleri, köyleri ve hatta yaylalarına kadar. Bu nedenle içeriği ve konuları tüm Artvin’i kapsayacak şekilde belirledik. İlk sayı çıkıp okurlarımız, hemşerilerimiz dergiyi ellerine alıp incelediklerinde bu gerçeği göreceklerdir. 

Dergi içeriğinde neler yer alıyor?

Dergi “Artvin Coğrafya Kültür Tarih Dergisi”. Alt başlıktan da anlaşılacağı üzere içerikte Artvin’in coğrafyası, kültürü ve tarihi ile ilgili yazılar olacaktır. Konuları eşit bir biçimde dağıtmaya özen gösterdik. Bu hem ilçeler bazında hem de konu içeriği bazında. Gerçi bu hedefe konu bazında her ne kadar ulaşsak da ilçeler bazında mümkün olmadı. Ona da şöyle bir çözüm ürettik; ilk sayıda ağırlık verilen veyahut da kendisine yer bulan ilçeler ikinci sayıda daha az konu edilecek ve ilk sayıda çokça yer veremediğimiz ilçeleri daha ön plana çıkaracağız. Bu sayıda kentimiz ile ilgili daha genel konulara yer verdik. Amaç hem insanlara Karçal Dergisi’nde neler bulabileceklerini göstermek hem de Artvin’in coğrafyası kültürü ve tarihi ile genel bir bilgi vermekti. Bundan sonraki sayılarda daha özel ve butik konuları ele alacağız. Örnek vermek gerekirse dergimizin editörlerinden Leman Albayrak’ın “Artvin’in Kırsal Turizm Potansiyeli” isimli genel bir yazısı var. Yine yazarlarımızdan Elif Saraç’ın “Artvin’in Taşınmaz Kültürel Mirası” üzerine genel bir yazısı var. Son bir örnek verecek olursam Murat Kasap’ın “Osmanlı-Rus Harbi sonucu Artvin ve Batum Muhacirliği” üzerine bir yazısı var. Bu örnekleri ilk sayı için çoğaltmamız mümkün ancak verdiğim üç örnekten neyi ifade etmeye çalıştığım sanırım anlaşılacaktır. Çünkü ele alınan bu konuların içinden onlarca yazı başlığı çıkarabilir ki ileride göreceksiniz öyle de olacak.

İçerik oluşturulurken nelere dikkat edildi?

Öncelikle belirtmek isterim ki Karçal Dergisi her türlü siyasi ve politik kaygıdan uzak ve tamamen Artvin odaklı çıkarılan bir dergidir. İçerisinde çok fazla görsel bulamayacaksınız. Buna çok dikkat ettik. Görseller yazıları desteklemek amaçlı kullanıldı. Ciddi dergilerde genellikle bir röportaj ve kitap incelemesi olur. Artvin’i konu alan bir kitap incelemesini ben yaptım. Bundan sonraki sayılarda da bir kitap incelemesi muhakkak olacak. Röportajı ne yazık ki gerçekleştiremedik. Benim de liseden edebiyat dersi hocam olan Sayın Bilgehan Erdem’den bu konuda yardım istedim. Sorular hazırlandı, röportaj yapılacak kişi ile önce bizzat ben görüştüm ve kabul etti. Ardından Bilgehan Hoca görüştü her şey normalinde ilerliyordu ancak sonrasında bazı aksaklıklar oldu ve bunu gerçekleştiremedik. Şu an için kurgulanan içerikten eksik kalan tek nokta budur. Ancak bundan sonraki sayılarda bir röportaj kesinlikle olacaktır hatta bunun çalışmalarına şimdiden başladık. Diğer konulara gelince; coğrafya, yerel kültür ve tarih alanında ciddi ve bilimsel yazılar var. Bunlar ileride kaynak olacak kadar kaliteli yazılar. Yine bunun yanında kentimizi tanıtmak için fotoğraflar ile desteklenmiş kısa yazılar var. Bunlar; bitki, vadi, tarihi bir yapı gibi. Her sayıda bunları yazıların arasına serpiştireceğiz. Yine dergiyi hem yerele mal etmek hem de akademik yazıların ağırlığından kurtarmak için kültürel öğeler içeren yazılarda aldık ve bunu ileriki sayılarda daha da arttıracağız. Kısaca toparlamak gerekirse dergi içeriğini oluştururken temel üç amacımız vardı; ilk olarak Artvin’i çeşitli yönleriyle tanımak. Yani henüz ortaya çıkmamış yönlerini açığa çıkarmak ve kaydetmek. İkincisi Artvin’i coğrafi, kültürel ve tarihi açıdan tanıtmak. Sonuncusu ve gerçekten biraz daha kritik olanı; var olan coğrafi, kültürel ve tarihi zenginliklerimizi korumak ve yaşatmak. Hatta zarar görmüş olanlar için çözümler üretmek ve farkındalık yaratmak. Çünkü belirttiğim hususlarda bilerek ya da bilmeyerek inanılmaz derecede tahrifat oluşmakta. Bunun önüne geçmenin en başta biz Artvinlilerin görev ve sorumlulukları içinde olduğunu düşünüyorum.

