YEREL
Giriş Tarihi : 30-03-2021 13:53   Güncelleme : 30-03-2021 14:01

Arı varsa yaşam var

Artvinli TV’de Artvin’de Esnaf Olmak programının sunuculuğunu yapan Hatice Nur Ersöz, sınırlı sorumlu kalkınma kooperatifi yönetim kurulu üyesi Osman toplu ile röportaj gerçekleştirdi.

Arı varsa yaşam var

Toplu “Arılar biterse yaşam biter, arı olmadığı zaman tarımsal hiçbir faaliyet yapılamaz, arılar konusunda insanlar daha da duyarlı olmalı.” İfadelerine yer verdi.

Röportajın tamamı ise bu şekilde:

Osman Toplu: Kabaca köyü, sınırlı sorumlu kalkınma kooperatifi yönetim kurulu üyesiyim. Kooperatifte 87 üyemiz var.  Kabaca köyü kooperatifi olarak 2000 yılından sonra projelendirme kapsamındayım. 50 aileye 20 kovan projesiyle bir atılıma geçtik. Binamızı, paketi, tesisimizi son model paketli visetimizi hiç el sürmeden paketleme yapabiliyoruz. Amacımız üyelere arıcılık konusunda her türlü desteği vermektir. Verdiğimiz destekler içerisinde ilacından tutun arıcılıkta kullanılan her türlü malzemeyi temin ediyoruz, bu konuda arıcıların hiçbir sıkıntısı yok. Sıkıntı nerede var derseniz pazarda bir sıkıntımız var, ürettiğimiz malı istediğimiz fiyatlara satamıyoruz. Ballarımız kalitelidir, kalite bal sattığımızı iddia ediyoruz. Bugün Azer balı bir rüzgar tutturmuş gidiyor, neden o rüzgarın bi çarkı biz olmayalım. Ama onlar 800’e malı veriyorlar, biz 200 dediğimiz zaman insanlara çok geliyor. İddia ediyorum ki Azerilerle istedikleri platformlarda, istedikleri laboratuvarlarda balımızı koyalım balımızın onlarınkinden daha kaliteli çıkacağından eminim.

Ne gibi projeler yapıyorsunuz? Devletten destek alıyor musunuz?

Devletten birçok destek aldık. 50 Aileye 20 kovan desteğimizle başladık. Bunu her aileye 20 şer tane kovan tesisimizi kurduk. Otomatik paketleme makinemiz dahil var. Bunun yanında arıcılık konusunda ek olarak köyde bir atölye kurduk. Arıcıların sepet, çerçeve ihtiyacını karşılıyoruz. Biliyorsunuz ki arıcılıkta güz ve bahar aylarında besleme konusu var. Kendi ürettiğimiz balla kek yapıyoruz. Katkı olmadığı için daha doğal oluyor. Bu konuda da arıcılarımıza yardımcı oluyoruz. Atölye kurduk amacımız kovan yapımını dışarıdan değil de kendimiz yapalım dedik. Bu konuda üyeler daha da rahat ettiler. İstedikleri zaman, istedikleri şekilde, istedikleri kovanı yaptırabiliyorlar. Atölyemiz ve dolum tesisimiz Kabaca köyünde bulunuyor. Atölyemizde şu an 3 kişi çalışıyor. Dolum tesisimiz ve kekteki işlerimizi  yönetince arkadaşlarımla beraber duruma ve talebe göre ne kadar bal dolduracaksak günde bir gün ya da iki gün paketlemesini yapıyoruz.

Kabaca balını rekorte olarak ne kadar üretebiliyorsunuz?

Bu mevsime bağlı bir durumdur, bizim en kötü rekortemiz 8, en iyisi de 15 tondur, internet satışımız yok ama balımızı Türkiye’nin her yerine ulaştırmaya çalışıyoruz. Ben teknolojiyi çok sevmem ama neyle yarışmak gerekiyorsa onla yarışmak gerekir. Eğer bunun içinde internet lazımsa kullanmak gerekiyor yani ben pek uğraşmasam da diğer arkadaşlarım yapabilirler. Doğrusu henüz o aşamaya geçemedik.

İl dışında Artvinliler gerçek bal arıyorlar, zaman zaman bizler aracılığıyla bal almak istiyorlar bu konuyu değerlendirir misiniz?

