YEREL
Giriş Tarihi : 09-09-2021 10:41   Güncelleme : 09-09-2021 10:41

ARHAYKO: BELEDİYE YAPAMIYORSA BİZE DEVRETSİN

Arhavi Hayvanları Koruma Derneği (ARHAYKO) sokak hayvanlarının sorunlarına yönelik basın açıklaması yayınladı.

ARHAYKO: BELEDİYE YAPAMIYORSA BİZE DEVRETSİN

ARHAYKO tarafından yayınlanan basın açıklamasında “Sürekli köpeklerimiz ıssız yerlere atılıyor. Ya çöplüklerde ya Borçka’nın köylerinde ya da cankurtaran da buluyoruz. Yollarda bir sürü canlarımız eziliyor. Bu sorunlar elbette sadece Arhavi’de konuşulmuyor. Ancak konuşulması gereken hayvanların varlığı değil, sayılarının kontrolsüzde artmasıdır” denildi.

Kendi aralarında da köpeklerden korkan ya da çocukları olan insanların olduğu, kendilerinin de halkın birer parçası olduğu ve Arhavi’deki sahipsiz hayvanların sorunlarını görebildiklerini ancak bunun çözümünün belediyeyi arayıp bu köpekleri buradan alın, barınak yapın kapatın demek olmadığı belirtilen açıklamada, “  Sayılarının artması bizleri de çok zorlayan bir durum. Gerekli bakımları yapmakta zorlanıyoruz. Sayının artmasının en büyük sebebi ise kısırlaştırma yapmayan belediyeler ve görevini yapmayan belediyeleri görmezden gelen devlet kurumlarıdır. Köpekleri yaşadıkları, alıştıkları yerlerden alıp ıssız yerlere atmakla öldürmek eş değerdir. Daha yavaş ve daha acı bir ölümdür. Bunun yerine düzenli kısırlaştırma yapılsa böyle sorunlar da ortaya çıkmaz” denildi.

Yıllardır kısırlaştırma konusunda talepte bulunduklarını, Derneğin maddi gücünün, oldukça kısırlaştırma yaptırmış olsalar da düzenli ve yeterli olmadığı için sorunun çözülemediği açıklanan basın metninde, “Nero bakımevinde yaşanan felaketten önce belediyece kısırlaştırma yapıldığı belirtilse de sokaktaki hayvanlardan kısırlaştırma yapılmamış olmasının sonucunu şimdi her yerden doğum yapmış köpek ihbarlarıyla görüyoruz. Geç kalınmış bir uygulama olması nedeniyle ilçemizde sayımız giderek arttı. Arhavi halkının bu konuda vicdanlı ve duyarlı olacağını umarak hayvanların yok edilmesine karşı bize destek olmalarını talep ediyoruz. Lütfen belediyeyi arayıp bu hayvanları alın demek yerine “Bu hayvanlar neden kısırlaştırılmıyor, neden küpeli değiller?” diye sorulsun. Şu an sokakta çok sayıda hamile köpek var. 4 tane de himayemizde anne köpek var” ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklamasının devamında, “Köpekler ne zaman sürü halinde dolaşır? Kızgınlık döneminde sürüleşmeler olur. Peki kızgınlık dönemi dışında neden kalabalık yaşama eğilimi gösterir? Yaşadıkları sokaklarda şiddet görüp, itilip kakıldıkları, güvende hissetmemeleri nedeniyle sürüleşirler.  Beslenebildikleri yerlerde yığılırlar. Biz bu nedenle hem kısırlaştırma hem de her bölgede sayıca çok besleme odağı istiyoruz. Belediyeyi zamanında uyarmamıza rağmen düzenli kısırlaştırma ve besleme yapılmadı. Vatandaş eğitimi yapılmadı. Bizim kısırlaştırma talebimiz yıllar öncesinde dinlenseydi, geciktirilmeseydi şu an sokaklardaki yüzlerce köpek hiç doğmamış olacaktı. Bizim amacımız sokaktaki hayvan sayısını arttırmak değil. Sokaktaki canlarımızın tamamen kısırlaştırılmasını ve hayatlarının sonlarına kadar sağlıklı bir şekilde yaşamalarına izin verilmesini istiyoruz. Bu dünya sadece insanlar için yaratılmadı” denilerek Arhavi Belediyesi yapamıyorsa bu işe ARKAYKO’ya devredilmesi yönünde talep dile getirildi.

Belediyenin Küpeleme ve kısırlaştırma noktasında hizmetlerinin, yetersiz kaldığı ifade edilen açıklamada, “Arhavi hayvanları koruma derneği olarak Arhavi’deki tüm canların yaşam haklarını resmi olarak 3 sene, gönüllü olarak ise çok daha uzun yıllardır savunmaktayız. Gönüllüler olarak Arhavi Belediyesinden tek talebimiz sokak canlarının kısırlaştırılması konusuna öncelik vererek, bunu en kısa zamanda tekrar başlanması. Bütçe sorunlarını gerekçe göstererek ihmal edilen bu konu hem bizleri hem diğer vatandaşları hem de hayvanları zorluyor. Bu konuyu Afet Zamanı İçişleri bakanı Sayınn Süleyman SOYLU bey geldiğinde durumu izah ettik Arhavi’deki köpeklerin hızla çoğaldığını bunu biz işi bilenler olarak kontrol altına alacağımızı söyledik. Dernek olarak tarafımıza boş bir arazi verilmesi için Sayın Artvin Valimiz Yılmaz DORUK beye söyledi. Bu konuda sayın valimizden bir an önce arazinin tahsisini talep etmekteyiz” denildi.

