YEREL
Giriş Tarihi : 29-07-2021 09:59   Güncelleme : 29-07-2021 09:59

Ana arı istasyonu sel felaketinden olumsuz etkilendi

Artvin Arı Yetiştiriciler Birliği Başkanı İbrahim Durmuş ve ana arı istasyonunda arı üretimi yapan arı üreticisi Zafer Arslan Artvinli TV genel yayın yönetmeni Hatice Nur Ersöz’ün sunumunda gerçekleşen özel programa katıldı.

Ana arı istasyonu sel felaketinden olumsuz etkilendi

Murgul Kabarca Vadisinde bulunan ana arı istasyonun meydana gelen sel felaketinde olumsuz etkilenmesiyle ilgili Artvin ili arı yetiştiriciler birliği başkanı İbrahim Durmuş açıklamalarda bulundu.

Olayda ana arı yetiştiriciler istasyonun büyük zarar gördüğünü ve bir kişinin de olayda kaybolduğunu ifade eden Durmuş; “Olayın yaşandığı Murgul’daki sel felaketinde ana arı yetiştiriciler istasyonu sel felaketinde yerle bir oldu. Sel felaketinin yaşandığı gün sabah saat 8-8.30 civarlarında bir telefon geldi. Ve arı istasyonunu su bastığını ve bölgeye gitmek isteyen arkadaşlarımıza yolun olmadığı söylenerek arkadaşlarımızın güvenliği için izin verilmedi. İstasyonumuz gitti ve bir de arkadaşımız kayboldu. İnşallah kaybolan arkadaşımız bir an evvel bulunup ailesine teslim edilir.

2018-2019 yıllarından sonra Artvin ili ana arı yetiştiriciler birliği ana arı istasyonu ordaydı. Bu istasyonun bir kuruluş amacı vardı. Amaç, Artvin Kafkas arı gen merkezi bu gen merkezindeki ana arı üretimlerinin bizim üretmemiz bizim kaliteli arı üretmek için böyle bir yola girdik. Tabii ki DOKAP üzeri yaptığımız projeydi. Bunu Murgul ilçemizde tercih ettik. Murgul Kabarca Vadisinin tercih edilmesinin sebebi Türkiye’de ender bulunan vadilerden birisi bu bölgeye bir geliş vardır, çıkış yoktur. O bölgeye dışarıdan arı girişi de yoktur.  Çünkü o alandaki arıcılarımızın gezgincilik yapmıyor. Oradaki arılarımızda saf Kafkas arısı o bölgeye girdikten sonra arılarımızı da o bölgeden aldık. Ve biz arıları saflaştırmak için biz o bölgede çalıştık. Arhavi saf Kafkas damızlık arısına döndürüp üretime geçtik.

Artvin ili arı yetiştiriciler birliği 1300 arıcımızın ortaklaşa olan bir istasyonudur. Arı istasyonlarımız var. Bu istasyonların ana noktası idi Murgul Kabarca bölgesi. Çünkü dışarıdan giriş olmadığı için orada ana arı üretimimiz çok güzel Kafkas arısı orada oluyor. Biz orada yetişen arılarımızı iç piyasadaki arıcılarımıza ücret karşılığında veriyorduk. Arı yetiştiriciler birliği neden ana arı istasyon işine girdi? Şayet biz Artvinli arıcılar biz Kafkas arısını yeteri üretmesek dışardan kaçak arıların Artvin’e girdiğini gördük. Bakanlığımız bu konuda karar almıştır. Girişler yasaktır ama adam cebine koyuyor, arabasında gizliyor kaçak sokuyordu. Biz bunun önünü açtık. İstasyon oluşturduk, diğer üreticilerimizi destekledik. Artvin’de 19 tane ana arı istasyonumuz var. Bunların 5 tanesi Camili havzasında, 14 tanesi Artvin, Borçka, Murgul, Şavşat, Yusufeli bölgelerinde bulunuyor. Her ilçede Kafkas arısı üretiyoruz” açıklamalarında bulundu.