Neden “Karçal” ismi?

Derginin içeriği, kapsamı, ilkeleri gibi temel prensipler belirlendikten sonra buna uygun bir de isim bulmak gerekiyordu. İstediğimiz şey Artvin’i temsil kabiliyeti olan bir isimdi. Örneğin “Livane ve Çoruh” gibi. Bu isimleri duyan bir kişi kesinlikle konuyu Artvin ile ilişkilendirir. Artvin’e özel şeyler bunlar. Bildiğiniz üzere bu isimlerle yayınlanmış dergiler zaten var. Bize de buna benzer bir şey gerekiyordu. İtiraf edeyim ki en başından beri Karçal ismi benim aklımda vardı. Hatta daha dergi konusu daha gündeme gelmemişken bile. Size bir küçük bir ayrıntı vermek isterim. Küçükken, henüz altı yaşındayken dedem ve babaannemle yaylaya giderdim. Her yıl neredeyse üç ay onlarla yaylacılık yapardım. Bizim yaylalar Karçal Dağı ana zirvenin bulunduğu yerin hemen eteklerinde. Her sabah uyandığımda pencereden bakar ve sis olmamasını arzulardım. O kocaman ve heybetli kütleyi görmek beni çok mutlu ederdi. Gerçeği söylemek gerekirse halen daha mutlu ediyor. Karçal ve yayla sevdam küçükken nasılsa şimdi öyle devam etmekte. Öyle ki dağcılık sporuna başladım ve tabi ki her yıl Karçal tırmanışları yapmaya da… Hayatımda önemli bir yeri olan Karçal Dağı’nın başka bir yerde anılmasını hep istemişimdir ve beklediğim fırsat artık doğmuştu. Aktardığım hikâyeden anlaşılacağı üzere bu ismin verilmesinin temel iki nedeni vardı; biri kişisel bir ilgi, diğeri ise Artvin’i simgeleyen bir nesne olması. Karçal Dağı incelediğimizde birçok vadinin kavuşum yeridir. Artvin’in önemli bir kısmında yaşam alanı oluşturur. Üzerinde başlayan doğal yaşam eteklerinde devam eder ve muhteşem bir doğal-kültürel ve ekonomik bir zenginliğe dönüşür.  Zaten bu zenginliklerden her sayıda bahsedeceğiz. Bütün bunları göz önünde bulundurarak aklımdaki ismi yavaş yavaş dergide birlikte hareket edeceğimiz arkadaşlarla paylaştım. Her paylaştığım kişi çok sıcak baktı ve nihayetinde ortak kararla derginin ismi “Karçal” oldu. Ancak bu ismi Kültür Bakanlığından tescilleyene kadar yani ISSN numarası alıp derginin kimliğini belirleyene kadar gizli tutmuştuk. Yasal işlem tamamlandıktan sonra sosyal medyadan bu isim ile hesaplar açtık ve şimdide yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.

