YEREL
Giriş Tarihi : 08-06-2021 11:19   Güncelleme : 08-06-2021 11:23

AK PARTİ DÖNEMİNDE YAPILAN İMAR PLANI İPTAL EDİLDİ

Artvin Belediye Meclis Kararı ile 2018 yılında onaylanan imar planlarına, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası, Yeşil Artvin Derneği, Artvin Barosu ve Artvinli 60 vatandaşın birlikte açtığı davanın kararı çıktı.

AK PARTİ DÖNEMİNDE YAPILAN İMAR PLANI İPTAL EDİLDİ

Yeşil Artvin Derneği kararın ardından basın açıklaması düzenleyerek hem dava kararını duyurdu hem de kararı değerlendirdi.

DİLAN ŞAHİNBAŞ

Yeşil Artvin Derneği’nde düzenlenen basın açıklamasını HKMO Artvin İl Temsilcisi Tolga Odabaş yaptı. Odabaş yaptığı basın açıklamasında kararın ne olduğunu ve 2 yılı aşkın bir zamana tekabül eden mahkeme süresince yaşananları, bütün belgeleriyle beraber paylaşmak için toplandıklarını belirtti.

2 farklı plan anlayışını olduğunu ve ilkinin dava konusu olan 2018 imar planlarının hazırlık süresinde tamamen kapalı kapılar ardında kimseyle paylaşmadan ve danışmadan yürütülen bir süreç olup, tek paydaşları müteahhit grup olup ranta dayalı bir yol izlediklerini belirten Odabaş,  “Bütün mesailerini bu planda en fazla yapı adasını nasıl elde edebiliriz, nasıl daha fazla bu kenti betonlaştırabiliriz sorularına kafa yorarak kentin sorunlarına çözüm aramak yerine mevcut sorunlara sorun eklemekten başka bir açıklaması olmayan, plancılık ilkelerine aykırı bir tutum sergilenmiştir. Bugünkü kent merkezinin keşmekeş yapısının oluşmasında da 1992 imar planlarının korunmadığı, yaklaşık dört yüz adet imar planı tadilatlarının çoğunun kentin ihtiyaçları için değil müteahhidin ihtiyaçları için yapıldığını söyleyebiliriz. Bugün kentin merkezinde bir tane toplanma alanının, etkinlik alanının olmayışı sürekli katlı otoparkın önünde anayolu keserek yapılan uygulamalar herkesin gözü önündedir. Kentteki otopark sıkıntısının ne boyutlara ulaştığını söylemeye bile gerek yok işte bunlar zamanında verilen tavizlerin maalesef bir sonucudur” dedi.

 

‘Artvin’in gerçekleriyle hareket eden bir planlama süreci yaşanmıştır’

 

Dava açma sebeplerinin 1992 imar planına yapılan plan tadilatlarıyla yaşanılan bu sorunların, 2018 imar planının tamamında geri dönüşü ve telafisi olmayacak bir şekilde karşılarına çıkması olduğunu açıklayan Odabaş,  2’nci plan yaklaşımını değerlendirdi ve “2020 imar planlarının hazırlanmasında davalı ve davacı tarafların bir araya getirildiği, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının ve halkın da sorunlarını dile getirebildiği katılımcı, demokratik ve Artvin’in gerçekleriyle hareket eden bir planlama süreci yaşanmıştır” diyerek revizyon imar planları, planları iyileştirmek, mevcut sorunlara cevap arayabilmek ve kentin gelişimini sağlıklı bir şekilde kontrol etmek amacıyla hazırlanması gerekirken, 2018 imar planlarının tek amaca hizmet ettiğini bu yüzden de 2018 revizyon imar planlarının bir revizyon süreci daha yaşayarak 2020 revizyon imar planlarının elde edilmiş olduğunu aktardı.

Planlar kimden saklanıyordu?

