YEREL
Giriş Tarihi : 04-09-2021 10:54   Güncelleme : 04-09-2021 10:58

Acar: “Yüz yüze eğitime hazırız”

İl Milli Eğitim Müdürü Fahri Acar, ildeki okulların yüz yüze eğitime hazır olduğunu ve alınması gereken bütün önlemlerin alındığını vurguladı.

Acar: “Yüz yüze eğitime hazırız”

“Yüz yüze eğitime hazırız”

Bakanlığın öncülüğünde illerde ki bütün okul hazırlıklarının yapıldığını söyleyen Acar, “1 Eylül’de 1.sınıfların okullarının açıldığı gün Arhavi’de bulunuyordum. Geçtiğimiz günlerde Arhavi’de bir sel felaketi yaşadık ve 5 okul zarar gördü. Bende, birinci katı suyla dolan ve sonrasında temizlenen Fatih Sultan Mehmet İlkokulunda ki törensel programa katıldım. Bütün öğretmenlerimizin gözlerinin içi gülüyordu. Bu anlamda çocuklarımızı çok özledik. Çocuklarda öğretmenlerini, arkadaşlarını çok özledi. Ailelerin doğal olarak rutinleri bozuldu, yaşam biçimleri değişti. Yüz yüz eğitimi çok özledik. Eskiden maske, mesafe, hijyenle salgından korunmaya çalışıyorduk. Artık elimizde çok büyük bir silah var. Toplumumuzda henüz aşısını olmayan bir kesim var. Olmayan kesimde bir an önce aşısını olmalıdır ve böylelikle okullarımızı kapatmak gibi bir seçeneğimiz olmasın istiyoruz. Bakanlığın öncülüğünde illerde bütün hazırlıkları yaptık. 6 Eylül Pazartesi itibariyle yüz yüze eğitime hazırız. Seyreltme, kademe yok. Normal eğitim koşullarında tüm sınıflarla hazırız. Eğitim yapısı fiziksel olarak çok güçlü bir iliz. Sınavla okul alan öğrenciler hariç ilkokul ve ortaokulda, anasınıflarında ortalama on sekiz, yirmi öğrenci var. İnşallah pandemi koşullarını atlattığımız gibi bu süreci de en kolay atlatabilen illerden olacağız. Elimizde aşı gibi güçlü bir silah varken hala salgına yakalanma riskini konuşmamamız lazım. Toplum olarak kurallara uymak zorundayız. Lütfen kurallara uyalım” ifadelerine yer verdi.

“Hedef tamamen aşılanmaktır”

Öğretmenlerde ki aşılanma oranından bahseden Acar, hedefin tamamen aşılanmak olduğunu ifade ederek, “Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilere göre öğretmenlerde aşılama oranı yüzde seksen dördü geçti. Artvin olarak geçen hafta bu sayılardaydık bugün itibariyle aşılama oranında yüzde doksanı geçtik. Bunu da yeterli görmüyoruz. Hedefimiz tamamen aşılanmaktır. Okullarda yüz yüze eğitimin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için birçok tedbir aldık. Bu tedbirlerden birisi de aşılanmadır. İçişleri Bakanlığından gelen genelgeye göre Pazartesi gününden itibaren aşı sürecini tamamlamayan kişilerin konser, sinema, tiyatro gibi vatandaşların toplu olarak bulunduğu faaliyetlere katılamayacaktır. Uçak, otobüs, tren gibi toplu ulaşım araçlarına binemeyecek, şehirlerarası seyahat yapamayacaktır. Aşı kartı, HES kodu olanlar gösteriyor. Bunlar yoksa son üç gün içerisinde yapılmış PCR testi olunması gereklidir. Millî Eğitim Bakanlığının alınması gereken önlemler rehberinde de bu ifadeler var. Çalışanlarımız öğretmenlerle sınırlı değil. Okullarda ki diğer personeller, kantin hizmetlerini yürüten kişiler, okul servislerini yürüten kişiler yani okulla teması olan her çalışan, aşı olma koşulu ya da haftada iki gün PCR testini gösterme, kayıtlandırma zorunluluğu taşıyacaktır. Bana kalırsa bunlara hiç gerek kalmamalı. Kendimize olan saygımızdan bunu yapmak zorundayız. Kendimizi düşünmüyorsak bile karşımızda ki kişinin sağlığını düşünmeliyiz” diye konuştu.