Belediyenin, sizin ve dergi hazırlığında emeği geçen kişilerin ne gibi katkıları oldu?

Belediye öncelikle kurumsal kimliğini ortaya koyarak maddi ve manevi her türlü desteği sundu. İlk görüşmeleri sürekli olarak Ercan Bey ile yaptık sonrasında ise belediyeden görevlendirilen arkadaşlar ile derginin resmileştirilmesi sürecini tamamladık. Ama kendisi ile tüm süreç boyunca sürekli iletişim halindeydik. Sağolsun bu işi hem çok önemsiyor hem de destekliyor. Yine Şenol Taban’dan bahsetmek isterim. Şenol abi Borçka’da, Klaskur Köyü’nde pansiyon işletiyor. Çoğu kişi bilir, Lapera Pansiyon. Pandemi süresince iş yeri kapalıydı tabi. Biz orda buluşur uzun uzun dergi hakkında fikir yürütürdük. Daha önce İstanbul’da yayıncılık yapmıştır. Şenol abi aynı zamanda “Pirosmani” dergisini çıkaran ekipte yer almıştı. Hem birikiminden istifade ettim hem de en umutsuz zamanlarda kendisi benim için itici kuvvet oldu aksi takdirde bu işi defalarca bırakmanın eşiğine gelmiştim. Yazarların önemli bir kısmı ile uzun yıllardır tanışıyorum. Çoğu zaten Artvin ile ilgili çeşitli konularda çalışmalar yaptığı için birbirimizi biliyoruz. Hepsini teker teker aradım ve dergiyi, içeriğini ve ilkelerini anlattım. Tek derdimizin Artvin olduğunu izah ettim. Hepsine en başta ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çünkü dergiyi sahiplendiler ve bunu yaparak beni de cesaretlendirdiler. Bunun yanında kendi tanıdıklarını da devreye sokarak yazı sayımızı arttırdılar. Dergimizin iki editörü var, biri ben diğeri ise biraz önce bahsetmiştim Leman Albayrak.  İlk sayıda 17 tane yazı var. Yani 17 yazar. Bunun yanında yazıları desteklemek için kullandığımız fotoğraflar için katkı sunanlar da var. Ayrıca her sayıda dergimiz için çizim yaparak bize destek olan bir arkadaşımız var, Çiğdem Subaş. İlk sayıda arka kapak Çiğdem’in çizimi. Toplamda otuz kişiye yakın kişinin derginin ilk sayısında emeği olduğunu söyleyebilirim. Bu sayıda ikili ilişkiler ile iletişime geçtiğimiz kişiler ağırlıklı oldu. Bu ekibin bir kısmı sürekli yazacaktır. Burada isimlerini teker teker saymamın olanağı yok ancak hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bundan sonrası için daha fazla kişiye ulaşmak ve daha fazla kişiyi dergiye dâhil etmek istiyoruz. Özellikle her ilçeden en az bir yazar olmalı. Çeperi genişletmeliyiz. Derdimiz dergiyi tüm Artvin’e mâl etmek. Bunun için yayın ilkeleri belirledik ve ilk sayı ile birlikte bunu ilan edeceğiz. Bu ilkeler doğrultusunda herkes yazabilir, fotoğraf desteği sunabilir ve hatta yeni fikirler önerebilir. Bu bizi mutlu eder ve dergimizin de değerini yukarı çeker. Derginin yaygınlaşacağı ve onu tüm Artvinlilerin sahipleneceğine olan inancım tamdır. Buradan sizin aracılığınızla tekrar etmek istiyorum; Karçal Dergisi bütün politik ve siyasi kaygıların üstünde Artvin’in tarihini, kültürünü, doğasını, derelerini, ormanlarını, insanını, doğal yaşamını, bütün yer altı ve yer üstü kaynaklarını dert eder. Yani tek derdi Artvin’dir. Bu bilinçle yola çıktık ve sonuna kadar böyle ilerleyeceğiz.