YEREL
Giriş Tarihi : 27-08-2021 12:46   Güncelleme : 27-08-2021 12:46

2017 Anayasa değişikliği her şeyi kötüye sürükledi

Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Gençlik Kolları Başkanı Av. Reşat Murat Genç, çoklu baro sistemi ve 2017 anayasa değişikliği hakkında konuşarak değerlendirmelerde bulundu.

2017 Anayasa değişikliği her şeyi kötüye sürükledi

“Baroların bölünmesi avukatlığın siyasallaşması anlamına gelir”

Çoklu baro sistemi hakkında konuşan Reşat Murat Genç, barolar bölünmesi durumunda bunun büyük felaketlere yol açacağını söyledi. Kendimi bildiğinden beri çeşitli adaletsizlikler, hukuksuzluklar ve eğitimde fırsat eşitsizliğini gördüğünü dolayısıyla hukukun üstünlüğünü temin edebilmek veya en azından bu yolda yürüyebilmek adına avukatlık mesleğini en başından beri istediğini belirten Genç, mesleğini çok severek ve isteyerek yaptığını belirtti. Çoklu baro sistemi hakkında açıklamalarda bulunan Genç, “Çoklu baro sistemini pek tasvip etmiyoruz. Çoklu baro sistemine geçilmeden önce baro teklifi konuşulurken bu teklifin büyük felaketlere yol açacağını avukat mesleğinden nefret edileceğini söylemiştik. Avukatlık mesleği bütün siyasi oluşumlarda siyasi amaç gözetilmeden sadece hukukun üstünlüğünü hedefleyen bir kamu hizmetidir. Dolayısıyla baroların bölünmesi bu mesleğin siyasallaşmasına anlamına gelir” ifadelerine yer verdi.

“2017 Anayasa değişikliği ile her şey daha kötüye gitti”

2017 anayasa değişikliğinden bahseden Genç, şahsi olarak anayasanın yeniden yapılmasının uygun bulduğunu belirterek, “Anayasanın daha demokratik, laik, devletin gereklerine uyan, halkın tüm görüşlerini esas alan bir anayasa yapılması görüşündeyim. Ancak görüyoruz ki siyasi iktidarın anayasa değişikliği yapma sebebi siyasi rant kazanabilmek ve bu değişikliği siyasi yönlerle ve hukuklarla yapmaktır. Bunun yanında da kendi güçlerini daha da radikalleştirmek istediklerini görüyorum. 2017 Anayasa değişikliğinde biz zaten bunu gördük. 2017 Anayasa değişikliğine karşı şiddetle “Bu başkanlık sistemi ülkeyi daha da kötü hale sokar, halkın bütün kesimleri dinlensin” dedik. Ne yazık ki halkın bütün kesimleri dinlenmedi sadece partinin iki dudağı arasında kaldı. Anayasa değişikliği olduğu zaman artık bütün sistemler daha da hızlanacak, her şey daha güzel olacak ve hiçbir sorun kalmayacak gibi söylemlerde bulunuldu. Bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Şu an yeni bir anayasa değişikliği teklifinden bahsediyorlar. Kendileri bile 2017’de olan yeni başkan sistemi anayasasının kötü işlediğini gördüler. Tek adam rejiminin daha da güçlenmesi büyük bir sorun oldu. Elbette ki yeni bir anayasa değişikliği yapılabilir. Ancak daha önce yapılan anayasa değişikliğindeki hataların yeniden yapılmayarak yeni bir anayasa değişikliği yapılması gerekir” dedi.

