YEREL
Giriş Tarihi : 10-03-2021 12:31   Güncelleme : 10-03-2021 12:31

8 MART EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, eşit çalışma koşulları ve eşit ücret talebi ile başlattıkları mücadeleyi dünya tarihine kanlarıyla yazan, sadece kadın aydınlanmasına değil, demokrasiye de büyük katkıları olan o isimsiz emekçi kadınları saygıyla anıyorum.

8 MART EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ KUTLU OLSUN

Tanrı yaratıcı gücünü kadınla paylaşarak ona özel bir statü kazandırmıştır. Kadın insanlık yapısının en önemli direği ve temelidir. Kadın evrenin kaynağı olan yaratıcı gücün de yarısıdır. Evrenin devamı, dengesi ve uyumunun sağlanıp sürdürülmesi kadın ve erkek olarak iki yarının sevgi ile bütünleşmesine bağlıdır.

Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk 30 Ağustos 1925’de Kastamonu’da yaptığı bir konuşmasında söylediği “Bir sosyal topluluk, bir ulus, erkek ve kadın denilen iki tür insandan oluşur. Kabil midir ki bir kitlenin parçasını geliştirelim diğerine müsamaha edelim de kitlenin bütünü ileriye gitmiş olsun. Mümkün müdür ki bir insan topluluğunun yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça diğer bölümü de gökyüzüne yükselebilsin. Şüphe yok, gelişmenin adımları dediğim gibi iki cins tarafından beraber arkadaşça atılmalı ve gelişme yenilik alanında birlikte kesin tavır alınmalıdır.” Sözleriyle Türk kadınının asırlardır her alandaki haklarından yoksun bırakıldığını, Kurtuluş Savaşı’ndaki yardımı, katkısı ve kahramanlıklarını, kalkınmadaki kadın-erkek eşitliğinin önemini ve gereğini vurgulamaktaydı.

Atatürk’ün önderliğinde gerçekleştirilen devrimler, bir yandan kadının yurttaş olarak kabul edilmesini diğer yandan Türk toplumunun yeniden yapılanmasını sağlamış, toplumsal değişim gerçekleştirilmiştir. 3 Mart1924 Tevhidi Tedrisat Kanunu,7 Şubat 1926 Türk Medeni Kanunu,1927-1928 Karma Eğitim Kanunu, 1931 Belediye Seçimlerinde Siyasi Haklar, 5 Aralık 1934 Kadınlara seçme-seçilme hakkı, yani kadının birey olarak toplum yönetimine katılma hakkı, cesur inançlı Türk kadınlarının kurtuluş savaşında her alandaki başarılı çalışmalarının sonunda elde edilmiş en önemli insan ve birey hakkıdır.

 Son yıllarda, özellikle son günlerde kadına yönelik şiddet, tecavüz ve cinayetlerle yüreğimiz yanmaktadır. Bu kadınlar ki ya eştir, anadır ya da kardeştir. Kadınlar ekonomik özgürlüğüne kavuşmadıkça, kültürümüz artmadıkça, yasalar yeteri kadar korumadıkça ne yazık ki şiddet görmeye devam edecektir. Bu nedenle kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi’nin hayata geçirilmesi önemlidir.

Cumhuriyetimizin 100. yılına gelirken Çağdaş ve Demokratik bir devlet olabilmek için yapılması gereken; eğitim sisteminin yeniden Atatürkçü Düşünce Sistemi doğrultusunda yapılandırılması, toplumsal anlayışın kadına yönelik tüm olumsuzlukların ortadan kaldırılması doğrultusunda şekillendirilmesidir. Kadın emeğinin sömürülmeden üretime katılması sağlanmalı, insanca çalışma şartlarının kalıcı kılınması için gerekli düzenlemeler yapılmalı, denetim ve kontrol mekanizmaları çalıştırılarak uygulamaların hayata geçmesi sağlanmalıdır.

Bu vesile ile hayat mücadelesinde amaçlarına ulaşabilmek için çaba gösteren, emek veren, üreten; sırf kadın olduğu için tüm dünyada emeği ve damla damla süzülen alın teriyle çocuklarını doyurmaya, okutmaya çalışan, tarlalarda kazma kürek sallayan, fabrikalarda ve iş yerlerinde üretime katılan; kadınlığını şefkat ve emeğiyle yüceltmiş, yoz ve hoyrat ellerin, dillerin altında yaşama direnmiş ve direnmekte olan; daha yaşanılası aydınlık bir dünya için mücadele eden sevgisi sınırsız kadınlarımız; Siz Gazi Mustafa kemal Atatürk’ün dediği gibi “Yerde sürünmeye değil, omuzlarda göklere yükselmeye layıksınız.” Emekçi Kadınlar  Gününüz Kutlu Olsun. Sevgi ve saygılarımla’’ ifadelerine yer verdi.