Odabaş basın açıklamasının devamında süreci daha iyi anlayabilmek adına 2018 yılı Artvin Belediyesi Meclis kararlarına değindi. Artvin Belediye Meclisinin 2018 dönemi 05/12/2018 tarihli kararına bakıldığında söz konusu davalı planlarla ilgili alınan kararların oy birliğiyle alındığını, söz konusu davalı planların belediyenin resmi internet sitesinde planlar, plan notları, ekleri ve açıklama raporlarıyla beraber bir bütün halinde ilan edilmesinin gerektiğine fakat sadece plan açıklama raporlarına ulaşılabildiğine dikkat çeken Odabaş, “Söz konusu planların ilanıyla ilgili TMMOB Şehir Plancıları Odasının 15.05.2018 tarihinde sorumlusu olduğu illerdeki kurumlara (belediyeler, il özel idareler, çevre ve şehircilik), Zonguldak İdare Mahkemesinin almış olduğu plan iptal kararını emsal teşkil edeceğinden dolayı göndermiştir. HKMO Artvin İl Temsilcisi olarak, bu bilgilere ulaşamayınca yazılı olarak bu planları incelemek istediğimi belirttim fakat planların askı süreci bitip onaylandıktan sonra kitapçık halinde tarafıma gönderileceği söylendi” dedi.

‘Dava açmaktan başka bir yol bırakılmadı’

Plan açıklama raporlarını inceleyerek tespit ettikleri hataları ve eksiklikleri bildirmek için dönemin İmar Müdürü Muammer Öz’den randevu talep ettiklerini ve Öz’ün diğer kurumdakilerin de katılımıyla bir toplantı organize ederek tespitlerini dinlediğini söyleyen Odabaş, “Diğer kurumlardan katılım sağlayan arkadaşlar, kurum lojman binasının kat artırımı konusunda ve vatandaşın 1992 imar planına göre yapmış olduğu terkin işlemi sonucu belediye uhdesindeki yerlerin satışı ile ilgili konuştular.  2018 İmar Planlarına ait sadece plan açıklama raporları incelendiğinde; plana yön verecek önemli kamu kurumlarının görüşlerinin alınmadığı belirlemiş oldukları kent projeksiyon nüfusunun hatalı ve tutarsız olduğu, sosyal ve teknik altyapı alanlarının yönetmeliğin standartlarını karşılamadığı, üst ölçekli çevre düzeni planı ile olan uyumsuzluklar, kıyı kenar çizgisinin tamamının işlenmemiş olması, planda nüfus arttırıcı plan değişikliklerinin belirsizliği, plan notlarındaki yönetmeliğe aykırı tanımlamalar gibi tespitlerimizin karşılık bulabilmesi için bize dava açmaktan başka bir yol bırakılmamıştır” diyerek sorunlu imar planına karşı vicdani sorumluluklarını yerine getirmek için dava açtıklarını söyledi.

Haklı yönleri yok

Açılan davaya karşı Muammer Öz’ün savunmasını aktaran Odabaş, “Açılan davanın haksız, mesnetsiz ve yersiz olduğu için reddini talep ederek, davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süreler geçirildikten sonra açıldığını, davacılar arasındaki sivil toplum kuruluşlarının davada taraf ehliyeti olmadığı, söz konusu planlarla ilgili de ileride telafisi imkansız durumların ortaya çıkmasının söz konusu olmadığı, planların yasaya, usule, ilgili yönetmeliklere, planlama ve şehircilik ilkelerine ve her haliyle mevzuata uygun olduğunu dile getirmiştir” dedi ve mahkemenin davalı tarafın savunmasında haklı bir yön bulmadığını beyan etti.

Siyaset üstü bir konu

İlerleyen süreçte 31 Mart Yerel Seçimlerinin gerçekleştiğini ve belediyede devir teslimi yapılırken seçimi kaybeden Belediye Başkanı Kocatepe’nin imar planlarına dava açan gruba yönelik talihsiz aklamalarda bulunduğunu dile getiren Odabaş,  “Açıklamalarından ilki, açmış olduğumuz davanın siyasi olduğu ve şimdiki yönetimden kaynaklı davayı geri çekeceğimizi söylemişti. Lakin, dava geri çekilmemiş aksine plan daha sağlıklı bir hale getirilmesi için çaba gösterilmiştir. Bu işlerin siyaset üstü işler olduğu alınan kararların bugünleri değil önümüzdeki elli yılı belirlediği ki planlamanın maksadı zaten budur, bu yüzden gelinen noktada Sayın Kocatepe’nin yanıldığını belirtmek isterim. Açıklamaların devamında imar planlarını ne maksatla yapıldığı sayısal verilerle ortaya konmaktadır. Şimdiye kadar ihdas işlemleri ile 2-3 milyon lira kazan elde edildiği planın tamamından 20 milyon lira kazanılacağı söyleniyor. Yapılan yoldan ihdas işlemlerinin vatandaşın parselini büyütmesi yani inşaat alanını büyütmek için belediyeye ait olan yol parselinin satışından bahsedilmektedir. Kaldı ki kent yollarının genişliği ve yeterliliği hemen hemen herkesin her gün test ettiği bir gerçektir” diyerek bir diğer sorunun ise 1992 imar planına göre vatandaşın terkin işlemi yaparak belediye uhdesine geçen parsellerin üçüncü şahıslara satışa çıkarılması olduğunu açıkladı.

