YEREL
Giriş Tarihi : 10-11-2021 17:25   Güncelleme : 10-11-2021 17:25

10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA PROGRAMI

10 KASIM ATATÜRK’Ü ANMA PROGRAMI

Artvin Valisi Sayın Yılmaz Doruk’un teşrifleri ile Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı ve İl Protokolünün katılımı ile 10 Kasım 2021 Çarşamba günü Anıt önünde Çelenk Sunma Programı, Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde Anma Programı gerçekleştirildi.

Anıt önünde saat 09.00’da başlayan Çelenk Sunma Programında Artvin Valiliği, Garnizon Komutanlığı ve Belediye Başkanlığı çelenkleri sunuldu, ardından 09.05’te sirenlerin çalınması ile saygı duruşu ve İstiklâl Marşı okunarak tören sona erdi.

Ahmet Hamdi Tanpınar Kültür Merkezi’nde 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencilerince hazırlanan Anma Programı saat 09.30’da saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

15 Temmuz Anadolu Lisesi Tarih Öğretmeni Özkan Gürgen günün anlam ve önemini belirten öğretmen konuşmasını gerçekleştirdi.

Gürgen yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi:

“Bugün 10 Kasım devletimizin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün, aramızdan ayrılışının 83. yılı. 10 Kasımlar sadece bir anma günü değildir. 10 Kasımların anlamı Atatürk'ün şu sözünde saklıdır. ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’ Evet Atatürk 83 yıl önce bugün aramızdan ayrılmıştır ancak benim en büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayaktadır.

Mustafa Kemal'in 57 yıllık hayat hikâyesi Osmanlı'nın çalkantılı son dönemi ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş hikâyesini de içine alan büyük bir eser niteliğindedir. Bilindiği gibi Osmanlı İmparatorluğu 19. yüzyıldan itibaren çöküş dönemine girmiş, Fransız İhtilalinin yaymış olduğu "Ulusçuluk" akımları çerçevesinde Osmanlı sınırları içerisinde yaşayan milletler bir bir Osmanlı'dan ayrılmaya başlamıştır.

Bu yüzyılda Osmanlı aydınları çöküşe çareler aramış, Avrupalıların Jön Türkler dediği, Genç Osmanlılar, çöküşü engellemeye dönük bir çaba sergilemiştir. İşte bu şartlarda var olan Mustafa Kemal, hürriyet ve yurtseverlik bilinci ile yoğrulmuş, daha genç bir subayken, yurdun geleceği için kaygılanmaya başlamıştır.

Bu kaygıları, onu harekete geçirecek ve yurdun çöküşten kurtulması için çareler arayacaktır. Harp akademisinde konuşmalar yapacak, Şam'da Vatan ve Hürriyet Cemiyetini kuracak Trablusgarp'ta ise işgale karşı savaş verecektir.

1. Dünya Savaşının sonunda Osmanlı çaresizlik yaşarken, İşgal Gemileri İstanbul'a dayanmış bu manzara karşısında Mustafa Kemal ‘Geldikleri gibi giderler.’ demiştir. Bir süre sonra bu gemiler gerçekten de geldikleri gibi gitmiştir...

Mustafa Kemal'in hayatı uçurumun kenarındaki yıkık bir ülkeden bağlamda yeni ülkeyi inşa ettiği yıllarda dünyada totaliter baskıcı çağdaş değerler üzerinde yepyeni bir ülkenin inşa hikâyesidir. Bu rejimler egemen olurken Mustafa Kemal ülkede muhalefetin doğmasını sağlamış, çok partili hayata geçiş için denemeler yapmıştır.

10 Kasımlar kuruluş sürecini tekrar hatırlama günleridir. Bu zorlu coğrafyada hala daha ayaktaysak, hala çağdaş değerlerden vazgeçmiyorsak bu onun sayesindedir. Mustafa Kemal ülkeyi sağlam temeller üzerine inşa etmiştir. Bunu anlayabilmek için Orta Doğu’daki komşularımıza bakmak yeterlidir...

Onu görmek demek mutlaka yüzünü görmek demek değildir; onun fikirlerini duygularını anlıyor ve hissediyorsanız bu kafidir. Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarını bir kez daha saygı rahmet ve minnetle anıyorum... Ruhları şad olsun.”

Garnizon Komutanlığı adına Piyade Teğmen Ramazan Özkaya, Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri yanını anlatan bir konuşma gerçekleştirdi.

Piyade Teğmen Ramazan Özkaya konuşmasında şu ifadeler eyer verdi:

“Dünya devletlerinin çağın en büyük devlet adamı, kudretli bir komutan ve asker olarak kabul ettiği eşsiz lider, asil Türk milletinin büyük atası, ordumuzun ebedi Başkomutanı, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün aramızdan ayrılarak ebediyete intikal edişinin 83'üncü yıl dönümünde kendisini büyük bir özlem, saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.

