YEREL
Giriş Tarihi : 27-08-2021 12:39   Güncelleme : 27-08-2021 12:39

ARICILIK ARTIK MESLEK

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, Artvin’e gelerek Artvin İli Arı Yetiştiricileri Birliği aracılığıyla arıcılar ile bir araya geldi.

ARICILIK ARTIK MESLEK

Tarım Kredi Kooperatifi Toplantı salonunda arıcılar ile bir araya gelen Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin, arıcılıkla ilgili, sahte bal üretimine karşı verdikleri mücadeleyle ilgili açıklamalarda bulundu. Toplantıya İl Tarım Müdür Yardımcısı Hakan Keskin, Samsun İli Arı Yetiştiricileri Birliği Rasim Kaplan, Tunceli arı Yetiştiricileri birliği Başkanı Kazım Doğan, Artvin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İbrahim Durmuş ve Ziraat Odası Başkanı Köksal Portakal katılım gösterdi.

Toplantıda selamlama konuşması gerçekleştiren Artvin İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İbrahim Durmuş, Artvin İli Arı Yetiştiriciliği Birliğimizin bin üç yüz kırk arıcısı bulunmakta, 6 personel, 3 Birlik personeli, 3 tarım danışmanımız vardır. İki tekniker ve 1 arıcı mühendisle biz bu hizmeti yürütüyoruz. Elbette sorunlarımız var. Bu sorunları gidermek için arada istişareler yapmamız gerekiyor. Artvin’de arıcılık güzel ve iyi bir şeydir. Birbirimize yardımcı olmamız gerekiyor” dedi.

Durmuş’un yaptığı açılış konuşmasının ardından İl Tarım Müdür Yardımcısı Hakan Keskin konuşma yaparak Artvin’de arıcılığın üretim modellerinde en başta genel konulardan biri olduğunu, Artvin ilinin Türkiye’de florası en zengin il olduğunu ve en zengin bitki çeşitliği olan il olduğunu ifade ederek, “Bundan dolayı Artvin, arıcılık için çok önemli bir yere sahiptir. Ayrıca Artvin Kafkas Arısı gen merkezidir. Ardahan ile birlikte bu yönüyle de korunması gereken, değer verilmesi gereken ve çalışmalar yapılması gereken bir konudur. Biz de bu bilinçle Artvin Arıcılar Birliğiyle çeşitli projeleri yürüttük. Bundan sonrada çok güzel projeler üreteceğimize inanıyorum. Bu toplantının Artvin arıcılarına ve Türkiye arıcılığına faydalı olmasını diliyorum” dedi.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin ise Türkiye’de arıcılık için bugüne kadar hangi alt yapı faaliyetlerini yaptıklarını ve neden yaptıklarını açıkladı. “Türkiye Arıcılar Birliği 5996 Sayılı Islah Kanunu çerçevesinde ıslah amaçlı kurulmuş bir birliktir. Gen merkezi konusunda, biyolojik zenginlik konusunda Türkiye gerçekten dünyada yüzde yirmi ikisini barındırıyor ama biz koruma alanlarımızı ve arılarımızı koruyamadık. Buna örnek olarak Muğla’da bir ıslah çalışması yapıldı. Önce arımızın tanımlanması lazım, o bölgede muhafaza edilmesi lazım, muhafaza edilen arıların o bölgedeki ihtiyaçlara göre ıslahının yapılması lazım. Türkiye’de böyle bir anlayışın yerleşmesi gerekiyor. Bu anlayışı da Türkiye Arıcılar Birliği olarak yerleştirmeye çalışıyoruz. Şu anda Muğla’nın dışında 5 bölgemizdeki arılarımızın ıslah çalışmasına başladık. Kırklareli, Çanakkale’de bunları çalışıyoruz. İnşallah 3 yıla çalışmaları tamamlanacak” diyerek önümüzdeki yıl ıslah çalışmalarına başlayacaklarını, bu yıl arıların tanımlanmasının bitirildiğini belirtti.

Her arı ırkının gen merkezi olması gerektiğini, Türkiye’nin ırklar konusunda yo geçen hanı olmaması gerektiğini söyleyen Şahin, “Bu bizim kanımıza dokunuyor ama bu görevi de yerine getirmemiz lazım. Vatandaşa bir şeyler arz etmemiz lazım. Siz vatandaşa bir şeyler arz etmiyorsanız, o zaman dışarıdan birtakım arayışlar içerisinde bulunur. Önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde bunun da ıslahını tamamen gerçekleştireceğiz ve bütün damızcıklarımıza da buradan damızlıklarımızı servis ederiz diye düşünüyorum. Burada biraz iddialıyız. Arıcılıkta bir yere gelmek istiyorsak eğer bunu yapmalıyız” dedi.