Yeni yönetimin yeni bir planlama anlayışıyla işi bilim insanlarına teslim ettiğini ve 2’si Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan bir diğeri Ankara’da A grubu karnesi olan ve bazı üniversitelerde derslere giren bir şehir plancıdan oluşan danışman ekip oluşturarak söz konusu davalı planın incelenmesini istediğini söyleyen Odabaş, “Danışman ekibin incelemesi bütün belge ve bilgilere ulaşarak olduğu için çok daha kapsamlı ve detaylı bir sonuç raporu hazırlamışlardır. Dava konusuna sebep olan tespitlerin yanı sıra, kent projeksiyon nüfusunu hesaplarken sadece belediye sınırlarındaki nüfusun değil aynı zamanda merkeze bağlı köy nüfusunda hesaba katıldığı için hatalı bir projeksiyon nüfusun elde edildiği tespit edilmiştir” dedi.

‘Kamu yararına aykırı’

Yerleşime uygun olmayan alanların, jeolojik ve jeoteknik etüdü olmayan alanların, orman alanı içinde yerleşime açılan alanların planlanması ve mevcut kuru derelerin sürekliliğinin sağlanmadığının tespit edildiğini belirten Odabaş, “Süreç açmış olduğumuz davanın keşfine gelmişti, 22 Temmuz 2020 tarihinde bilirkişi heyeti davaya konu olan belgeleri talep etmiş ve incelemelerini yaptıktan sonra 15.01.2020 tarihinde görüşünü mahkemeye sunmuştur. Raporunun sonuç kısmı şu şekildeydi; söz konusu 2018 imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına, üst ölçekli plan hükümlerine ve kamu yararına aykırı olduğu görüş ve kanaatine varmıştır. İlerleyen süreçte mahkeme kararını beklerken, mahkeme dava konusu olmadığı halde bilirkişi heyetinden 2020 imar planlarının da incelenmesini istemiştir. Söz konusu ek raporda yer alan tespitler şu şekildedir: 2018 yılı planlarda nüfus öngörüsü bağlamında bilirkişi raporunda sayılan aksaklıkların 2020 yılı onaylı planlarda ortadan kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Kurum görüşleri bağlamında 2018 yılı onaylı planlarda yaşanan aksaklığın 2020 onaylı planlarda ortadan kaldırıldığı görülmektedir. 2018 planlarına dahil edilen jeolojik etüdü bulunmayan alanların 2020 planlarında kaldırıldığı tespit edilmiştir” dedi.

‘Aykırılık tespit edildi’

Eğitim ve sağlık alanlarındaki tespit edilen eksiklikler için, planlanan sosyal altyapı alanlarının, mülkiyet, topoğrafik eğim, jeolojik ve jeoteknik bakımdan yerleşime uygun alanlarda planlandığını, park ve yeşil alanın 19 ha ihtiyaç fazlası olarak ayrıldığını, aynı zamanda Yeni Mahalle’de inşaatı devam eden Diş Hastanesinin de jeolojik-jeoteknik raporu tam olmadığı için planlamaya dahil edilmediğini açıklayan Odabaş, “ Nazım imar planındaki nüfus ile uygulama imar planındaki 72 kişilik farkın kademe planlara uygun olmadığı yönünde tespit yapılmıştır. Çevre Düzeni Planı hükümlerine aykırılık olarak tespit edilen şey ise, Artvin Çoruh Üniversitesinin Şehir Yerleşkesinin bulunduğu alan önceden ‘Lif Levha Fabrikası’ olduğu için sanayi alanı olarak gösterilmiştir. 2020 yılı imar planlarında ise bu alanın sanayi alanı olarak gösterilmediği için aykırılık tespit etmiştir. Söz konusu gösterim şekli bu hali ile devam edilseydi mevcuttaki üniversite açısından büyük sorun ortaya çıkacaktı” dedi ve bilirkişi heyetinin, sunmuş olduğu bu sebeplere dayalı olarak ve on günlük bir sürede hazırlamış olduğu bu ek raporda olumsuz bir görüş bildirdiğini söyledi.

