YEREL
Giriş Tarihi : 08-01-2022 14:53   Güncelleme : 08-01-2022 14:53

Adalet İstiyoruz

Adalet İstiyoruz

Metin Lokumcu’nun ölümüne ilişkin dava Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2'nci gününde devam etti. Mahkeme kararı üzerine Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanıkların savunması ile devam edildi. 10 yıl sonra ilk kez hakim karşısına çıkan sanık polisler, dün görülen duruşmada dönemin kaymakamını suçladı. Bir sonraki duruşma 18 Şubat 2022 tarihine ertelendi.

Duruşma sonrası açıklama yapan Metin Lokumcu’nun oğlu Ulaş Lokumcu 2 gün boyunca 9 sanığı dinlediklerini belirterek, “Çok üzücü bir olay yaşadık. Biz bugün 5’inci kez buradayız ve her geldiğimizde gayet sakin herkese ılımlı bir şekilde duruşma salonunda yerimizi aldık. Kimseye sesimizi çıkarmadık, davaya destek olmak için gelen arkadaşlarımız hiçbir zaman taşkınlık çıkarmadı. Tam da Metin Lokumcu’ya yakışacak şekilde bu şekilde hareket ettik ama bugün maalesef bizim sayı olarak az olmamızdan dolayı burada polis arkadaşlar bazı arkadaşlarımızın içeri girmesine engel olmaya çalıştı, arkadaşlarımız içeri girmekte zorluk çekti.

Ben buradan şu dersi çıkardım: Gerçekten ayağınıza sağlık. Demek ki biz burada 5 kişi olsaydık bu duruşma çoktan bitmişti. Buradaki sanıklardan hangilerinin suçlu hangilerinin suçsuz olduğunu biz öğrenemeyecektik. Belki de bu süreç çoktan bitmiş olacaktı. Bizim için en önemli görev bundan sonra daha kalabalık bir şekilde burada olmalıyız ki bizim iyi niyetimizi bazı arkadaşlar kötü niyete çevirmesin. Biz aynı şekilde aynı saygıyla aynı sevgiyle aynı hakkaniyetle burada adalet aramaya devam edeceğiz” dedi.

Açıklama yapan bir diğer isim ise Avukat Meriç Eyüpoğlu oldu. Eyüpoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Bugün dünden bu tarafa kalan sanıkların ifadelerini dinledik. Dünden farklı bir tablo ile karşı karşıya değiliz. Sorduğumuz sorulara hatırlamıyorum, bilmiyorum diye cevap verdi sanıklar. Anlaşıldığı kadarıyla bu yargılamadaki sanıkların hiçbiri orada değilmiş ya da hafızalarının o bölümü silinmiş. Biliyorsunuz bir de dün en çok öne çıkan şey aslında bu talimatı dönemin Hopa Kaymakamı Abdullah Aktaş’ın verdi meselesiydi. Abdullah Aktaş’ın talimatı verdiği meselesi ifadelerin çoğunda geçti geçmesine ama zaten biz kendisiyle ilgili 2011 yılında şikayetçi olmuştuk. Metin Lokumcu’yu öldürenlerle ilgili şikayet dilekçemizde Abdullah Aktaş da vardı, dönemin Artvin Valisi de vardı.

İki gün boyunca içeride olanlar duydular, dinlediler; 7 ilden çevik kuvvetin Hopa’da görevlendirilmesi talimatını veren, bununla ilgili organizasyonu yapan dönemin İçişleri Bakanı da vardı dilekçemizde ve ‘Ben geliyorum, orada kalabalık istemiyorum. Hepsini süpürün’ diyen dönemin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan da vardı.  Peki ne oldu? Tüm bunlar vardı, yargılanmaları gerekir diye başvurularımız da vardı. Bu kişilerle ilgili soruşturma izni verilmedi. Buna yaptığımız itirazlar reddedildi. Anayasa Mahkemesi’ne gittik, bir bölümü reddedildi bir bölümü hala devam ediyor.

Aslında 2 günün sonucunda biz ne öğrendik; burada yargılananlar yeterli değil. Burada amir pozisyonunda yargılanması gerekenler yargılanmıyor. Bu talimatı verdiğini bildiklerimiz yargılanmıyor. Belgelerde, fotoğraflarda olanlar yargılanmıyor. Sadece amirler mi, hayır. 2017 tarihli bilirkişi raporu var, savcılık soruşturması sırasında alınmış bir rapor. O bilirkişi raporda diyor ki: Görüntülere bakıldığı zaman gaz kullanan personelin çok daha fazla. Yani 10 kişi değil burada gazcı olarak yargılanan. Bunların da tespit edilmesi gerekir diyor savcıya. Savcı bu tespiti de yapmıyor.

Biz bu 2 günden aynı zamanda burada yargılanması gereken gazcı personelin, gazcı çevik kuvvet sayısının da az olduğunu, çok daha fazla kişinin gaz kullandığını öğrendik. Sanıkların ifadelerinden öğrendik tüm bunları. Bildiğimiz şeyler bir kez daha doğrulanmış oldu. Aynı zamanda bu davaya ilişkin 13 kişinin yargılanması azdır, eksiktir, hatalıdır tespitimiz de doğrulanmış oldu.”

İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel de açıklama gerçekleştirdi. Yücel yaptığı konuşmada bir duruşmanın daha sona erdiğini belirterek, “Burada olmamızın bir temel amacı var demiştik. Yalnız Metin Lokumcu için değil bu ülkede yaşayan bütün yurttaşlar için, çocuklarımız için, geleceğimiz için adalet arıyoruz. Canı isteyen canının istediği zaman sokakları süpürüverin diyemesin diye adalet istiyoruz. Hak ve özgürlükler yerine gelebilsin diye adalet istiyoruz. Bu dosya o adaleti sağlayacak adımlardan bir tanesidir. İnanıyorum ki Metin Lokumcu da bu çabanın sonuca ulaşması için bizimle beraber şu anda. Katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.

Dilan Şahinbaş