Bugün, bütün Türkiye, bütün yüce Türk milleti bir sükût içinde o’nu sevgi ve saygıyla anmaktadır. Doğadaki tüm canlılar gibi insanoğlunun da yaşamının bir sınırı vardır. Ancak bazı insanlar vardır ki yaşamları boyunca yaptıkları eserlerle insanlığa yapmış oldukları hizmetlerle yaşamlarından sonra varlıklarını sürdürürler. İşte bu insanlardan biride öldükten sonra da eserleriyle yaşayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.

Dünya tarihi, çağlar boyunca üstün nitelikli askerlerin ve yüksek nitelikli devlet adamlarının hayatlarını dile getirir. Fakat askerlik ve devlet adamlığı nitelik ve yeteneğini, bir bütün olarak kendi kişiliğinde toplamış da bulunan, pek az örnek insanın varlığından söz eder. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele'de; millî birliği temin eden eşsiz bir lider, muharebe meydanlarında efsanevî bir komutan, devlet kuran büyük siyaset adamı, milletin çehresini değiştiren kudretli bir inkılapçıdır. Bu vasıflarıyla, insanlık tarihinin tanıdığı en büyük devlet adamlarından biri olduğuna şüphe yoktur.

Conkbayırı’nda ‘Size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar gelecektir.’ Emrini vermesi ve emrinin tereddütsüz yerine getirilmesi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün komutanlık ve askerlik vasıflarının bir göstergesidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milletin tarihî seyrini değiştirebilecek üstün meziyetleri sayesinde, memleketi, askeri ve siyasi zaferlerle uçurumun kenarından kurtarmıştır.

Dünya tarihinde, her türlü imkânsızlığa rağmen inandığı fikri tatbik sahasına dökmüş, ‘Ya istiklal ya ölüm!’ Parolası ile bir milli mücadele kazanmış, arkasından yepyeni hüviyette çağdaş bir millet ve devlet yaratmayı başarmış devlet adamı azdır. İçinde bulunduğu şartları değerlendirmede, engelleri ortadan kaldırmada gösterdiği büyük başarı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ayrı bir özelliğini teşkil etmektedir.

Diyebiliriz ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk toplumunda sadece çağdaşlaşma gereğini gördüğü için değil, bu çağdaşlaşmayı en kısa zamanda gerçekleştirecek yolu gösterdiği için ve nihayet çağdaşlaşmaya engel olan etkenleri cesaretle bertaraf ettiği için büyüktür. Esasen ‘Modern Türkiye'nin Kurucusu’ sıfatını da işte bu büyüklüğünden almaktadır.

Büyük nutkun sonlarında, Türk gençliğine hitaben çizdiği tablo, aslında, kendisi mücadeleye atıldığı zaman, memleketin içinde bulunduğu tablodur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, en güç şartlar altında bile, her şeyin bitti zannedildiği bir zamanda dahi, Türk milletine güven hissinin kaybolmaması gerektiği gerçeğini ispatlamış bir millî kahramandır.

Giriştiği mücadelenin başından sonuna kadar, Türk Milletinin yüksek vasıflarına güvenmiş, kazanılan her türlü zaferin, milletin eseri olduğunu söylemiştir. Bütün teşebbüslerinde millet sevgisine dayanmış, kudretli kişiliği ve gerçeği sezişe dayanan ikna kuvvetiyle kitleleri sürüklemiş, millî kurtuluşa bayrak olan fikirleri, görüşleri ve ölmez eseriyle, tesirleri memleket sınırlarını aşmış, mazlum milletlerin bağımsızlık ve hürriyet mücadelesinde manevî kuvvet olmuştur.

Türk silahlı kuvvetleri mensupları olarak, yüreğimizde taşıdığımız vatan ve millet sevgisi, barış ve güvenliğin caydırıcı gücümüz üstün disiplin anlayışımızla görevimizin başında ve asil milletimizin hizmetindeyiz.

Eşsiz kahraman, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e olan sevgimiz, saygımız ve minnetimiz her geçen gün artarak sonsuza kadar sürecektir. Kurduğu Cumhuriyeti sonsuza dek yaşatacağız. Onun aziz hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz. Ruhu şad olsun.”

Atatürk’ü anlatan slayt gösterisi, öğrencilerimizin şiirlerini okuması, Çoruh İlkokulu tarafından hazırlanan video gösterisi ve Atatürk’ün sevdiği şarkıların sunulması ile devam eden program; resim, şiir ve kompozisyon yarışmalarında dereceye giren öğrencilerimize ödüllerinin verilmesi ile sona erdi.