Süreçte sona gelindi

Süreçte artık sona gelindiğini bildiren Odabaş, “29.04.2021 tarihinde mahkemenin almış dolduğu karar, dava açıldıktan sonra davalı idare tarafından onaylanan yeni imar planları ile dava konusu planların tamamının geçerliliğini kaybetmesi nedeniyle dava konusuz kaldığından ve mahkeme masraflarının davalı idareye (Artvin Belediyesi) yükletilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Söz konusu 2018 imar planları ihalesini ABAD Proje Planlama alarak ARC Plan müellifliğinde hazırlanmıştır. Böyle bir duruma sebebiyet veren ARC Plan yetkilisinin karne grubunun yetersizliği veya iş bitirme eksikliği olabilir. Yerel seçimler sonunda planlama ile ilgili yaptığımız müzakerelerde çokça karşı karşıya geldiğimiz ARC Plan yetkilisi Nihat YILDIZ, dönemin İmar Müdürü Muammer Öz den aldığı destekle davalı plana sahip çıkıp, tespitlerimize cevap verme uğraşındaydı. Gelişen süreçte dönemin imar müdürü görevinden ayrılmış, belediyenin imar planları için danışmanlık hizmeti aldığı hocaların raporu kabul edilmiş ve ihaleyi alan firma da durumu kabullenmiştir. Hatta ABAD firmasının yetkilisi “bizden böyle bir plan istemişlerdi bizde yaptık” açıklaması manidardır” dedi.

‘Yaşanacak bir Artvin gerçeğinden hızla uzaklaşılacak’

Planlama firmasının belediyeden alacaklarından ötürü danışmanlık hizmeti veren hocaların kontrolünde 2020 imar planlarını da kendilerinin hazırladığını ve her iki planı da aynı kişilerin hazırlamasının kendileri açısından iyi bir tecrübe olduğunun kanaatinde olduğunu söyleyen Odabaş, “2018 imar planlarına bel bağlayan bazı kişilerin seçimlerden sonra mevcut başkana yapı ruhsatlarını almak için nasıl baskı yaptıkları herkes tarafından bilinmektedir. Hem danışman hocaların bilimsel yaklaşımıyla hem de Bilirkişi Heyetinin dava süresince tespitlerine bakarak 2018 imar planlarının sorunlu bir plan olduğu anlaşılmaktadır. Dava edilmiş bir plana göre ruhsat vermeme tavrını sergilediği için Artvin Belediye Başkanı Sayın Demirhan Elçin’e teşekkür ederiz. Süreci karalamak için, danışmanlık hizmeti veren hocalara ve biz davacı tarafa dair söylenen sözleri unutmuş değiliz. 2018 imar planlarını hazırlatan dönemin İmar Müdürü Yozgatlı, ihaleyi alan firma Ankara firması olunca ses yok. Belediye danışmanlık hizmetini kentimize en yakın en köklü üniversitenin öğretim üyelerinden alınca ses var. Dava açan gruba “ne uğraşıyorlar, oturup işlerini yapsınlar” ifadeleri de unutulmamıştır. Unutmayalım ki bu sürece dahil olanların hiçbirisi bu kentte değil bu kentte yaşamıyor, yaşamayacaklar” diyerek bu kentin sorunlarını, geleceğini bu kentin gerçek sahipleriyle doğru ve iyi niyetler üzerine inşa etmedikçe yaşanacak bir Artvin gerçeğinden hızla uzaklaşılmakta olduğunu vurguladı.

Odabaş basın açıklamasını, “Bu kent sayesinde kesesini dolduranlar bu kentin sorunlarını yaşamıyorlar! Artvin Belediyesi mevcut İmar Planı Komisyonun cevaplaması için şu soruyu yöneltiyorum: Davalı 2018 imar planlarına göre verilen yapı ruhsatlarına ilişkin bir yaptırımda bulunabilecek misiniz?  Bu süreçte bizlere destek olan başta meslek örgütüm Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Genel Merkezi ve Ankara Şubesini, Şehir Plancıları Odası Ankara, Bursa ve Trabzon Şubelerine çok teşekkür ederim. Unutulmasın ki,  eğer iyiler kötüler kadar cesur olursa Dünya işte o zaman değişir” ifadeleriyle sonlandırdı.