Anayasa değişikliğinin usulü

Anayasa değişikliği usulünden bahseden Genç, “Anayasa değişikliğinde iki tane esas sayımız var. Birincisi meclis üyesi tam sayısının beşte üç çoğunluğu ikincisi ise meclis üye tam sayısının üçte iki çoğunluğudur. Bu sayılara göre bir usul belirliyoruz. Beşte üçteki çoğunluktan daha az olduğu durumlarda o anayasa değişikliği kabul edilmiyor.  Beşte üç ve üçte iki çoğunluk arasında olan bir durum daha var bu durumda artık o anayasa değişikliği Cumhurbaşkanlığına gidiyor ve Cumhurbaşkanlığın iki seçeneği oluyor. Ya zorunlu referanduma götürüyor ya da kararların yeniden görüşülmesi için meclise gönderiliyor. Yeniden görüşülmesi için meclise gönderildiği zaman meclis aynı şekilde kabul edebiliyor. Meclis üçte iki çoğunluk ile aynı şekilde kabul ederse, Cumhurbaşkanı halkı zorunlu olarak referanduma götürmek durumunda kalıyor. Özetlemem gerekirse üçte iki çoğunluktan daha fazla olması durumunda Cumhurbaşkanının üç tane seçeneği oluyor. Kararların tekrar görüşülmesi için meclise tekrar iade edebilir. İsteğe bağlı olarak referanduma gidebilir. Ya da meclisten gelen kararı aynı şekilde kabul edebilir” diye konuştu.

“Dördüncü maddeyi değiştiremeyecekler”

Anayasanın dördüncü maddesinin değiştirilmesi üzerine çok gidildiğini söyleyen Genç, bunun hukukta tartışılan bir konu olduğunu ifade ederek, bu maddenin kesinlikle değiştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Genç, “Anayasanın dördüncü maddesinde ilk üç maddenin değiştirilemeyeceği, değiştirilmenin dahi teklif edilemeyeceği yazıyor. Ben anayasanın dördüncü maddesinin kesinlikle değiştirilmemesi gerektiğinin kanaatindeyim. Bu durumda da değiştirilmesinin imkânı yoktur. Anayasanın dördüncü maddesi zaten değiştirilemez ama bu konu gündeme gelecek olursa Atatürk’ün askerlerini ve Türk gençlerini karşılarında görecekler ve anayasanın dördüncü maddesini değiştiremeyecekler” ifadelerine yer verdi.

Siyasette yerini aldı

Siyasi hayatına nasıl başladığını ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne nasıl üye olduğunu açıklayan Genç, “Siyasi hayatımı iki temel parçaya bölüyorum. Birincisi aktif siyasete başlamam ikincisi ise aktif siyasetin daha öncesi olarak görüyorum. Aktif siyasetin daha öncesi ortaokul son dönemlerinde ve lise başlangıcından itibaren başladı. Çeşitli sorunlar görmekle birlikte siyasi anlamda olmasa da çeşitli politika oluşumlarının içinde bulundum. Cumhuriyet Halk Partisiyle de bu dönemde tanıştım. Bu dönemden itibaren etkinlikleri takip ettim. CHP’nin tam olarak beni temsil ettiğini ve CHP oluşumunda olursam kendimi temsil edebileceğimi kanaatine vardım. Böylelikle 2019 yılında mezun olduktan ve Artvin’e döndükten sonra CHP’ye üye olarak çeşitli görevleri üstlendim. Böylelikle Atatürkçü, Cumhuriyetçi ve laik bir genç olarak siyasette yerimi aldım” dedi.

“Gençler siyasetin öznesi olarak görülmeli”

Toplumda gençlerin iki temel yansıması var. Bunu istersek Z kuşağı olarak adlandıralım ister gençler olarak adlandıralım. Birinci olarak gençlerin siyasi anlamda oy deposu olarak görüldüğünü düşünüyorum. İkinci ise gençlerin farklı düşünceleri ve farklı davranışları nedeniyle eleştirilere maruz kaldıklarını görüyorum. Bu iki görüşü de kabul etmiyorum. Özellikle oy potansiyeli olarak görülen kısımda gençlerin oy potansiyeli olarak görülmemesi gerektiğinin kanaatindeyim. Cumhuriyet Halk Partisi olarak gençlerin siyasetin nesnesi olarak değil öznesi olarak görülmesinin gerektiğini savunuyorum. Elbette sorunlardan bahsedeceğiz. Bizim bu sorunlara karşı çözümlerimizin kesin, doğru ve mutlak olduğunu söylemiyoruz. Bizim çözümümüzden başka bir çözüm olamaz ya da başka bir çözümü kabul etmeyiz demiyoruz. Temel yaklaşımımız bu sorunları gençler ile beraber tespit ederek yine gençler ile beraber çözüme kavuşmaktır. Temel amacımız ve temel yaklaşımımız gençlere nasıl ulaşabiliriz ’den çok gençler ile birlikte neler yapabiliriz şeklinde oluyor” diye konuştu.