Murgul’da baktığımız zaman üretim temizliğiyle, gıda sertifikasıyla Murgul da ki tek kurumuz. Marka tescilimiz var. Her il talimizi yaptırıyoruz. Çıkıp pazardan satamıyorsunuz biz burada müdahale etsek belki de kimse burada bal satmayacak. Artvin’de esnaflara kendi mallarını satarlarken ceza vurdular. Biz onu yapmadık, diğer köylerde dahil bal getirildiği zaman biz onların da ballarını paketleyebiliyoruz. Sıkıntı yok, sonuçta tesisimiz var. Bende Murgul’da yaşıyorsam, siz de yaşıyorsanız, eğer bizim bir imkanımız varsa hepimiz bundan yararlanacağız. Devletimiz bize çok büyük desteklerde bulundu. Örneğin Tarım il müdürlüğünden destek aldık, otomatik paketleme makinası DOKAP tan destekli, %50 hibe ile geldi. Yarısını biz devrettik, yarısını devlet karşıladı.

Röportaj yaptığımız mekân sizin tazım satış mağazanız mı?

Evet, şu an da hem ürettiğimiz malı burada satıyoruz, hem de gördüğünüz gibi arıcılık konusunda ne kadar malzeme ihtiyaç varsa onu temin edip burada üyelerimize ulaştırıyoruz. Arılar biterse yaşam biter, arı olmadığı zaman tarımsal hiçbir faaliyet yapılamaz. Tarımsal bir faaliyet yapamadığın zamanda hayatın durma noktasına geliyor. Bu insanlık için çok büyük bir tehlike, arı konusunda herkes daha duyarlı olur ve kapısında 3-5 arı besler.

Murgul, madenin yatağı ve maden işletmesi yapılıyor bu durum arıcılıkla nasıl özdeşleştiriliyor? Sıkıntı olmuyor mu?

Madencilik ile doğmuş bir nesildenim. Madencilik ben doğmadan başlamış. Arıcılıkta buna paralel onla beraber büyüyüp gitmiş, belki fabrikamızın olduğu, akır yatakların olduğu alanda çevre zarar görmüştür. Ama Murgul çok endemik bir bitkiye sahip bir bölge olduğu için onu da tolere ediyor. O bölgedeki arı biraz daha uzağa gitmek durumunda kalıyor. Dediğim gibi 1950’den beri madende var arı da var. İkisi de yaşam sürdürebiliyor. O varken bu olmuyor diyemeyiz yani henüz öyle bir şeyle karşılaşmadık. Tabi ki ortada bir şey varsa bunun zararı da var, karıda vardır. Bunu masaya yatırıp değerlendirmek lazım. 

Osman Toplu, Kooperatifteki en büyük kadın arıcının Serpil hanım olduğunu söyledi.

Arıcılığa nasıl başladınız?

Serpil: Ana arı üretimi ile arıcılığa başladık. Daha sonrasında satışını yaptık ve hala devam ediyoruz. Eşim ana arı üreticisi, bende ona destek oluyorum. Rekortemiz ve kazancımız iyi durumda şükür. Sadece bakır işlemeyle iş yapmıyorum bizde arıcılıkta, hayvancılıkta var. Girişimci bir kadın olarak her tarafta elimiz var.

Şimdiki gençler köyleri terk ettiler, gezdiğimiz köylerde özellikle kadınlarda tarımsal faaliyette ve hayvancılıkta bulunan insanlar yok. Ama siz hepsini yapıyorsunuz neler söyleyeceksiniz?

Yayla sezonumuz var, kışın köyde yazın yaylalardayım. Ekstra işlerin peşindeyim her türlü işe koşturuyorum. Hemcinslerime bir işi yaparken korkmamalarını ve işlerini sevmelerini gerektiğini söylemek istiyorum. Ben ilk zamanlarda arının yanına hiç yaklaşamazdım, çok korkardım. Eşimin sayesinde bu işimi biraz daha ilerlettim. Ve her seferinde yavru koyuverdi, onu kollayacaksın, onu dolduracaksın, anarya bakacaksın, keki var mı, döllenmiş mi, bunları zamanla öğreniyorsunuz ve işini gerçekten sevince daha iyi yapıyorsunuz. Özellikle kadınlar anarya üretimini daha kolay ve daha aktif yapabiliyorlar. Bence bu işe yönlenmeliler.