YEREL
Giriş Tarihi : 14-09-2021 10:50   Güncelleme : 14-09-2021 10:50

28 ŞUBAT’IN ARKASINDAKİ ODAKLAR EMPERYALİZMDİR

YARSAV Kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Oda Tv’den Nurzen Amuran’ın sorularını yanıtladı.

28 ŞUBAT’IN ARKASINDAKİ ODAKLAR EMPERYALİZMDİR

Eminağaoğlu, Oda Tv’den Nurzen Amuran’ın 80 yaşını aşmış 14 emekli generalin cezaevlerine girmesiyle devam eden süreci 28 Şubat Davasına dair sorularını yanıtladı.

Amuran’ın, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hangi gerekçelere dayanarak RP davasında hak ihlali olmadığına karar vermişti? O zaman iddia edildiği gibi MGK kararlarıyla kapatılma kararı arasında bağlantı varsa AİHM'si MGK kararlarının hak ihlali yaratmadığını ortaya koymuş olmuyor mu?” sorusuna cevap veren Eminağaoğlu,

“Şimdiye kadar üzerinde çok durulmayan bir noktaya vurgu yaptınız. Refah-Yol koalisyonu sırasında, RP hakkında laik Cumhuriyete aykırı eylemlerin odağı olduğu gerekçesi ile 1997 Mayıs ayında AYM’ye temelli kapatılma davası açılmış, AYM’de bu gerekçe ile temelli kapatma kararı vermiş idi. Kapatma kararına karşı RP, İHAM’ne başvurdu. İHAM, karara konu eylemler ve gerekçe karşısında RP’nin çağdaş ve çoğulcu bir demokrasi projesi olmadığını, böyle bir partinin eylemlerinin Avrupa kamu düzeni ile bağdaşmadığını, eylemlerinin yoğunluğu karşısında kapatma yaptırımının zorunlu bir gereksinim ve orantılı bir yaptırım olduğuna vurgu yapmıştır. Bu nitelikteki bir partinin iktidar yetkisi kullanmak bir yana, faaliyette kalmasının bile kamu düzenini bozacağı ifade edilmiştir. İktidar yetkisi kullanamayacak bir parti demek, hükümet etmesi hukuk dışı olan, Anayasa ile çatışan bir parti demek. İHAM’ın, böyle bir partinin kapatılmasında aykırılık görmemesi demek, yani kapatılması hukuka uygun olan bir partinin de iç hukukta Anayasal çerçevede hükümet etmemesi, iktidar yetkisi kullanmamasında aykırılık olmaması demek. Bunları söyleyen, kararları bağlayıcı olan AYM ve İHAM’dır. MGK’nın tavsiye kararı ile de darbe olmaz. Bu durum bile, zaten darbe suçunun hukuk dışılığını ayrıca göstermektedir. İHAM, adil yargılanma hakkı, RP’nin örgütlenme hakkı gibi konularda da hak ihlali kararı vermemiş, hiçbir hak ihlali olmadığını açık açık belirtmiştir. Bunun açık anlamı, iç hukuktaki kapatma davasının hukuk içinde açıldığı, dava sürecinin ve yargılamanın hukuk içinde gerçekleştiği, kapatılmakla da RP’nin örgütlenme hakkına müdahale edilmediği, dolayısıyla hukuken iktidarda kalamamasının da darbeye teşebbüs olarak adlandırılamayacak olması demektir” dedi.

Röportajın özetinde ise şu ifadeler yer aldı;

"...RP'nin, iktidar yetkisi kullanması bir yana uygulanan kapatma yaptırımı orantısal bir yaptırım.

İktidar projesi ve varlığı, Avrupa kamu düzeniyle, çağdaş ve çoğulcu demokrasi ile bağdaşmamakta.

Kapatılması sosyal bir zorunluluk.

Dava açma koşulları/ortamı ve kapatılmasında; adil yargılama, ifade, örgütlenme özgürlüğü ihlali yok..."

Bu değerlendirmelerin yer aldığı İHAM'ın RP kararı kuşkusuz bağlayıcı. İHAM'ın RP kararı, parti kapatma davalarında Türkiye'nin haklı bulunduğu tek dava olması yanında, parti kapatma davalarında da hep referans aldığı bir karar. Evrensel hukuka uygun hareket edildiği İHAM kararıyla sabit olan o kapatma davası öncesinde, o davaya yol açan "eylemlere" yönelik, üstelik te bir tavsiye kararı, nasıl darbe olabilir!..

Tavsiye kararı darbe ise, bunun da ötesine geçip laiklikle çatışan RP'ye kapatma davası açan YCB, kapatma kararı veren AYM üyeleri, bunu uygun bulan İHAM'ın durumu!..

#28Şubat kararları nedeniyle verilen ceza, laikliğinde Cumhuriyetin değiştirilemez bir niteliği olarak yer aldığı Anayasa'nın değiştirilemez nitelikteki 2’nci maddesini hedef alan bir cezadır.

FETÖ'nün ve AKP'nin, Anayasa'nın 2’nci maddesi ile çatışma içinde oldukları yargı kararları ile sabittir. Bu nedenle 28 Şubat davasının arkasındaki odaklar, bu odaklar ve dolayısıyla emperyalizmdir!

Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin laik bir Cumhuriyet olması istenmemektedir.”

DİLAN ŞAHİNBAŞ