“Ara vermeden eğitim ve öğretime devam etmek istiyoruz”

Okullarda alınabilecek bütün tedbirlerin alındığını anlatan Acar, “Çocukların temasta bulunacağı oyunlar oynatmayacağız. Sınıflarda maskelerin açılmasına müsaade etmiyoruz. Pencereleri sürekli açık tutuyoruz. Bu şekilde alınabilecek bütün tedbirleri alıyoruz. Bütün bu önlemlere rağmen dışarıda bir sosyal ortamda hastalık bulaşabilir. Bizler burada alınması gereken önlemleri alıp yolumuza devam edeceğiz. Bu tecrübeler bizleri olgunlaştırdı. Mesela sınıfta bir öğrenci pozitif çıkmıştı ama bu tedbirler sayesinde bulaşıcı olmadı. Mesela bir öğretmen pozitif çıkıyor ama okuldaki ikinci bir bulaş olamadığını görüyoruz. Ya da sınıfta bir öğrenci pozitif çıkıyor, pozitif çıkan ikinci bir öğrenci olmadığını görüyoruz. Bu çok memnuniyet verici durum. Bu gibi şeylerde eğitime devam etme durumunu tekrar gündeme getiriyor. Bizlerde ara vermeden eğitim ve öğretime devam etmek istiyoruz. Bakanlıktan bir uyarı geldi. Bunu öğretmenlerle ve yönetici arkadaşlarla paylaştık. Eskiden veliler, çocuklarını bırakmak için sınıfın kapısına kadar gelirdi. Artık velilerden pandemi süreci bitene kadar okullara gelmemelerini, çocukları okulların bahçelerinin girişinde bırakarak vedalaşmalarını rica ediyorum. Çocuklar okulun kapısından itibaren biz öğretmenlere emanettir. Biz çocuklara gözümüz gibi bakıyoruz ve koruyoruz. Bir zorunluluk olursa velilerden HES kodu isteyeceğiz. HES kodu olmayanlar ise alınmayacak” dedi.

“Hedef, mesleki eğitime giden çocuk sayısını artırmak”

Meslek Liselerinde ki öğrenci azlığını vurgulayan Acar, “El becerisini geliştirmiş usta, kalfa gençlere ihtiyacımız oluyor ama maalesef yok. Bu konu Milli Eğitim Sisteminin de çok tartıştığı konulardan birisidir. Bakanlıkta bu konu üzerinde çok yoğunlaşıyor fakat Bakanlığın aldığı tedbirlerle çözülecek bir sorun değil. Çocukları yetenekleri ölçüsünde eğitmek farklı bir olgudur. Bir çocuğun ilkokul ve ortaokul yaşantısında ki akademik başarıları, çocuğu ortaöğretime gönderirken seçeceğimiz okul türü için çok önemli bir ölçüdür. Çocuk akademik konularda iyi olmayabilir ama el becerileri çok iyi olur. Matematik becerisi düşük olur ama bir tasarım, terzilik, berberlik yapma gibi becerileri akademik başarısı yüksek olan çocuklardan daha da iyi olabilir. Çocukların ortaöğretim yaşamına karar verirken mutlaka yetenekleri ölçüsünde bir üst eğitim kurumu hedeflememiz gerekiyor. Veliler bu konuda biz öğretmenleri çok dinlemiyorlar. Herkes çocuğunun Anadolu Lisesine gitmesini, tıp, hukuk fakültesini okumasını istiyor. Böyle bir şeyin olması mümkün değil. Çocuğun liseye kadar olan eğitim öyküsünden, geçmişinden aldığımız deneyimle o çocuğa sağlıklı bir yönlendirme yapılması gerekiyor. Akademik olarak mesleğe gitme arzusu veya yeteneği olmayan bir çocuğu bu tip şeylere yönlendirilirse ve bir beceriden uzak tutulursa çocuğu iş bulma, yaşamını kazanma, gibi birçok şeyde çocuğu geri bırakmış oluyoruz. Meslek liselerimizde çocuklar için bütün olanaklar var. Velilerin, çocukların okul seçiminde bu gözle bakması gereklidir. Herkes akademik beceriler gereken bir mesleğe yönelmek zorunda değil. Okullarımız hazır. Kontenjanlar müsait. Bütün alanlarda makine donanımı hazır. Fiziksel ortamlar hazır. İnşallah mesleki eğitime giden çocuk sayısını artırırız. Hedefimiz budur” diye konuştu.