Murgul Kabarca bölgesinde bulunan ana arı yetiştiriciler istasyonu üreticilerinden olan Zafer Arslan; “Sel felaketinin yaşandığı gün olay yerinde değildim. Ancak ertesi gün olay yerine gittim. Fakat aşırı yağmurdan dolayı, doğal afetlerden dolayı çoğu kovanımızdan 5 tanesini kurtarabildik. Diğerleri sele kapılıp evimizde dahil olmak üzere sele kapılıp gitti. Şuan ana arı istasyonun olduğu bölgeye hala daha ulaşım yok. Bizim için çok zor oldu ama dediğim olayın yaşandığı günün ertesi günü olay yerine çıktık. Olay yerine gidebilmek için sabah saat 8 de hareket ettik, 11-12 gibi ancak çıkabildik. Aynı zamanda biz olay yerine giderken henüz yağmur durmamış ve dereler azalmamıştı. Kısmi bölgelerde heyelan da olmuştu. O kadar yıllık emeğimizin heba olduğunu görmek gerçekten çok üzücü bir olay. Onlar bizim çocuklarımız gibiydi. Orada evinin, kovanların, yaz boyunca yaptığımız emeğin heba olduğunu görmek çok verici oldu” dedi.

Afet olaylarının sebebinin çok büyük kısmının doğal değil beşeri olduğunu ifade eden Durmuş; “Afet olayların sebebi esasen insanoğludur. Çünkü her ağacın dibine yol yaptık ağacı kesmek için. HES’ler yaptık, HES’lerin doluk alanı yapamadık harfiyat çıkarıp dere kenarlarına yığdık. Çıkan harfiyatla güzel sahalar yaptık böyle olunca ilk etapta vatandaşın hoşuna gitti. Ama doğayla uğraştığımız için doğa onu geri aldı. Geri alınca da bize zarar verdi. Arıcılarımıza zarar verdi, köylülerimize zarar verdi, araziler gitti. Halk perişan oldu, Murgul’daki köyümüzün hala suları akmıyor, yolu yok. Yeni yapılan yollar gitti. Bunlar ayrıca ekonomik kayba da uğrattı. Devlet büyüklerimize de şahsım adına teşekkür ediyorum. Afet bölgesine gelip incelemeler, çözümlerde bulundular. Ancak devlet büyüklerimizin buraya gelmesinden önce bizler bu afet oluşmasına sebebiyet veren şeyleri yapmamamız gerekirdi. Örneğin biz o harfiyatları depolama yapsaydık. Bu devleti bu masrafa koymayacaktık. Şuanda Artvin’in nüfusu bir iki kat daha arttı dışardan gelen yardımcılar, AFAD gibi sel felaketi için gelenler ile nüfus arttı. Hepsinden Allah razı olsun. Ancak bunlara biz sebep olduk. Aynı yağış olursa dere yatağına biriken harfiyatlar var. 6-7 kilometrelik bir alana yığılmalar var. Dağdan gelen hafriyatlar, taş, kum dere vadisini 3-4 metre yükseldi. Böyle olunca yolla aynı seviyeye geldi böyle olunca da çok feci sonuçlar ortaya çıktı. Allah kimsenin başına vermesin çok acı bir olay. Bizim orada arılarımız vardı, evimiz vardı, üretim yapıyorduk. Bütün arıcılarımız oradan gelir arısını alırdı. Bir gittim ki cehenneme dönmüş. Çünkü ben bölgeyi tanıyamadım. Bazıları diyorlar ki orası zaten dere yatağıydı. Hayır orası dere yatağı değildi dere yatağı olsa 500 yıllık kayın ağacı dere yatağında olmaz, 200 yıllık çam ağacı orada olmazdı.

Türkiye’nin gen merkezi Artvin-Ardahan olduğu için biz burada ana arı üretip Türkiye’nin kuzey illerine biz ana arı satışı yapıyorduk. Rize’ye, Trabzon’a, Ordu’ya, Samsun’a ana arı satıp Artvin’in ekonomisine de bir katkıda bulunuyorduk. İstasyon sayılarımız halen az daha fazla yapmamız lazım. Çünkü Artvin ekonomisine daha fazla katkıda bulunabiliriz. Ancak bu sel felaketi elbette ki bizi olumsuz etkiledi. Tabii ki devlet büyüklerimizden beklentimiz çoktur, devletimize güveniyoruz. Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız olsun açıklamalar yapıyorlar bütün yaraları sarıp iğnesinden ipliğe her zararı tedarik edeceklerini söylüyorlar” dedi.