Bal üretimine dair değerlendirmelerde bulunan Şahin, “Diğer taraftan ballarımızı çam balı diye kestane balı diye yurtdışına sattık ama kestane balının kimliği nedir dediğimiz zaman, literatürde herhangi bir kaynağını bulamadık. Yani biz dünyaya kestane balını pazarlayacak olursak bunun bir kaynağı yok. Olaylara şöyle bakacak olursak Yeni Zelanda’da Manuko balı var. Kilosu 80 Euro.  Bizim en iyi balımız fiyatları yurtdışı pazarında 8 ve 5 Euro arasında değişiyor. Neden? Yeni Zelanda’da Manuko balının tanıtımı çok iyi yapılmış. Bizim kendi ballarımız için bir alt yapı çalışması yapılmak zorundadır. Alt yapıyı neden önemsiyoruz; çünkü 3 yıl üzerinde çalıştık hatta biz biraz daha üzerine gittik. Bunun fizikokimyasal özelliklerinin dışında bir de tıbbi aktiviteleri, Tıp Fakülteleri tarafından çalışıldı. Bunu da ilave ettik bu projeye ve bunun çıktıları da var. Yani Artvin’de üretilen kestane balıyla Kastamonu’daki kestane balı farkı ortaya çıkacak ki değer anlaşılsın ve biz bunu çıkardık. Burada şunu yakalamalıyız. Bizim bundan sonra yapacağımız 2 şey var. Birincisi literatür kaynaklarına bu özellikleri koymak yani yayınlatmak, 3 yıl oldu çam balını bitireli daha kodesten yeni çıktı. Yeni yayınlatıyoruz.  2021 yılından itibaren amacımız bizim narenciye, pamuk, ayçiçeği, kestane ve gevhen ballarımızın bu proje çıktılarıyla kaynaklarda geçmesi ve yayınlatmaktır. İkinci amacımız ise TSE standartlarında bunları kaydetmektir. TSE’ye gidebilmek içinde bunun üzerinde 1 yıllık çalışma yapmamız lazım” balların uluslararası standarda çıkartılması gerektiğini, genç arıcılara güzel bir zemin bıraktıklarını belirtti.

Sahte balla ilgili sorunlar yaşadıklarını açıklayan Şahin, “Sokakta sorsanız sahte bal sadece sahtedir. Birincisi pancar şekeriyle üretilen sahte baldır burada hem fikiriz. İkincisi enzimler karıştırılarak yapılan ballar sahtedir. Nişasta balıdır. Biz bu iki enzimler veya nişasta bazlı şekerleri tespit edebiliyor muyuz, yöntemlerimiz var mı, mevcut yöntemimizle sadece C4 yakalamaya çalışıyoruz. Biz bu noktadan hareketle Bakanlığımızdan ne istediysek oradan aldık. Hangi projeyi istediysek aldık. Bu sahte ürün projesinde Gıda Kontrol Genel Müdürlüğüyle beraber çalışıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada 2021 yılının Kasım ayında bu proje bitiyor. Aralık ayında Bakanlığa teslim edeceğiz ama şunu da söyleyeyim bu sene market raflarını da çalıştık. Marketlerden ballar aldık ve geldiğimiz nokta içler acısı. Yirmi iki tane market zincirine Türkiye Arıcılar Birliği olarak yazı yazdık. Dedik ki bu yöntemlerle bu ballar satılamaz, bunların enzimlerine de bakın analiz yaparken. Türkiye Arıcılar Birliği olarak daha farklı analizler üzerine çalışmamız lazım. Birliklerimiz mutlaka Ar-Ge yapmalıdır. Ar-Ge ile araştırma ve geliştirmeyle sizlerin önü ancak bu şekilde açılabilir. Bütün arı ürünlerin, arı ırklara alt yapı oluşturacaksak Ar-Ge’nin yapılması lazım” dedi.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin toplantıda yaptığı konuşmanın devamında şu ifadelere yer verdi;

“Şu anda arı zehri ve propolis uygulama rehberi çıkacak ve çok yakın zamanda arı zehri de buna eklenecek. Uluslararası coğrafi işrette de çalışıyoruz. Arıcılık artık  bir meslek oldu. 2021 yılında sonra arıcılarımız hem lise diploması alacak hem de günde 4 saat okula gidecek ve diğer zamanını usta arıcının yanında geçirerek, böylece yetiştirilmiş olacak.  Meteoroloji ile ilgili çalışmalarımız var.  Hava durumu raporu bize geliyor. Bal üretim alanlarının artırılması ile ilgili çalışmalarımız var. İlaçlarla ilgili çalışmalarımız var. Küresel iklim değişikliği ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Özellikle bu yıl arıcılarımızın kredi borçlarının ertelenmesi konusunda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Petek konusunda ciddi bir çalışmamız var yani temel petek dediğimiz mumla ilgili. Mumlarımız inanın felaket durumda. Bunu bir türlü düzeltemiyoruz. Stalize edilebilen yerlerden alınmıyor yani ucuz olsun benim olsun mantığı var. Biz bunu yıllardan beri çözemedik. Yurtdışından gelen mum sanayi mumu. Bu konuyla ilgili bu yıl bir proje başlattık ve Gıda Kontrol Genel Müdürlüğüyle beraber ortak yürütüyoruz. Bu proje 2 yıl sürecek ve bu süre sonunda sanırım netice alacağız. Taleplerinizi biliyoruz hep beraber uğraşmalıyız, üretmeliyiz. Ürettiğimiz balı torunlarımız tüketiyor. Ürettiğimiz balı layıkıyla satmalıyız. Bu açıdan mum konusunda çalışmalarımız var.  Sözleşmeli arıcılık, mal pazarlama konusunda sözleşmeli üretimle ilgili kaliteli satabilmemiz için bir projemiz var.  Bunların özü artık biz kendi bünyemizde birlikler olarak 2022’den itibaren sözleşmeli üretim projelerini yürüterek kalite kontrollerini ortaya koymamız lazım. Bunu yapmamız lazım. Balımızla parayı kazanmak istiyorsak bunu yapmamız lazım. Her şeyi birlik içinde ve beraber yapmalıyız.”

DİLAN ŞAHİNBAŞ