Arhavi Belediyesi Nero Bakımevi’nin kuruluş sürecinde ve sonrasında çok kez uyarıları, şikayetleri dile getirdikleri belirtilen açıklamada, “Çok üzücü şeyler de yaşadık. Bundan sonrası için iyi düşünüp, doğru adımlarla ilçemizdeki hayvanlarla ilgili ve hayvanların sorunlarını çözebiliriz. Yasayı, vicdanı göz ardı etmeden bu sorunun çözümü için biran önce adım atılmalıdır. Bu adımlar atılırken de yerelde emek veren, sahayı ve hayvanları tanıyan, emek veren insanları göz ardı ettikçe, demokrasinin de gereği olan STK’ları dikkate almadıkça, hayvanları yok edecek davranışlar sergiledikçe bu sorunlar çözülmeyecektir” söylendi.

ARKAYKO tarafından yayınlanan basın açıklamasının devamında şu ifadelere yer verildi;

“Ancak Geçici bakımevleri kurulacak arazinin seçimi kanunlara göre aşağıdaki gibi olmalıydı.

MADDE 22 – (1) Geçici bakımevleri kurulacak arazilerin seçiminde dikkat edilecek hususlar;

a) Bölgedeki rüzgâr, sel, yangın ve kötü hava şartları göz önünde bulundurulur.

b) Akarsu, göl, deniz ve sulak alanlardan, mezbaha, mandıra ve insan gıdası imâl eden iş yerlerine uzaklığı 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu ve yürürlükteki ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

c) Ses ve kötü kokunun yayılmasını önlemek amacıyla yerleşim yeri dışında, ancak ulaşım kolaylığı olan yerler seçilir.

 ç) Yol, su ve elektrik imkânları bulunan yerler seçilir.

d) Dere yatağı, dağ arası ve dik yamaç üzerinde olmamalıdır.

e) Geçici bakımevleri; hayvanların yaşamlarını olumsuz yönde etkileyecek kirletici atık veren tesisler ile çöp döküm alanları veya atık bertaraf tesisleri üzerinde veya yakınındaki arazilere kurulmamalı ve bu konuda 2872 sayılı Kanun ve yürürlükteki ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınır.

f) Seçilen arazi, birinci ve ikinci sınıf tarım arazisi dışında olmalı, killi ve su yoğunluğu fazla olmamalıdır.

g) Özel çevre koruma bölgelerinde yapılacak geçici bakımevleri için Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığından uygun görüş alınır.

Ahlaksız ve adaletsiz bir savaş var, bu gariban hayvanlar ile Site-Apartman Yönetimleri arasında. Yaşam alanlarını gasp ettikleri hayvanların site apartman kurum bahçelerine sığınmalarına bile izin vermiyor, zehirliyor, torbalayıp atıyor, onlara bakan gönüllüleri engellemeye çalışıyorlar. Sorun sadece köpekler de değildir. Kediler  de benzer eziyetleri yaşamaktadırlar. Bakımevleri sağlık hizmeti ve kısırlaştırma hizmeti vermelidir. Aksi halde barınak denen esir kamplarında ölümlerine neden olunur.

Arhavi’de bazı insanların sokak hayvanlarını besleyen hayvan sever arkadaşlarımıza karşı tutumlarından da oldukça şikayetçiyiz. Gönüllülerimizin üzerine çekiç sallayan, alnından silahla vurmakla tehdit eden, balkondan yumurta fırlatan, küfürler eden, su döken kişiler oldu. Bizim tek amacımız bizi yaratan Allah’ın bize dost olarak gönderdiği canlıların karınlarını doyurabilmek, yaralarını tedavi edebilmek. Bize bir terör örgütü üyesiymişçesine yapılan hareketlere, edilen hakaretlere ve gösterilen şiddete Arhavi halkının da karşı durmasını istiyoruz. Arhavi halkı olarak hiçbir canlıyı dışlamadan huzurlu bir şekilde yaşayabilecek kadar bilinçli ve duyarlıyız. Bugün bize ya da hayvanlara karşı gösterilen şiddetin yarın bir gün size ya da çocuklarınıza gösterileceğini unutmayın. Doğa ve içinde yaşayan diğer canlılara saygı duyan bir toplumda herkes mutlu olur, herkes güvende olur.

Oysa Hayvanları Koruma Kanunu 3. MADDESİNDE, a) “Yaşama ortamı: Bir hayvanın veya hayvan topluluğunun doğal olarak yaşadığı yeri ifade eder” denmektedir. Yani, hayvanların kendi doğal güdü ve yetenekleri ile girip yaşamlarını sürdürdükleri, “özel veya kamuya ait ayırımı olmadan” tüm ağaçlı alanlar, bahçeler ve açık alanlar dahil olmak üzere her HER YER”, kedi ve köpeklerin “doğal olarak yaşadıkları” yerler yani “yaşama ortamları” dır. Yani kanun yaşama ortamını tarif ederken, özel alan veya kamu alanı diye bir ayırım yapmamış, “hayvanın doğal olarak yaşayacağı her yeri YAŞAM ORTAMI” olarak tanımlamıştır. Yakın zamanda yaşamlarını ve yaşam alanlarını kaybetme durumuyla ciddi bir şekilde karşı karşıya kalan Arhavililerin canın ne kadar tatlı, kıymetli olduğunu anlamış olmaları gerekir. İzin versinler hep birlikte yaşayalım.”